HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Gizli arşiv ve TV dizileri

26 Mart 2012 Pazartesi, 09:30:46Güncelleme: 13:50:14

GEÇEN gün, papalığın İstanbul temsilcisi Corç Maroviç'in vefatından bahsederken, Vatikan'ın arşivlerinin açılmış olduğunu ve lisan bilen Türk tarihçilerinin bu arşivlerde çalışmalarının şart olduğunu yazmıştım.
Merak edenler, bu arşivde bizimle ilgili nelerin bulunabileceğini yazmamı istediler...
Vatikan arşivlerini bundan senelerce önce sadece ziyaretçi olarak gezmiştim ama orada hiç çalışmadım. Bilmediğim hususlarda veya ihtimaller üzerine ahkâm kesmek de âdetim değildir; dolayısı ile arşiv konusunda Türkiye dışında yazılanlardan yahut bu arşivlere girip çıkmış ve çalışmış olan dostlarımın anlattıklarından nakledeceğim...
Eski asırlarda İstanbul'a gelen Avrupalı elçilerin ve tüccarların bizimle ilgili raporu andıran yazışmalarını ve Niğbolu yahut Varna gibi son Haçlı Seferleri'ni teşkil eden kampanyaları bir tarafa bırakalım... 13. yüzyıldan itibaren asırlar geçtikçe sayıları da artan evrak arasında bugün neredeyse birer efsane hâlini almış olan bazı hadiselerin ayrıntılarına sadece bu arşivden ulaşılabilir!

VAFTİZLİ MÜSLÜMANLAR
Meselâ, tarihimizin en hüzünlü hikâyelerinden olan Cem Sultan hadisesinin ayrıntılarına... Cem'in Rodos şovalyelerine sığınmasından başlayıp Roma'ya uzanan yolculuğunun, Roma'da Fransa Kralı'na devredilmesinin, nihayet canının alınmasının ve soyundan gelenlerin vaftiz edilip Hıristiyan yapılmalarının bütün detaylarına...
Bu arşivde sadece Anadolu ve Osmanlı Tarihi hakkında değil, Vatikan ile Moğol yahut Safevî devleti arasındaki yazışmalar da boldur... Bu belgelerden biri, Moğol hükümdarı Güyük Han'ın 13. asırda zamanın papasına göndermiş olduğu mektup, şu anda zaten oradaki bir sergide teşhirde...
Vatikan'ın arşivlerinin yanısıra, bizim için yine son derece önemli olan bir de kütüphanesi vardır...
Bundan 30 küsur sene önce, rahmetli Abdülbaki Gölpınarlı'ya, Papalık arşivinin başındaki kardinalin imzası ile bir mektup gelmişti.
Kardinal, kütüphanelerindeki Türkçe bir elyazmasından bahsediyor ve "Bizdeki yazmanın bazı sayfaları maalesef eksik... Tam bir nüshasının sizde bulunduğunu haber aldık, acaba eksik sayfaların mikrofilmini lütfeder misiniz?" diyordu...
Mektuba, yazmanın Vatikan'daki nüshasının ölçüleri ile eksik sayfalardan önceki ve sonraki yaprakların kopyeleri de ilâve edilmişti.

KUTUPLAR ALBÜMÜ
Abdülbaki Hoca mektubu okuduktan sonra "Şuraya bak, adamlar nasıl çalışıyorlar; bendeki elyazmasından bile haberdar olmuşlar" diye memnuniyetini ifade etmiş, "Bunlara mikrofilm falan göndermeyelim, eksik sayfaları bizzat yazayım" deyip oturmuş ve istenen sayfaların hem yazılarını, hem de minyatürlerini kendisindeki elyazmasından Vatikan'ın istediği eb'adlarda birebir kopye edip göndermişti.
Kardinalin eksik sayfalarını tamamlamak istediği elyazmasının hangi konuda olduğunu merak mı ettiniz? Söyleyeyim: Kitap 13. yüzyıldan sonra gelmiş ve 21. yüzyıla kadar geleceklerine inanılan "kutub"ların isimlerinin ve çizimlerinin yeraldığı ve şifreyi andıran bir üslûpla yazılmış bir eserdi...
Vatikan arşivlerinde benim en fazla merak ettiğim belgeler ise "engizisyon"un, yani kâfirlikle suçladığı bîçareleri binbir işkenceden sonra diri diri ateşe atan o meşhur mahkemenin eline düşürüp canından ettiği Türkler ile Müslümanlar'ın yargılanma tutanakları...
Engizisyonun kâfirlikle, şeytanla işbirliği yapmakla yahut böylesine tuhaf başka bir işle suçlayıp katlettiği Müslümanlar hakkında bugüne kadar hiçbir araştırma yapılmadı...
Bekleyelim... Böyle bir araştırmayı düşünüp finanse edecek aklı başında bir üniversite yahut vakıf gibisinden bir kuruluş günün birinde belki çıkar ve sadece tarihe değil, son zamanların modası olan dizi film senaryolarına da katkıda bulunmuş olurlar!

Diğer Yazıları

‘Düşünce özgürlüğü’ denen şey bu mu?

  • Yayın Tarihi: 24/10/14 05:25
  • [javascript protected email address]
GEÇEN gün, hükümetin Meclis'e sunduğu yeni yargı paketinde yeralan ve sosyal medya vasıtası ile yapılan hakaretlere beş sene hapis cezası verilmesini öngören hükmü desteklediğimi yazdım. Destekliyorum, zira artık eleştiri, hakaret ve küfür arasındaki...
Devamını Oku

Fazıl Say ve mâlûm işgüzarlar

  • Yayın Tarihi: 22/10/14 01:29
  • [javascript protected email address]
KÜLTÜR Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın sezon programından Fazıl Say'ın eserlerinin çıkartılmasını istemiş ve program orkestranın talebi kabul etmesi üzerine onaylanmış. Bakanlık, bu konuda iki günden buyana açıklama yapmadığına göre,...
Devamını Oku

Yargı paketi ve sosyal medya

  • Yayın Tarihi: 20/10/14 07:14
  • [javascript protected email address]
HÜKÜMETİN Meclis'e sunduğu yeni yargı paketi hakkında çok şey yazılıp söyleniyor...Pakette yeralan "makul şüpheli" kavramının sınırlarının, avukatların dosyalara erişememeleri iddialarının yahut adaletin âdil şekilde uygulanmasına engel teşkil edeceği...
Devamını Oku

‘Maçlarda eskiden olay çıkmazdı’ sözü palavradır, sahada kan bile dökülürdü!

  • Yayın Tarihi: 19/10/14 03:00
  • [javascript protected email address]
Galatasaray ile Fenerbahçe maçlarında sadece seyirci değil, oyuncu da dövüşürdü. Meselâ 1929'da Fenerli bir futbolcu tekme atarak Galatasaraylı oyuncunun bacağını kırmış, sonra "Keşke iki bacağı da kırılsaydı" demişti. Son senelerde ortaya atılan...
Devamını Oku

Festival!

  • Yayın Tarihi: 17/10/14 06:09
  • [javascript protected email address]
ANTALYA'daki mâlûm festivalde gelenek bu sene de bozulmadı ve yine kıyamet koptu...Ortalığın karışması için sebep mi yok? Kavga eskiden olduğu gibi jüriyi beğenmeme yüzünden de yaşanabilirdi, sıralamadan vesaireden de çıkabilirdi, hattâ havanın çok sıcak...
Devamını Oku
Tüm Yazıları