Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Suriye iç savaşının başladığı günden beri Türkiye’yi yabancı terörist savaşçılarla ilgili bir dizi ithama maruz bıraktın. İtham kampanyası PKK’nın silah bırakmamasını sağlama almak, IŞİD tehlikesini PKK’yı ve Büyük Kürdistan hayalini tahkim eden bir silah deposu olarak konumlandırmak içindi. IŞİD’in rezilliklerini “PKK’nın silahlı, militan ve laik” bir örgüt olarak yaşamaya devam etmesinin mazereti yaptın ki, çözüm süreci berhava olsun, Türkiye yönetilemesin.

        Şimdi Türkiye Ortadoğu’nun en tehlikeli örgütü olan IŞİD’e operasyon yapıyor, yani mazeretini elinden alıyor diye “Savaşa haaayııır” yaygarası yapıyorsun.

        Barış çocuğu pozlarını kimse yemiyor. Yarattığın algının bedeli Türkiye’nin IŞİD konusunda ekstra sorumluluk üstlenmesi olmuştur. IŞİD’e karşı dün itibarıyla başlatılan operasyon, bedeliyle, maliyetiyle tümüyle senin eserindir. Neler yaptığını, ama gerçekte neler olduğunu kısaca özetleyelim hadi.

        “Sınırlar falloş oldu, devlet hiçbir şey yapmadı” dedin. Oysa o sırada Türk Silahlı Kuvvetleri fiziki güvenlik önlemleri için 365 km hendek kazmış, 70 km toprak set, 7 km beton duvar ve 22 km akordeon engel inşa etmişti. Sınır hattında 145 km tel engel yenilenmiş, 90 km tel engel kurulmuştu. Devriye faaliyetleri için 270 kilometrelik bölüm aydınlatılmış; 1.280 kilometrelik devriye yolu ıslah edilmişti. Türkiye’nin sınırlarını koruyan askerlerin yarısı Suriye sınırımızda görev yapmaktaydı zaten. Sadece personel değil , sınır güvenliği önlemleri kapsamında hudutlarda görev yapan “taktik tekerlekli zırhlı araç”ların yarısı, insansız hava araçları ve insanlı keşif uçaklarının yüzde 90’ı Suriye sınırında faal haldeydi. İnsani ve vicdani bağlamda Türkiye’nin yüzakı olan açık kapı politikası bu şartlara rağmen sürmekteydi.

        Bunları hiç görmedin.

        Sığınmacılar biyometrik kayıtları yapılarak içeri alınıyor, kendilerine bir tanıtım kartı veriliyordu. Bu kart da etnik kimliklerine ve mezheplerine bakılmaksızın veriliyordu. Aralarında Nusayriler yani Aleviler de vardı. Ama sen “Türkiye mezhepçilik yapıyor” demeye devam ettin.

        Yabancı terörist savaşçıların kendi ülkelerinden ayrılmadan engellenmesi, Türkiye’ye geldikten sonra yakalanmalarından çok daha kolaydı ve geldikleri ülkeler bu konuda sorumluluklarını yerine getirmedi. Batılılara toz konduramadığın için bu durumu hiç eleştiri konusu yapmadın.

        “Türkiye’den binlerce kişi IŞİD’e katılıyor, AKP teşvik ediyor ya da göz yumuyor” diye yaygara yaptın, İngilizce twit’ler atarak ülkeni dünyaya şikâyet ettin. Oysa durum şuydu: Irak ve Suriye’de IŞİD saflarında tahminen 24.000 yabancı terörist savaşçı var, Iraklı ve Suriyeli militanlarla birlikte IŞİD’in toplam mevcudu tahminen 40.000- 70.000 arasında değişiyordu. Bunlardan sadece 1000-1300’ü Türkiye’den katılmış.

        Yani?

        Türkiye, Suriye ve Irak’la paylaştığı 1.300 km sınıra ve 80 milyona yakın Müslüman nüfusa sahip bir ülke olmasına rağmen, IŞİD’e en çok katılımın olduğu ülkeler arasında ilk 10 sırada dahi yer almıyor!

        Üç maymundun. “Türkiye IŞİD canavarına el veriyor, beraber çalışıyor” diyen PKK-PYD ve kuyruk acılı paralel devlet yapılanması artıklarının peşine takıldın. Ama bak, onuncu kez tekrar: Türkiye IŞİD’i 10 Ekim 2013 tarihinde terör örgütleri listesine aldı ve şunlar var:

        600’e yakın kişi IŞİD ile bağlantılı olabilecekleri “şüphesiyle” gözaltına alındı.

        100’den fazla şüpheli, örgüte mensup oldukları gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

        Ülke çapında havalimanları ve otogarlarda “Risk Analiz Merkezleri” kuruldu. Şüpheli bulunan 3000’den fazla yabancı ülke vatandaşı Risk Analiz Merkezleri tarafından sorgulandı.

        2011 yılından itibaren 108 ülkeden yaklaşık 16.000 kişinin ülkemize girişi yasaklandı.

        83 ülkeden 1.600’den fazla şahıs yabancı terörist savaşçı şüphesiyle sınır dışı edildi.

        1 Ocak 2014-15 Temmuz 2015 tarihleri arasında Türkiye-Suriye sınırında yasa dışı sınır geçişi sırasında 102.232 kişi yakalandı.

        Ama sana yetmedi.

        Belki şimdi tatmin olursun.

        Hatta utanırsın. Beklentimiz, bu gerici, korkunç, kafa kesen yaratıklara karşı savaşta en ön safta olman.

        Daha azı kurtarmaz.

        Diğer Yazılar