SON DAKİKA

Yüz Gençleştirmede Radyo Frekans mı, Ultrasound mu?

31 Ağustos 2016 Çarşamba, 10:04:42 Güncelleme:15:41:46
Dr. Mustafa Karataş

Dr. Mustafa Karataş

[javascript protected email address]

 

Bu yazımda Techno Beauty’de bana sürekli sorulan Radyo Frekans mı, Ultrasound mu uygulamalarının farklarına bir göz atalım.

Yaşlanma başladığında, ondan kaçmak mümkün değil ama bu süreci belirgin bir şekilde yavaşlatmak mümkün. Kadınlar, bugün artık ciltlerinde meydana gelen değişikliklerin kontrolünü kendi ellerine alabiliyor. Hastaların çoğu da, ameliyatsız ve ağrısız şekilde genç ve güzel bir görünüm elde etmek istiyor. İşte burada devreye 'Techno Beauty' denilen dev bir alet parkı devreye giriyor. Radyo frekans teknolojileri, ultrasaund tedavileri, lazer tedavileri ve onlarca sistem... Elbette en önemli nokta hekiminizin becerisi ve hekiminizin tüm yeni teknolojilerin nimetlerinden faydalanan bir merkeze sahip olması. Doktorunuzla daima konuşun, onunla irtibat halinde olun ve sizin için en iyi tedavinin ne olduğunu keşfedin. O halde estetik teknolojilerinde cilt toparlanma adını yenilik yaratan iki ayrı sistemden söz edelim.

 

Radyo Frekans mı, Ultrasound


Her ikisi de cildin altına inerek o bölgede kontrollü bir hasar yaratıp kolajenin tekrar sentezlenmesini amaçlamaktadır. Cildimiz en büyük organımızdır ve yenilenme sürecinin tekrar başlaması için kontrollü hasara ihtiyaç duyar. Radyo frekans ve ultrasaund de bu esasa dayanır, ikisi de gerekli sistemlerdir ve hangisinin hangi hastada daha iyi sonuç vereceğini ancak ikisini kullanınca anlayabilirsiniz. Hem ultrasaund hem de radyo frekans cildin alt ve üst yüzeyinde iyileşme kaydettiğini göstermiştir. İyileşme oranı orta teknolojik ve süper teknolojik olarak ayrılmakla birlikte her iki durumda da mükemmele yakın olabilmektedir. Her ne kadar farklı iki teknolojik teknik kullanılıyor da olsa sonuçların derin cilt ısıtma yöntemine bağlı olması ortak bir payda olarak görülmektedir. Yaşlanma başladığında ondan kaçmamız mümkün değildir ve gençlik çeşmesinin akması da artık bir hayli zorlaşacaktır. Kadınlar bugün artık ciltlerinde meydana gelen değişikliklerin kontrolünü kendi ellerine alabiliyorlar. Örneğin 43 yaşındaki aktrist Gwyneth Paltrow genç ve güzel görünmesine yardımcı olacak tedaviyi Radyo frekans’da buldu. Hastaların çoğunluğu, ameliyatsız ve ağrısız şekilde genç ve güzel bir görünüm elde etmek istiyor. Radyo frekans kremler ve serumlardan çok daha etkili sonuçlar veren bir yöntemdir. Medikal estetiğin piyasaya sürülmesinin nedeni, yaşlanmanın önemli belirtilerine sahip olan kadınların sorunlarını cerrahi müdahale gerektirmeden çözebilmektir. Radyo frekans’in yeni geliştirilmiş, yaygın olarak kullanılan versiyonu Comfort Pluse Teknolojisi (CPT) sistemi formudur.

 

Mükemmel germe ve lifting: Ultrasound

Ultrasound, en bilinen tanımıyla anne karnındaki fetüsü izlemeye olanak sağlayan bir teknoloji. Şimdi aynı teknoloji ile elastikiyetini kaybetmiş, sarkmış, kırışmış ciltler ve düşük kaşlar ameliyata gerek olmaksızın gerdiriliyor. Ultrasound, lazer teknolojilerinin çözemediği, sadece cerrahi operasyonlarla başarılabilen yüz germe operasyonunu enjeksiyonsuz, iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmadan, risksiz çözebilen  bir teknoloji. Tüm yüz için 30-60 dakika süren Ultrasound uygulamasının ardından, uygulamanın yapıldığı kişiler günlük aktivitelerine hemen dönebiliyor.  Tek bir uygulama ile rejenerasyon süreci hemen başlar ama tam sonucun ortaya çıkma süreci 60 ile 90 gün sonradır. Ultrasound aslında non-invaziv olarak cildi sıkılaştırmak ve gençleştirmek için ultrason teknolojisini kullanarak hem içerden hem de dışarıdan çalışır. Ultrasound yüz ve boyun üzerindeki ciltte meydana gelmiş hafif ve orta derecede sarkmaların ve gevşemelerin giderilmesinden de etkili olmaktadır. Ayrıca bu uygulama boyun altında aşırı sarkma meydana gelmiş olan ve deyim yerindeyse "hindi boyun" diye benzetme yapılan hastalarda da etkilidir. Çoğu kez elde edilen en iyi sonuçları korumak adına uygulamanın her yıl ya da iki yılda bir yapılması gereklidir.

 

Radyo Frekans ve Ultrasound hem ameliyat gerektirmeyecektir hem de erken yaşta görülen cilt sarkmalarından kaynaklı olarak cerrahi müdahale ihtiyacını geciktirecek ve invaziv işlemleri uygulama yoluna gitmeden önemli iyileşme kaydedecektir. 

 

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN