10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
06 Ekim 2016 Perşembe, 09:33:29 Güncelleme:09:35:45

Pamuk Prens ve Birol Güven

 

Ekranda ve perdede yenilikçi projelerin artması gerektiğini savunanlardanım.
O nedenle Birol Güven’in tüm karakterlerin kendini oynadığı yeni filmi ‘Pamuk Prens’in özel gösterimine koşarak gittim.
İzleme öncesi Güven’e dizi projesi olarak yola çıktığı işin ne olup da filme dönüştüğünü sordum.
Dünyada örneği olmadığını belirttiği projeyi TV izleyicisinin kavraması konusunda şüpheleri olduğunu söyledi. “Seyirci henüz buna hazır değil” dedi.
Aklında dizi versiyonunu late prime time’da, yani 23.00, hatta 24.00’ten sonra, 20 dakika olarak yayınlamak varmış ama bunun mümkün olmadığını bildiği için filme karar vermiş.
Eğer beklediği geri dönüşü alabilirse devamı da gelecekmiş.

DİZİ SEKTÖRÜNÜ TİYE ALIYOR
Gelelim Güven’in “İlk 20 dakikası şok, sonrası kahkaha” dediği filme…
Filmin çıkış noktası, Tamer Karadağlı’nın çapkınlıkları ve kadınlara olan zaafı.
Tabii işin içinde ne kadar kasıntı olduğundan tutun da Haluk dışında başka karakter oynayamamasına kadar birçok yan unsur da var.
Film boyunda Türkiye’nin George Clooney’si, Al Pacino’su, Robert De Niro’su, Marlon Brando’su benzetmeleri yapılarak tatlı tatlı dalga geçilen bölümler de cabası.
Fikir harika. Ancak perdedeki hali için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.
Böylesi deneysel bir projede daha vurucu sahneler bekliyor insan. Ne yazık ki ne öyle bir dil ne öyle bir sahne var filmde.
Yine de seyri keyifli bir iş çıkmış ortaya. Bir anlamda Karadağlı’nın kendisiyle yüzleşmesi olmuş yapım. Tabii bir kurgu içinde.
Zaten öyle her şey gerçek gibi bir durum da yok.
Ben en çok dizi sektörünün tiye alındığı bölümlerde eğlendim.
“Siz 162 sayfalık Yaprak Dökümü romanından 5 sezon dizi çıkarmış Türk senaristlerinin ruhunu taşıyorsunuz” ve “Senaryoda hastanede çocukları karıştıralım. Olmuyorsa anneler karışsın. Bizim izleyici karışıklığı sever” esprilerine çok güldüm.
Güven’in mizah dili kadar oyunculuğunu da beğendim. Filmin starı kâğıt üstünde Tamer Karadağlı görünüyor olsa da bence Güven’in kendisi. Resmen kendine torpil geçmiş. Bence filmin adı ‘Pamuk Prens ve Birol Güven’ olmalıymış!
Özetle, anlatım tarzı biraz daha cesur olsa film daha çok ses getirebilirdi ama yine de farklı ve eğlenceli bir iş çıkmış ortaya.

 

Magazinde isim kabızlığı...

Ekranda magazin içerikli sohbet programlarının sayısı her geçen gün artıyor.
Bir masa etrafında, magazin eklerinde yer alan haberler üzerine geyik yapılan programlarda resmen havanda su dövülüyor.
Programların hiçbirinin ekibi yok. Ekleri karıştırıp, birkaç VTR hazırlayıp çıkıyorlar ekrana.
Söyledikleri yeni bir şey de yok. Bildiğin kuru laf kalabalığı!
Üstelik, birbirinin benzeri programların isimleri de aynı: 'Aklınızda Kalmasın', 'Aramızda Kalmasın', 'Duymayan Kalmasın'.
Allah’tan içlerinde ‘Renkli Sayfalar’, ‘Her Şeyi Konuşalım’, Söylemezsem Olmaz’ gibi farklı isimde üç program da var!
Sektörün artık, bir program biraz izlendi mi hemen çakmasını yapma zihniyetinden artık kurtulması lazım.
Hadi yapıyorsunuz, bari isim konusunda azıcık yaratıcı olun!

 

Boksör Kerem iş yapar mı?

Kerem Bürsin, yeni nesil oyuncular arasında yıldızı en çok parlayanlardan.
Sıra dışı görüntüsü, baklavaları ve bozuk Türkçe’siyle özellikle genç kızlar onu çok sevdi.
Romantik komedide ve gençlik dizilerinde pekala iş yapabilecekken, daha o tarafta rüştünü ispatlamadan rotayı farklı bir yöne kırdı Kerem.
Henüz ikinci işinde ‘Şeref Meselesi’ ile dram yükü ağır bir işe soyundu. Ama beklenen etkiyi yaratamadı.
Şimdi yine ağır bir hikâyede, ‘Bu Şehir Arkadan Gelecek’te boksör rolünde izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Bol bol ter atıp vücudunu sergileyecek. Baklavalar ve pazular ön planda olacak yani. Dizinin PR’ının genç oyuncunun bedeni üzerinden yapılması bu yüzden!
Ama ben kitlesinin onu böyle bir rolde izlemek istediğini düşünmüyorum. Çünkü gençler onun havalı, serseri ruhunu sevdi.
Ayrıca, doğal yollardan yaptığını iddia ettiği aşırı kaslı görüntüsünün de estetik olmadığı kanısındayım. (Genç kızlar benimle aynı fikirde olmayabilir!)
Tabii aslolan her zaman senaryodur ama boks hikâyelerinin de 90’larda miadını doldurduğu kanısındayım.
Özetle, bu işin reyting terazisinde umulan ağırlığa ulaşması, ‘Şeref Meselesi'nin üzerine çıkması konusunda ciddi şüphelerim var.
Tabii izlemeden yorum yapmak verilen emeğe haksızlık olur ama kâğıt üstündeki fikirlerim bu yönde.
Bakalım zaman ne gösterecek…


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 11 MPH 13°
Kısmen Güneşli