HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Neva Çiftçioğlu Banes

Neva Çiftçioğlu Banes

[javascript protected email address]

Uluslararası Mutluluk Günü

03 Temmuz 2012 Salı, 10:52:22Güncelleme: 13:34:11

TAKVİMİNİZDE 20 Mart gününü işaretlemeyi unutmayın. Birleşmiş Milletler geçen hafta perşembe günü yaptığı basın toplantısıyla bu tarihi "Uluslararası Mutluluk Günü" olarak ilan etti.
193 katılımcının tümünün oyuyla alınan bu kararda hedef, insanların senede bir de olsa bir araya gelerek mutluluğu şölenlerle kutlamaları, kendilerini mutlu edecek minik de olsa tüm faktörleri hatırlamaları. Çünkü insan doğası, kendisini mutsuz edecek problemlere odaklanıp sık sık onu dile getirmeye yönelik.
Karşı taraftan gelen dostça "Ne haber?" sorusunun ardından verilen yanıt ne kadar pozitif olursa olsun insanların aklına önce yaşadığı bir dizi problemin geldiği tespit edilmiş. En rahatlatıcı, stresten izole ortamlarda bile insanlarda problemlerini hatırlama ve karamsarlığa kapılma eğilimi fiziksel ve mental sağlık sorunlarına sebep oluyor.
Peki her şeye rağmen % 100 mutlu olmak gerçekten mümkün mü? Mutlu olmak için bir insan neye ihtiyaç duyar? Sağlık, para, iyi bir iş ve eş, çoluk çocuk, aşk, maneviyat ve barış, çoğunluğun aklına gelen faktörler.
İlginçtir ki çevremizde bütün bu faktörleri elinde bulunduran ve yine de mutlu olmayan insanlarla her gün burun burunayız. "Bu insanlar neyin eksikliğini duyuyorlar ki mutsuzlar?" sorusundan yola çıkan Berkeley Üniversitesi Psikoloji Bölümü bilim insanları değişik dil, din ve kültürden gelen insanlar arasında istatiksel bir araştırma yapmışlar.
Mutlu olmak için gerekli iki ana faktör ortaya çıkmış: Saygı görmek ve yardım için bir şeyler vermek! Araştırmacılar "vermek" kelimesinin altını çiziyorlar. Bu kelimeyle anlatılmak istenen şey, bir köşeye ayrılmış parayı ya da herhangi bir materyali sadaka olarak birilerine bağışlamak değil. Vermek, anısı olan, kullandığınız ve sevdiğiniz bir materyalden vazgeçebilmek anlamına geliyor.
Örneğin, kimsesiz çocuklar yuvasına bağış olarak yeni oyuncaklar yerine çocukluğunuzdan beri sakladığınız, vazgeçemediğiniz, manevi değeri olan kendi oyuncaklarınızı götürüp bırakabilmeniz gerçek anlamda mutlu edici "vermek" olarak kabul ediliyor. Boynunuzdan hiç çıkarmadığınız, size uğur ve sağlık getirdiğine inandığınız babaannenizin altın kolyesini çıkarıp kanserli bir arkadaşınızın boynuna, "Şimdi de sana uğur ve sağlık getirsin" diye takabiliyor musunuz?
Bu sorunun ardından çoğumuzun ağzından "Ama..." diye başlayan 40 çeşit bahaneler listesi dökülür. Çok azımız bu verdiğim örneğe benzer davranış içerisinde yaşıyoruz. Onun için de çok azımız gerçek anlamda mutluyuz. Maddeye bağımlılığımız had safhada.
Berkeley Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bu araştırmada ikinci vurgulanan mutluluk faktörü "saygı görmek". Bilim insanlarının tanımladığı şekilde "verebilen" bir insana saygı duymamak zaten imkânsız. Aslına bakarsanız bu iki ana faktörü yerine getirdikten sonra çoğumuzun sıraladığı diğer faktörler de peş peşe yaşamımıza girmeye başlıyor. Verebilen insana saygı ve güven duyuluyor, saygı ve güven duyulan insan iyi bir işe girebiliyor, maddiyatı obsesyon haline getirmediği için maddi sıkıntı çekmiyor, kendisiyle barışık olduğu için doğru eş adaylarıyla karşılaşabiliyor, çok iyi anne, baba ve örnek vatandaş oluyor, bu yaşam felsefesiyle az strese maruz kaldığından sağlık sorunları minimuma iniyor ve sonuçta mutlu oluyor. İlginç değil mi?
Belki mutluluğu açıklamak bu kadar basit değil. Ama en azından "mutlu olmak için gerekenler listesi"nin dışına çıkarak farklı düşünebilmek güzel. Sanırım 20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü'nün amacı da bu. İnsanları dünyadaki kaostan biraz olsun uzaklaştırarak bir gün de olsa mutluluk konusunda düşünmeye ve tartışmaya sevk etmek. Birleşmiş Milletler geçen sene de aynı konuyu tartışmış, bir karar alamamıştı. Bu sene tüm dünyaya bir çağrı yapma gereği duyuldu. Haberleri okursanız sebeplerini tahmin edebilirsiniz. 20 Mart aynı zamanda gece ve gündüzün birbirine eşit uzunlukta olduğu bir gün, nevruz, İran'ın yeni yılı, Dünya Serçeler Günü ve Himalaya Krallığı mutluluk günü.
Sevgililer Günü, Kadınlar Günü, Anneler, Babalar, Çocuklar Günü..... Bence Uluslararası Mutluluk Günü, bütün bu özel günlere daha çok anlam katacak bir gün. Yeter ki o gün de diğer günler gibi para kazanmak ve politika yapmak amacıyla kirletilmesin.

 

Ünlülerin mutluluk için söyledikleri sözler

■ BİR mumla binlerce mum yakılabilir ve o mumun ışığı diğerlerini yaktığı için asla azalmaz. Mutluluk da öyledir. Paylaşılmakla azalmaz.
Budha
■ Eğer düşündüğünüz, söylediğiniz ve yaptığınız birbirini tutuyorsa mutlusunuzdur.
Mahatma Gandhi
■ Şu dünyada yüzlerce ahmak etek dolusu altın verir de şeytandan dert satın alır.
Mevlânâ
■ Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
Mevlânâ
■ İnsanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun organı saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, kalbindeki mutsuzluktan diğer bütün organlar etkilenir. Liderlerin dünya mutluluğu için de çaba sarf etmesi gerekir.
M. Kemal Atatürk
■ Mutluluk getirmek için barışı bozanların mutluluk tanımlaması tahminlerinizin çok dışındadır.
Thomas Jefferson
■ Mutluluk bazı insanlar geldiğinde, bazı insanlarda gittiğinde yaşanır.
Oscar Wilde
■ "Mutlu olmak için neler gerekir" diye araştırırken vakit kaybetmek mutsuzluktur.
Albert Camus
■ Gergin ve sinirli olduğunuz her dakika mutluluğunuzdan kaybettiğiniz 60 saniyedir.
Kent M. Keith
■ Aslında unutkanlık iyi bir şeydir. Sizi mutsuz eden şeyleri unuttuğunuz gibi bir de her yaşadığınız mutluluğa "ilk kezmişçesine" heyecan katar. İyisi mi mutlu olmak için unutun.
Friedrich Nietzsche

Diğer Yazıları

İdeolojiniz kokuyor!

  • Yayın Tarihi: 29/09/14 07:31
  • [javascript protected email address]
Sizin de başınıza geldi mi hiç? Havaalanında duty free (gümrüksüz) alışveriş yerine ya da herhangi bir parfüm satan mağazaya girersiniz. Çok tanınmış bir firmanın şık görüntülü bir parfüm şişesine eliniz uzanır, kapağını açıp hafifçe burnunuza...
Devamını Oku

‘Uzaylılar var’ desem...

  • Yayın Tarihi: 22/09/14 05:55
  • [javascript protected email address]
DOĞUM sancısı gibi periyodik beliren "Uzayda hayat var mı?" soruları geçen hafta yine ortaya çıktı. Ezberlediğimiz standart bilgilerin dışında ufacık bir bulgu bile heyecanlanmamıza yetiyor. Hemen internete giriliyor, söylenenler inceleniyor, televizyon...
Devamını Oku

Psikopat!

  • Yayın Tarihi: 15/09/14 15:11
  • [javascript protected email address]
PSİKOPAT!.. Sizi kızdıran, canınızı yakan kişiye bir anda ağzınızdan çıkıveren bu kelimenin ardında ne sırlar yatıyormuş meğer. Geçen hafta yayımlanan birkaç bilimsel makaleyi okuduktan sonra daha farklı düşünmeye başladım. Sağımız solumuz psikopat...
Devamını Oku

Ağzımızdaki ‘şeytan’

  • Yayın Tarihi: 08/09/14 05:51
  • [javascript protected email address]
AĞZIMIZIN içinde yerinde durmayan 60-70 gramlık organımızdan, yani dilimizden bahsediyorum. Geçen haftanın en çok okunan bilim haberlerine bakınca anladım ki, dilimizi "paketleyip bir süreliğine rafa kaldırabilsek" ya da "eğitebilsek", şahsımızın da,...
Devamını Oku

Basının bahsetmekten çekindiği bilim haberleri

  • Yayın Tarihi: 01/09/14 06:44
  • [javascript protected email address]
BU hafta sizi çok yakın geçmişte keşfedilen, son 7-8 aydır bilimsel arenada sıklıkla tartışılan ama basının nedense pek yer vermediği ilginç buluşlardan birkaçıyla tanıştırmak istedim. Bir araştırmanın kalitesi, gerçekleştiren ekibin güvenilirliği,...
Devamını Oku
Tüm Yazıları