ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
13 Temmuz 2017 Perşembe, 09:24:24 Güncelleme:09:24:49

Çember’in içinden mini dizi çıktı

 

Star TV’nin polisiye filmler serisi olarak lanse edip ekrana getirdiği 7 bölümlük ‘Çember’in ilk ikisi yayınlandı.

Bir kere şunda anlaşalım. ‘Çember’de film ruhu yok. Olsa olsa onu mini dizi kategorisine sokabiliriz. Burada yapılan iyi bir pazarlama taktiği bana kalırsa. Hem kanalın hem de yapımcının, hatta oyuncuların da işine gelen bir taktik.

MİNİ DİZİLERİN YOLUNU AÇAR

Tuttu tutmadı gerginliği yok bir kere. Serhat Kılıç gibi halihazırda bir dizide rol alan oyuncular için film şemsiyesi altında olduğundan, projesi devam etse bile, oynamak anlamında da sorun teşkil etmiyor.

Kanal tarafında da sıkıştığı yerde filmmiş gibi yayınlayabilecek, reyting potansiyeli olan bir içerik söz konusu.

Bence bu iş, sanki film serisiymiş gibi 7’şerli bölümler halinde devam ettirilebilir. Sonuçlar tatmin edici.

Başarı devam ederse sektörde mini dizi kültürü gelişir ki hiç fena olmaz.

İçeriğe gelince…

Polislerimizde de mekânlarda da fazla Hollywood’vari bir atmosfer var.

Polislerin aldığı maaş da çalışma şartları da belli. Dizideki standardı fazlasıyla hak ediyorlar ama ekrandakiyle gerçek hayat hiç uyuşmuyor. İnsan böyle zamanlarda ‘Behzat Ç.’yi arıyor valla. Hani dedektiflik bürosu falan deseler yine yeriz de bu haliyle kimse kusura bakmasın.

Bunları göz ardı edersek...

Proje aslında Abdullah Oğuz’un ‘Kanıt’ının izinden gidiyor. Onun mirası üzerine inşa edilmiş desem yalan olmaz. Yerini doldurabilir mi? Hayır. Zaten kanıt doku-drama olarak farklı bir yerdeydi.

KADRODA SIRITAN KİMSE YOK

Anıl Altan’la Pelin Akil, karı-koca olarak hiç sırıtmamışlar. Aksine bunu avantaja çevirmişler.

Serhat Kılıç, ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu burada da kanıtlıyor.

Barış Bağcı rolüne çok yakışmış. Hem karizmatik duruyor hem güven veriyor.

İzleyici kendi içinde başlayıp biten, finalde çözüme kavuşan hikâyeleri seviyor. Aralardaki mantık hatalarına takılmazsanız izlemesi, olayı çözmeye çalışması keyifli.

Devamı kesinlikle gelmeli…

 

İki Yalancı’nın mumu yatsıya kadar yanar

İlk bölümüyle Tüm Kişiler’de 1, AB’de 2, ABC1’de 1 oldu ve reyting anlamında iyi bir başlangıç yaptı ‘İki Yalancı’, fakat benim öngörüm bunun geçici bir rüzgâr olduğu yönünde.

Umarım yanılırım, uzun soluklu olur. Ama izlediğim şeyde o ışığı göremedim.

Sırtını Yeşilçam’a dayamaya çalışan ama beceremeyen bir iş çıkmış ortaya.

MİZAH DİLİ ÇOK YÜZEYSEL

Bir parça samimiyet, doğallık olsa belki o güzel günler hatırına izlenir ama maalesef o tat da ruh da yok.

Bir önceki işinde salon erkeğini oynayan, Süper Lig’de olan Kerecem’in neden bu projeyi kabul ettiğini ise anlamadım. Resmen esas oğlanlıktan ergenliğe geçiş yapmış. Kariyer yönetimi konusunda oyuncuların ciddi anlamda profesyonel desteğe ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum!

Tüm yaz dizilerinde olduğu gibi merkezde yine “zengin koca rüyası” var. Şu kalıba itiraz edecek bir yapımcı, bir kanal yöneticisi çıkmaması çok acı ve aynı zamanda düşündürücü!

Tamam, TV’de hayal satar ama bunu hep kolay yoldan zengin olmak olarak kurmak kabak tadı verdi artık.

Dizinin mizah dili de çok yüzeysel. Tipik Gani Müjde esprileri. Keşke gülmemiz gereken yerleri belirtselerdi. Zira nerede güleceğimi bilemedim!

Karakterlerin içi boş. Yağmur Tanrısevsin de evet güzel, ama ışığı yok. Olmayınca olmuyor.

Yanılmayı ummakla birlikte projenin uzun soluklu olacağını hiç sanmıyorum.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Perşembe11 MPH30°
Az Bulutlu