SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

KADINLAR ‘KIRGIN’ ERKEKLER ‘İÇERDE’

22 Eylül 2016 Perşembe, 09:42:47 Güncelleme:09:43:00
Mustafa Doğan

Mustafa Doğan

[javascript protected email address]

 

Pazartesi akşamı eskiler, yeniler ve yazdan kalan diziler arasında yaşanan amansız reyting yarışının sonucunu özetleyen başlık bu olsa gerek.
İzleyici, ilk haftadan tercihini ortaya koydu.
Kadınlar ‘Kırgın Çiçekler’, erkekler ise ‘İçerde’ dedi.
Yarış artık bu iki dizi arasında olacak.
Peki ya diğerleri?
‘Hayat Sevince Güzel’ birkaç hafta ancak dayanır.
‘Hangimiz Sevmedik’in reyting sorunu yok. Malum, o bir TRT dizisi. En azından bu sezonu çıkarır...
‘Paramparça’da lale devri bitti! Sezon sonu final yapar.
‘Babam ve Ailesi’nin pazartesi ekranında pek şansı yok. Önce günü değişir, sonra da malum son!

AKSİYONLU VE SÜRPRİZLİ
Gelelim yenilere...
Aslında paralel bir ‘birbirinin içerisine sızma’, yani köstebek oyunu diyebiliriz ‘İçerde’ için.
Aksiyonu ve sürprizi bol olacağı kesin. Atmosfer ve anlatım dili, aynı yapım şirketi ve yönetmenin imzasını taşıdığı için 'Ezel' tadında.
Son dönemin başarılı yönetmenlerinden Uluç Bayraktar’ın dokunuşları ‘Ezel’de ve ‘Karadayı’da olduğu gibi hemen hissediliyor.
Çağatay Ulusoy her yeni işinde bir basamak daha yukarıya çıkıyor. Yakışıklılığa sığınmak yerine dersine çalışıyor. Sarp’ın hakkını fazlasıyla vermiş.
Aras Bulut İynemli de her zamanki gibi kendinden emin. Duygusal geçişlerde yine oyunculuğunu konuşturmuş. Gerektiğinde duygu da verebiliyor, güldürüyor da.
Çağatay’la da iyi bir ikili olmuşlar. Karşılıklı sahnelerini izlemek keyifliydi.
Sarp’ın hikâyesinden Mert’inkine geçişte, ekranı Mert yazısının kaplaması da iyi numaraydı.

EZEL’İN TAHTINA ADAY
Öte yandan Çetin Tekindor ustalığını yine konuşturmuş. Celal’i ondan daha iyi kimse canlandıramazdı herhalde.
Mustafa Uğurlu, Yusuf rolüne cuk oturmuş.
Bensu Soral ve Damla Colbay, erkek egemen dizinin Nihal Koldaş’la birlikte baharatı durumundalar.
Bensu ekrana çok yakışıyor. Ama yaşı nedeniyle ‘mafya avukatı’ rolünde kendisine ısınmamız için biraz zamana ihtiyacımız var.
Damla Colbay’ın oyunculuğu fena değil ancak ona yazılan gazeteci rolünü fazla karikatürize buldum.
Koldaş ise anne rolünde üzerine düşeni yapmış.
Alyanak’tan bahsetmeden olmaz. Karakter iyi yazılmış, Yıldıray Şahinler de harika oynamış. Diziye resmen renk katmış.
İlk bölümde karakterleri tanıtma koşturmasına girilmemesi isabetli bir karar olmuş. Rıza Kocaoğlu’nun ikinci bölüme saklanması da.
Mert’in, parasını çorabına sakladığının ortaya çıktığı flashback sahnesinde, dayak öncesi yüzük-sopa tıkırtısıyla başlayan müziğe ise bayıldım. Genel olarak müzikleri de başarılı buldum.
Sözün özü, genişlemeye fazlasıyla müsait sürprizli senaryosu, geriye dönüşler, ters kurgular ve yan hikâyelerle ‘İçerde’, ‘Ezel’in tahtına oturur.

2 KADIN 1 ADAM KLİŞESİ
Babam ve Ailesi’ne gelince...
Yarım kalan bir aşk, iki farklı şehirde iki farklı hayat, trajik bir kazayla ortaya çıkan gerçekler ve olaylar olaylar.
Bildik hikâye yani. Yine yeni hiçbir şey yok.
Üstelik ilk bölüm çok ağırdı. Kasvetli sahneler içimizi baydı resmen.
Ayça Bingöl’ün kaderi hep aldatılan kadını oynamak olsa gerek. Yine aynı rolde ama başarılı. Çünkü hep aynı karakteri oynuyor! Artık bu tarz rolleri kabul etmemeli bence.
Bülent İnal’ı fazlasıyla tutuk buldum. Rolüne girememiş hissine kapıldım.
Ceyda Düvenci’nin performansı vasatın üzerindeydi ama ilk bölümün parlayan ismi şüphesiz Caner Şahin’di. Kadir rolünde çok başarılıydı. Gerçi babasının hediye ettiği otomobili yakma sahnesi antipatikti ama olsun.
Sercan Badur, genç isimler arasında başarılı bulduklarımdan. Rolünün hakkını vermek için yine elinden geleni yapmış.
İhtişam vurgusu yapacağız diye gösterişli otomobiller ve özel jetleri gözümüze sokmalarına da gerek yoktu!
Fotoğrafın bütününe bakınca, ilk bölüm performansıyla dizinin pazartesi ekranında kendisine yer bulabilmesi mümkün değil.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN