Son Dakika
30.05.2018 - 03:40 | Güncelleme:

Çocuk, ordinaryüs ve zindan

 

BİR Pazar günü, Beşiktaş’tan Balmumcu’ya uzanan yokuşu beş yaşındaki oğlunun elinden tutarak çıkan otuzlarındaki hanım, yokuşun ucundaki nizamiyenin önünde bekleyen silâhlı nöbetçilere “Merkez Kumandanı’nı görmek istediğini” söyledi...

Burası, 27 Mayıs darbesinden sonra hapishane yapılan Balmumcu Kışlası idi...

Kumandanın odasına alınan hanım, kocasının kışlada “mevkuf” olduğunu söyledi ve “Benim ile görüşmesi şimdilik yasak ama oğlumuzun birkaç dakikalığına da olsa babasına sarılabilmesine müsaadenizi ricaya geldim” dedi...

Merkez Kumandanı albay anlayışlı ve efendi insandı; hem izni verdi, hem de “Hanımefendi, şimdi saat bire geliyor” dedi. “Çocuk dörde kadar burada kalabilir ama tam dörtte mutlaka gelip almanız lâzım...”.

Anne mutlu oldu, çocuk da dostların ve akrabaların günlerdir çeşit çeşit oyuncakla oyalamaya çalıştıkları ve “Yeni bir gazete çıkartacağı için çok meşgul, bir müddet geceleri de matbaada kalacak” dedikleri babasını göreceğine sevindi...

Genç bir subay çocuğu aldı, uzun koridorlardan beraberce yürüyüp demir bir kapının önüne geldiler ve subay kapının önünde bekleyen askere “Aç!” diye emretti...

“Kilit” ve “anahtar”... Çocuk bunları gerçi garipsedi ama kapı açılır açılmaz içeriden yükselen sevinç sadâları şaşkınlığını unutturdu... Önce babası, sonra oradaki sekiz-on kişi çocuğu kucaklarına aldılar, öptüler, sevdiler...

Pek büyücek olmayan bir odada idiler; içerisi tıkış tıkıştı, duvarların önünde ranzalar vardı, ortada da bir masa ile sandalyeler...

Sevip kucaklama faslından sonra çocuğu yaşı salondakilere nisbeten ileri olan güler yüzlü ve sevimli bir bey kucağına aldı, sevdi, uzun uzun sohbet etti ve “Mektebe başlayacakmışsın, hep oku, bol bol oku!” dedi...

Üç saat hemen geçiverdi, vakit dörde yaklaştı, anahtar kilitte tekrar döndü, genç subay içeriye girdi, çocuğu alıp tekrar gelmiş olan annesine teslim etti, anne ile oğlu kışladan ayrıldılar ama Balmumcu’yu daha birkaç Pazar ziyaret ettiler...

MEZARINI BİLE KAZMIŞLAR

O çocuk, bendim!

Babam, dergisinde darbeye “Kaputlular Saltanatı” başlıklı bir yazı ile karşı çıktığı, Berin Menderes’ten, yani Adnan Menderes’in eşinden de “Eli öpülecek hanım” diye bahsettiği için Balmumcu Kışlası’na kapatılmıştı ve dergide beraber çalıştığı kim varsa hepsini toparlayıp Balmumcu’ya götürmüşlerdi...

Kilitli demir kapının ardındaki salonda beni sevip “Oku, bol bol oku!” diyen güler yüzlü yaşlı bey ise meşhur bir hukuk âlimi idi: Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklaması üzerine cuntacı subayların tabancalarını masanın üzerine koyup “Hoca, seçime katılmayacaksın, yoksa mezarın şimdiden hazır!” deyip memleketi terke mecbur bıraktıkları Ordinaryüs Profesör Ali Fuat Başgil! Onun kaderinde de bir yazısı yüzünden tevkif edilmek ve İstanbul Hukuk’tan talebesi olan gazetecilerle beraber Balmumcu’da yatmak vardı...

“İhtilâl” denen meret ile işte böyle, henüz beş yaşımda ve bir zindanda teşerrüf ettim!

HESABA BAK HESABA!..

Demokrat Parti devrinin her bakımdan mükemmel, rahmetli Menderes’in de “evliya” olduğunu hiçbir zaman iddia etmedim, önemli hizmetler yapmış ama maalesef çok hatâ da etmişlerdi fakat hatâlarının karşılığı bir “ihtilâl” değildi...

Memlekette 27 Mayıs sonrasında yaşananlar mâlûm: İşbaşına seçimle gelmiş iktidarı mahkûm etmekle görevlendirilmiş mahkemenin “bebek dâvâsı”, “köpek dâvâsı”, “Barbara dâvâsı” gibi rezaletlerini, duruşma salonunda bir kadın külodunun elden ele dolaştırılmasını, Kıbrıs üzerindeki sayesinde söz hakkına sahip olduğumuz bir hariciyeci ile bir maliyecinin, yani Fatin Rüştü ile Hasan Polatkan’ın ve bir başbakanın katledilmelerini, üstelik o başbakana sırf eziyet maksadıyla idamından önce prostat muayenesi yapılması gibisinden dünya kadar utancı yazmaya kalem bile hicap ediyor...

Şimdi bir dernek, “Atatürkçü Düşünce Derneği” çıkıyor, Türkiye’de sadece acılara sebep olan silâhlı gece baskınına, yani 27 Mayıs darbesine Twitter’dan güzellemeler yapıyor, sonra da kıvır kıvır kıvırıyor!

Niyet ve temennileri mâlûm ama hayallere dalmaktan hesap-kitap işini unutmuş gibiler... Baksanıza, mesajlarında 58 sene önceki darbeyi medhederken “Bundan yarım asır önce” diyorlar! Bu hesapça 1960’taki 27 Mayıs başkaldırısı ya 1968’de yaşanmış oluyor, yahut şu anda 2010 senesinin içerisinde bulunuyoruz...

Bu işi yapanlar Atatürkçülüğün “darbe şakşakçılığı” olmadığını acaba ne zaman ve nasıl öğrenecekler?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 01 Haziran 2018 Cuma 11:22
    asla af yok
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 13:43
    tebrik ederim ... güzel yazı....
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 13:03
    aglattin bizi BARDAKÇI helal OLSUN sana bütün haklar
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 12:12
    Abi lütfen televizyona geri dön. dön. dön.dön.dön.dön. Ne olur geri dön..
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 11:52
    ağzına ve kalemine sağlık sayın Bardakçı.
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 11:27
    çok duygusal bir yazı olmuş. okurken çok kötü oldum hocam
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 10:40
    EYVALLAH ÜSTADIM NE GÜZEL DEDİNİZ
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 10:18
    Müthiş...
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 09:38
    elllerine sağlık bir dramatik olay ancak bu kadar güzel yazılabilir
  • Misafir 31 Mayıs 2018 Perşembe 08:15
    kaleminize saglik
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 16:39
    teşekkür ederim.
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 16:19
    Kaleminize bin kere sağlık... Çok teşekkür ederim
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 13:32
    Her zaman ki gibi gercekler... tebrikler hocam
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 13:15
    Nortasına virgülüne kadar katılıyorum.
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 12:17
    Muhteşem bir yazı Murat abi... Allah eksikliğini göstermesin..
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 16:15
    amin
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 12:02
    Ağzınıza sağlık Murat bey
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:49
    Acı çok acı..
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:45
    allah razı olsun
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:41
    eline yüreğine sağlık diyebiliyorum sözün noktalandığı yerdeyiz...
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:41
    MUHTEREM BEYEFENDİ GÖNLÜNE, DİLİNE,ELİNE SAĞLIK
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:28
    Ellerinize sağlık. Mazlum ve maktul başbakanımıza ve arkadaşlarına, ayrıca kendisi ile tanışma şerefine nail olduğum Muhterem babanız İlhan Bardakçı Beyefendiye Cenabı Allah gani gani rahmet eylesin. Amin.
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 11:01
    Kalemine saglik ustad
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 10:59
    İyiki varsın .
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 10:27
    Büyük adamsın Murat BARDAKÇI vesselam
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 10:00
    büyük adamsın
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 09:06
    Ağzına sağlık............
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 08:51
    ilk defa bir yazinizi aglayarak okudum Allah bizlere o gunleri gostermesin selam ve dua ile
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 08:35
    Eline, kalemine sağlık.
  • Misafir 30 Mayıs 2018 Çarşamba 08:32
    Hep severek okudum ve bu güzel bilgilere iştahımı hiç kaybettirmeyecek unuttuğumuzu hatırlatacak ve de dürüst belgeyle çalışan Murat Bardakçı teşekkürü ve saygıyı bir borç biliyorum ve sizin gibi insanlar var diye Allah'a şükr ediyorum..
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 32 MPH 25°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı