Öne Çıkanlar
Son Dakika
20.11.2017 - 07:04 | Güncelleme:

NATO Sözleşmesi’nde eksik olan madde

 

NATO tatbikatında yaşanan skandal aslında yeni olmayan, hatta ilk olarak Gezi olayları sırasında belli çevrelerde telaffuz edilmeye başlanan ama özellikle 2016’dan beri dillendirilen bir tartışmayı şiddetli bir şekilde yeniden açtı. Ama çok dikkatli olmamız gerek! Burada bir oyun var. Tartışma iki türlü yürütülebilir. İlki, bizi tam da istenen oyunun sonucuna götürür...

Tartışmanın temel başlığı elbette NATO ve Türkiye ilişkileri. Ancak burada iki farklı eksen var. İlki, daha doğrusu son 4.5 yıldır konuşulan ve son 1.5 yıldır giderek daha net telaffuz edileni NATO’nun Türkiye’den rahatsızlığı, hatta Türkiye’yi ittifaktan çıkarma yolları aradığı. İkincisi ise son dönemde 15 Temmuz’la başlayan, ABD’nin bilinçli bir politika ile Türkiye’yi kendinden uzaklaştırması sonucu Türkiye’de hep var olan ama giderek artan anti-Amerikan, anti-Batı refleksi tavan yaptıracak NATO provokasyonu ve Türkiye’den yükselen “NATO’dan çıkalım” sesleri... Yani “NATO Türkiye’yi atsın” ile “Türkiye NATO’dan çıksın” arasında tıkanıp kalan bir tablo var.

ATAMAYACAKLARI İÇİN YAPIYORLAR

Halbuki ikincisi, yani Türkiye’den yükselen “NATO’dan çıkalım” sesleri tam da birincisinin, yani “Türkiye’yi NATO’dan atalım” diyenlerin istediği şey!

Sevgili okurlar NATO’ya girmek mümkün ama askeri bir darbe olmadığı, sistem felce uğramadığı müddetçe çıkmak mümkün değil! İttifak üye kabul şartlarının 10. maddesinde detaylı bir şekilde tarif etmiş, 4. maddesinde üyelik için prosedürleri anlatmış ama bir üyenin üyeliğine nasıl son verileceğini düzenlememiş. Tabii soğuk savaş mantığı ile cephe genişletme amacı güdüldüğü için ve üye kaybetmek karşı cepheye kazandırmak anlamına geleceği için olsa gerek bunu düzenlemek bile NATO’yu zayıflatır gibi düşünülmüş olabilir. O nedenle son birkaç yıldır Türkiye’yi Batı ittifakından koparmak isteyen çevreler kara kara bu işi nasıl yapacaklarını düşünüyorlar. Onları en çok sevindirecek şey Türkiye’nin kendiliğinden NATO’dan çıkması olacaktır.

Elbette Norveç’teki çirkin provokasyona en üst perdeden en sert tepkiyi verelim; nitekim veriyoruz da ve NATO’dan da özür üzerine özür geliyor ama Türkiye NATO’dan ayrılmamalıdır. Her ne kadar son dönemde aramızda ciddi fikir ve yaklaşım farkları olsa da “NATO üyesi olarak Rusya-Çin cephesi ile ilişki kuran bir Türkiye” çok daha güçlü bir Türkiye olur...

*************

TÜRKİYE’NİN ALACAĞI S400’LER 

TÜRKİYE ile NATO arasında giderek açılan mesafenin birçok sebebi var ancak bunların en görünür ve ateşleyici olanı Ankara’nın Rusya’dan almak üzere anlaştığı S400 hava savunma sistemi. Birkaç yıldır S400 meselesi çok konuşuluyor ancak ABD ve NATO neden Türkiye’nin elinde bu sistemin olmasından bu kadar rahatsız, bu NATO için ne demek ve Türkiye böylece NATO’ya meydan mı okuyor sorularının cevapları bu aşamada çok önemli...

Öncelikle: S400’e sahip bir NATO üyesi yok, Türkiye bir ilk olacak ama bir önceki nesil olan S300 kullanan bir NATO üyesi var: Yunanistan. Demek ki sorun tek başına S serisi hava savunma sistemi olamaz ancak belki de Rusya’dan almak işi daha çetrefil hale getiriyor olabilir. (Yunanistan Güney Kıbrıs’tan almıştı-NA)

TÜRKİYE NATO’DAN ALMAYA DEĞİL, KÖTÜ TEKLİFE KARŞI

İkincisi S400 NATO’nun kendi savunma sistemleriyle uyumlu değil ve NATO kontrolünde konuşlandırılmayacak, yani Türkiye istediği yere bu sistemi yerleştirebilecek, halbuki NATO savunma sistemi olsa ittifak, örneğin Yunanistan’a yönelik bir konuşlandırmaya sınır getiriyor.

Üçüncüsü NATO bir üyesinin üzerinden Rusya’nın eline kendi sistemleri ile ilgili bilgi aktarımı olabileceğinden endişe ediyor.

Öte yandan böyle kaygıları varsa kendi sistemlerini satmak için kolaylıklar sağlaması beklenirken NATO, Türkiye’nin girişimlerine rağmen maddi olarak tatmin edici bir teklifle gelmemişti. Hatta 2015’te Çin ile anlaşılmış, bu anlaşma NATO’da rahatsızlık yarattığı için daha sonra bozulmuş ama buna rağmen ABD ve Avrupa ortak girişimi olan MEADS’ın alınması amacıyla yapılan girişimler bir uzlaşma ile sonuçlanmadığı için Türkiye Rusya ile görüşmeye başlamıştı.

*************

KELAYNAK KUŞLARI MIYIZ?

ÇARŞAMBA günü yayınlanan “Türkiye’nin esas şimdi liberalizme ihtiyacı var” başlıklı yazımdan sonra hem iktidar partisinin hem de anamuhalefet partisinin önemli iki isminden iki ayrı mesaj aldım. Ne kadar ilginç, ikisi de değişik kelimelerle aynı şeyi söylüyorlardı. Biri, “Sen ve eşin dışında liberalizmi ana akım medyada savunan kalmadı. Son Mohikanlar gibisiniz” diye yazmıştı. Diğeri ise “Medyadaki son liberallersiniz. Kelaynak kuşları gibi kaldınız” diyordu.

Bu mesajlarda iğneleme mi, yoksa övgü mü var anlayamadım ama işin özü doğru. Keşke hem iktidar hem anamuhalefetten daha fazla kişi liberal demokratik değerleri savunsa... Bu, Türkiye’nin geleceği için çok daha iyi olur. Ancak maalesef iki taraf da buna yanaşmıyor. Evet, biz kelaynak kuşları ya da son Mohikanlar gibi kalsak da liberal demokrasiyi ve liberal ekonomiyi savunmaya devam edeceğiz. Bir avuç olduğumuzun farkındayım. Kamusal karşılığı olan liberal-demokrat sayısı çok az ama bu ülkenin özgürlüğe ve hukuka her şeyden çok ihtiyacı var.

Yalnız şunu da hatırlatmam gerek: 17-25 Aralık darbe teşebbüsünü ABD destekliyor diye kendileri de alenen desteklemiş ve hâlâ özeleştiri yapmayarak pişkinliğe devam eden sahte liberal parti başkanları var. Hem bu darbeci tavırları yüzünden meczup hale düştüler hem de hâlâ utanmadan liberalizm adına konuşmaya ve sağa sola saldırmaya kalkıyorlar. Kimse de bunlarla ilgilenmiyor.

Liberal olmanın, özgürlükçü olmanın temel şartı ister Kemalizm, ister Gülenizm, ister ABD adına olsun, her türlü askeri ya da yargısal darbeye karşı çıkmaktır. Büyükada gibi, Sözcü gibi, Cumhuriyet gibi, Berberoğlu gibi özgürlükleri ihlal eden davalara karşı hukuku savunmaktır. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 16:55
    Milli savaş uçağımız ürettiğimiz anda hiç bir ülkeye,ittifaka bağımlılığımız kalmayacak.Tapmaız gereken uzaya istasyon kurmak.NASA ABD'nin tekelinde olduğu müddetçe küresel güç olmaya devam eder.Ama AB daralıyor daralmaya başladı yeniden canlanmak ve huzur istiyorsa ABD ile çatışmak zorunda kalacak NASA karşıtı bir yapılanmaya giderler.İngiltere'nin AB den ayrılması ABD projesidir ve tıkır tıkır işliyor.ABD'nin unuttuğu bir şey var ABD bir ulus devlet değil yani zemini son derece kaygan deperemi bırak ufak bir heyalan ABD'yi yerle bir eder yani ABD dışarıdan değil içeriden üfleme ile yıkalacak bir narinliktedir.Ulus devlet yapısna sahip olmayan devletler her zaman yılıkmaya mahkumdur.Güçleri zamanla sınırlıdır kağıttan kaplandırlar.
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 12:26
    Yunanistan almis ama kurmamis Giritde deopada diye hbr cikmisti bunu arastirsaniz iyi olur gunun sonunda S400 lerde depoda terkedilmis birilerinin incelemesini bekleyecek olmasin :)
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 12:26
    Libera aydın sayısı az olabilir fakat bu ülkenin köylüsüde dahil yarıdan fazlası liberal.Kim bunları ikna edebilirse o iktidar olur.
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 11:55
    Hiç bir kuruluştan ÇIKMAYARAK tam da aksine etki alanlarımızı oralarda daha fazla genişletmeliyiz !
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 10:36
    1. körfez harekatı sırasında Saddam elindeki fransız yapımı uçaksavar füzeleri yazılım müsade etmediği için kullanamamıştı. Bu devirde tehlikenin nereden geleceği belli olmaz bu yüzden S400 ler son derece gereklidir. Konuyu bu açıdan düşünürsek batının S400 lere neden bu kadar karşı çıktığınıda daha iyi anlayabiliriz.
  • Misafir 20 Kasım 2017 Pazartesi 10:28
    liberalizmi bilmeyenler hiç bir şeyden haberi yok demektir.nagehan hanım efendi görüşlerinize katılıyorum . size sağlıklı hizmet dolu uzun ömürler diliyorum
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 18 MPH 16°
Kısmen Güneşli