07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
10 Kasım 2016 Perşembe, 01:15:28 Güncelleme:08:46:22

Gündüz kuşağında çıta düştükçe düşüyor

 

Hedef kitlesi kadınlar olan gündüz kuşağı programlarının durumu içler acısı.

Tamam, bu şartlarda kültür sanat içerikli yayın beklentimiz yok ama bu kadar da olmaz.

Son dönemde çıtayı iyice aşağı çeken iki program var.

İlki ‘En İyi Benim’ isimli sözde izdivaç programı. Dört genç kızın bir erkek için hünerlerini sergilemesi üzerine kurgulanmış.

Güya, evlilik çağında ama akılları birkaç karış havada olan kızlarımız, delikanlıyı etkilemek için ellerinden geleni yapıyor. Ev temizliyor, yemek hazırlıyor, gerekirse alışverişe çıkıyor falan. Ama sanki amaçları hünerlerini sergilemek değil de tam tersi kendilerini rezil etmek. Ellerinden hiçbir şey gelmiyor ama bunu dert de edinmiyorlar.

Programın inandırıcılığı artsın diye işin içine günün bir bölümünde kayınvalide adayı veya erkeğin değer verdiği bir başka aile ferdi de dahil oluyor. Müstakbel gelin adayıyla vakit geçirip onun oğullarına uygun olup olmadığına bakıyor. Yerseniz!

Asıl komedi ise yemek sırasında yaşanıyor.

Yemek esnasında kızlar, yan odada televizyonun karşısına geçip yemek odasındaki çiftle ilgili ağızlarını yaya yaya yorum yapıyor.

KERAMETİ KENDİNDEN MENKUL

Bu haftaki bölümde damat adayı milli yüzücü Nurettin Erhan’dı. Gelin adayları ise Melek, Nagihan, Ayşe ve Yağmur.

Nagihan bize yabancı bir isim değil. Evlenmeyi kafasına koyan kızımız son olarak Star TV’deki ‘Aşk Kafe’de şansını denemiş ama vuslata erememişti! Bu kez ‘En İyi Benim’de karşımızda. Dedim ya, yerseniz!

Damat adayımız da kendini ele veriyor aslında. Amaç evlenmek, yuva kurmak değil, kendini gösterip şöhret yoluna adım atmakta. “Milli yüzücüyüm. İleride bana kalacak bir lojistik şirketim var” diye lafa girip ardından “Modellik de yapıyorum” diyerek tüyü dikiyor. Amaç belli!

Asıl anlamadığım ise hedef kitlesi kadınlar olan bir programın kadınların kendilerini küçük düşürmeleri üzerine kurgulanmış olması!

Zihnisinir bir başka program da kerameti kendinden menkul ‘Gardırop Savaşları’.

Reytingleri yerlerde ama ikinci sezonuyla karşımızda.

Onun formatı ise hayatları modadan ibaret olan 5 kızın Gül Gölge Saygı, Raşit Bağzıbağlı ve Ayşe Brav’dan oluşan jüri tarafından belirlenen konseptler dahilinde yarışması üzerine kurulu.

Her gün kendilerine verilen bütçeyle, o gün belirlenen bir semtte alışverişe çıkan yarışmacı- lar iki saat içinde bütçelerini aşmadan günün konseptini oluşturmaya çalışıyor.

TÜRKÇE’Yİ KATLEDİYORLAR

Eline ayakkabısını alıp sokak ortasında koşan da var içlerinde, elinde devasa balonla çarşı pazar gezen de. Tam bir komedi.

Kızların zaten ne modadan haberleri var ne de dünyadan. Asıl dertleri aslında kendilerini göstermek!

Modaya dair tek bildikleri, “Hareket, parça ve detay” gibi tabirler kullanmak o kadar. ‘En İyi Benim’deki gibi burada da yarış- macılar marifetmiş gibi Türkçe’yi katlederek konuşuyor.

Aksiyon olsun diye yaşanan koşuşturmacanın ardından evde saç-makyaj seremonisi ve final.

Jürinin yorumları, konsepte göre kendi hazırladıkları kombin ve günün birincisinin ilan edilmesi...

Sözün özü, içerik olarak izleyiciye hiçbir şey vermeyen, sadece zaman çalan iki program. Sadece onlar da değil. Birkaçı hariç tüm kuşağın genel fotoğrafı bu.

Kendi adıma gündüz kuşağındaki tabloyu görünce geleceğe dair endişeleniyorum.

1 SAAT KONUŞSA ÖYLE BAKARIZ

Huysuz Virjin’li Maylo reklamlarına bayılıyorum.

Seyfi Dursunoğlu’nun hayat verdiği Huysuz, reklam falan demiyor, her zamanki gibi yapıyor huysuzluğunu. Tabii ona çok yakışıyor.

Huysuz’un sırrı samimi olması. Onun gibi bir ekran figürünün beyazcamda olmaması ise üzücü.

Serinin son filminde, yönetmene sataşırken söylediği, “1 saat konuşsam öyle bakarsınız” tespitine de katılıyorum.

İddia ediyorum, Huysuz Virjin bugün dönsün ekranlara, reklamda dediği gibi 1 saat boyunca sadece konuşarak bile kendine baktırır.

SÜREKLİ GERİ GİDİYORUZ

İki film uzunluğuna erişen dizi süreleri bakışmalarla dolmayınca başa sarma yöntemi peydah olmuştu.

Reklam dönüşlerinde geri gidiyoruz. Başlarda saniyelik olan bu durum şimdilerde dakikalara yaklaştı.

İşin suyu çıktı anlayacağınız.

RTÜK bu duruma el atmazsa iki ileri bir geri misali, sürekli geri gitmeye devam edeceğiz!


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Çarşamba 29 MPH
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı