SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Latin ülkeleri Türk dizilerini neden seviyor?

15 Eylül 2016 Perşembe, 09:21:52 Güncelleme:09:26:09
Mustafa Doğan

Mustafa Doğan

[javascript protected email address]

Didem Tali, BBC için kaleme aldığı makalesinde bu soruya yanıt aramış.

Gidip yerinde incelemelerde bulunmuş, izleyicilerle bire bir görüşmeler yapmış ve ilginç bilgilere ulaşmış.

Paylaşayım istedim...

İspanyolca ve Portekizce yayınlanan “Fatmagül'ün Suçu Ne?”nin sadece Arjantin’deki bölümleri 12 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiş.

“Binbir Gece”, Şili’de 2014’te en çok izlenen program olmuş.

Santiago’da yaşayan 42 yaşındaki Marcela Mera, Türk dizilerine bağlanmanın Amerikan dizilerine göre daha kolay olduğunu söylemiş. “Türkiye çok uzakta olmasına rağmen kültürlerimizi oldukça benzer buldum” demiş. “Ve Türk yapımlarının kalitesi çok yüksek, Hollywood klişeleri ve basmakalıpları da yok” diye de eklemiş. “Bu dizileri izlemeye başladığım zaman, Amerikan televizyonundaki şiddet ve seksin ne kadar yorucu olduğunun farkına vardım” tespiti de ilginç.

TÜRK DİZİSİ GECELERİ

Peru’nun başkenti Lima’da yaşayan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Ivette Sanchez, “Düzenli olarak arkadaşlarımla bir araya geliyorum ve Türk dizisi gecelerine ev sahipliği yapıyorum. İzliyoruz ve hakkında konuşuyoruz. Hikâyeler akıllıca ve yapımlar harika” yorumunda bulunmuş. “Aktörler çok yakışıklı. Hepimizin farklı favorileri var” notunu eklemeyi de unutmamış.

Geçtiğimiz yıl Türkiye, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne göre dizilerin deniz aşırı yerlere satışından 250 milyon dolar kazanmış. Bu rakam 2004’te sadece 10 bin dolarmış.

Türk dizileri şimdilerde 140 ülkede 400 milyondan fazla insan tarafından izleniyormuş.

TİM Genel Sekreteri Bader Arslan, 2023’e kadar Türk dizilerinin ihracatının 1 milyar doları geçmesini bekliyormuş.

BAŞTAN ÇIKARICI…

Televizyon ve Sinema Yapımcıları Derneği başkanı Burhan Gün, Latinlerin ilgisini Türk insanlarının Güney Amerikalılara çok benzemesine bağlayıp eklemiş: “Türkiye çok kültürlü bir ülke. Birçok etnik geçmişi temsil eden aktörler var. Ayrıca, birçok Türk dizisi kırsal bölgelerden şehirlere olan göçü ve kentselleşmenin zorluklarını işliyor. Bu, gelişmekte olan ülkeler için önemli ama Batı’nın prodüksiyonları için üstünde durulmayan bir konu.”

İngiltere'deki Sheffield Üniversitesi’nde gazetecilik üzerine ders veren ve popüler Türk kültürü üzerine birçok akademik yazı yazmış olan Omar Al-Ghazzi ise Türk dizilerinin ‘baştan çıkarıcı bir modernlik vaat ettiği’ düşüncesinde: “Tatminkâr bir orta sınıf yaşamı üzerine satılabilir fikirler sergiliyorlar, ki bunlar birçok insan için kültürel olarak alakalı ve kabul edilebilir.”

Ekrandan gözetleme devri çoktan bitti…

Defalarca yazdım, sosyal medya hayatımızın bu kadar içine girmiş, her anımız canlı yayına dönmüşken BBG formatlarından medet ummak beyhude diye.

Ama dinleyen yok tabii…

Önce ‘Ütopya’ ile ütopik maceraya atıldı arkadaşlar.

Sonuç tabii ki hüsran.

Ardından ‘Big Brother Türkiye’ ile şanslar denendi.

Sonuç yine değişmedi: Hüsran.

Gel gelelim televizyoncularımız pes etmiyor.

Bu defa da ‘Göz6’ ile karşımızdalar.

Sonuç değişecek mi? Tabii ki hayır.

Hele ki bu yarışmacılarla asla!

Yıl olmuş 2016, dâhi televizyoncularımız hâlâ “ucuz” numaralarla reyting damıtmak peşinde.

Güya toplumun her kesimine hitap eden, yapımcının ne istediğinin bilincinde olan samimiyetsiz tipleri aynı eve doldurunca bu iş olacak değil mi? Çok beklersiniz!

Seçici ekipteki arkadaşların hakkını da yememek lazım! Evli ve çocuklusu da var ekipte, deli taklidi yapanı da. Herkül’ü de, mahalle delikanlısı da. “Benim sağım solum belli olmaz” diyeni de, öğretmeni de. Yarışma için okulunu donduranı da, Karadenizlisi de.

Tam ortaya karışık! Seç, beğen, al durumu. Ne kadar dâhice değil mi!

Ha unutmadan, öyle formatın içine “3 Adam”, Yılmaz Morgül, Semih Öztürk ve birkaç oyun ekleyerek de izleyiciyi kandıramazsınız.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN