HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 11:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Diyanet'in Noel çamı

30 Aralık 2011 Cuma, 10:42:41Güncelleme: 13:55:32

KEŞAN Müftüsü Süleyman Yeniçeri, Noel Baba'nın aleyhinde konuştu diye ortalık karıştı. Hem de öylesine bir karıştı ki, Diyanet İşleri Başkanlığı bile Noel Baba'nın avukatlığına soyunup müftü hakkında inceleme başlattı.
Hiç kıvırmadan, sözü eğip bükmeden, öyle "çokkültürlülük", "çokulusluluk", "diyalog" yahut "Türk turizminin geleceği" gibisinden garabetlerin arkasına saklanmadan açıkça söyleyeyim:
Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri, baştan sona haklıdır! Üslûbunda belki biraz "huşunet" yani "sertlik" ve "kabalık" vardır ama söyledikleri doğrudur!
Önce, Süleyman Bey'in Noel ve Noel Baba konusundaki sözlerini maddeler halinde sıralayayım:
■ Noel Baba diye birisi yoktur.
■ Aziz Nicholaos vardır ama uyduruk bir kişidir.
■ Noel Baba evlere bacadan ve pencereden girer.
■ Kur'an-ı Kerîm, "Evlere kapıdan girin" der.
■ İslamiyet'in dışarıdan bayram ithal etmesine ihtiyacı yoktur!

MEĞERSE NEYMİŞ?
Diyanet İşleri ise, bu sözler üzerine inceleme başlattığına göre, şöyle düşünüyor demektir:
■ Noel Baba diye birisi vardır!
■ Aziz Nikolas da vardır, üstelik uyduruk bir kişi değildir!
■ Noel Baba evlere bacadan yahut pencereden girmez.
■ İslâmiyet dışarıdan, özellikle de Hristiyan dünyasından bayram ithal etmek zorundadır!
■ Kur'an-ı Kerîm'de de "Evlere kapıdan girin" diyen bir âyet bulunmaz!
Bu durumda, Diyanet İşleri Başkanlığı'na çok büyük bazı görevler düşüyor: Noel Baba'nın ne zaman ve nerede yaşadığı konusunda sadece Türkiye'yi değil, bütün dünyayı irşad etmek, Aziz Nikola'ya izafe edilen değişik yerlerdeki mezarlar muammasını aydınlatarak gerçek mezarın hangisi olduğunu açıklayıp Katolik ve Ortodoks âleminin yanısıra arkeologları da bilgilendirmek ve "İslâmiyet'te bayram ithali ihtiyacı" meselesini gündeme getirerek yepyeni bir reforma öncülük etmek!
Ve en önemlisi: Başkanlık, "...ve tûl buyûte min ebvâbihâ" yani "Evlere kapılarından girin" şeklinde bir ifadenin Bakara Suresi'nin 189. âyetinde "hâşâ" bulunmadığını açıklamaya mecburdur ve bütün bunları yapmak Keşan Müftüsü hakkında inceleme başlatanlar için vecibedir.

ŞİRİNLİK MUSKASI
Diyanet'in "Noel" kavramı ile yılbaşını karıştıran Keşan Müftüsü'nü "teolojik konularda bir müftüye yakışmayan yanlış bilgiler verdiği" gerekçesi ile uyarması hem görevi icabıdır, hem de gereklidir. Ama bu gerekçeden kaynaklanan bir uyarıda bulunmak başka, müftü hakkında dinî bahislerde doğruyu söylediği için inceleme başlatmak bambaşkadır ve aralarında dağlar kadar fark vardır!
Unutmayalım: Cumhuriyet'te eski Meşihat Makamı'nın yani şeyhülislâmlığın yerini almış olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın vazifesi Türk turizmini kollamak ve etrafa şirin görünmek için Noel Baba'nın bile avukatlığına soyunmak değil, dinî konulardaki doğruları hiç çekinmeden dile getirmektir.
Keşan Müftüsü hakkında inceleme başlatan vedolayısı ile Noel Baba'nın mevcudiyetini doğrulayan Diyanet'e, yerine getirilmesi artık farz olan bir başka görev daha düşüyor: Başkanlık binasının önüne şıngır şıngır süslerle dolu ve ışıl ışıl aydınlatılmış şöyle irisinden bir Noel çamı dikmek!

Diğer Yazıları

Aman okumayın ve bilmeden konuşun!

  • Yayın Tarihi: 16/04/14 09:35
  • [javascript protected email address]
KİŞİLERİ ilâhlaştırmak, hadiseleri ifrat yahut tefrit ölçülerinde yorumlamak ve bir tarafa "ak" diyor isek diğer tarafa mutlaka "kara" demek millî hasletlerimizdendir.Bu tuhaf âdet günlük siyasetten yakın çevremiz ile ilişkilerimize, dış politikadan...
Devamını Oku

Fikriye Hanım ve Madam Corinne

  • Yayın Tarihi: 14/04/14 09:45
  • [javascript protected email address]
DÜN, Habertürk'ün manşetinde Atatürk'ün hayatındaki en önemli kadınlardan olan Fikriye Hanım hakkında Cemal Doğan imzalı son derece enteresan bir haber vardı:Bir vatandaş, hayata Ankara'da bundan 90 sene önce, 1924'te bir kurşunla veda eden Fikriye...
Devamını Oku

Blucinli cemaate şükredin! Cenazeler eskiden haçın gölgesinde kaldırılırdı

  • Yayın Tarihi: 13/04/14 11:21
  • [javascript protected email address]
SULTAN Abdülmecid'in torununun çocuğu olan Fevziye Osmanoğlu Paris'te bu hafta vefat etti ve şehrin banliyölerinden Thiais'deki Müslüman mezarlığında toprağa verildi.resim#25607#İşte, fotoğrafını da gördüğünüz yirmi sene önceki cenazenin öyküsü:Sultan...
Devamını Oku

Fevziye Sultan ve tuhaf tesadüfler

  • Yayın Tarihi: 11/04/14 09:35
  • [javascript protected email address]
HABER, dünkü gazetelerde sadece birkaç satır olarak yeraldı: "Sultan Abdülmecid'in torunlarından Fevziye Osmanoğlu, Paris'te vefat etti" deniyordu.Benim yakından tanıdığım ama Türkiye'de hiç yaşamadığı için Türk kamuoyunun ve basınının pek bilmediği...
Devamını Oku

AKUT ve zavallılık!

  • Yayın Tarihi: 09/04/14 09:34
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE'de son bir hafta içerisinde küçük çocuklar çeşitli kazalar neticesinde hayata veda ettiler: Zekeriyaköy'deki havuzda boğulan Pamir, Ceylânpınar'da su kuyusuna düşen Ahmet, Konya'da manevra yapan kamyonetin altında kalan Arda, Kayseri'de beş...
Devamını Oku
Tüm Yazıları