Öne Çıkanlar
Son Dakika
17.10.2017 - 06:22 | Güncelleme:

‘Cihatçı’

 

SURİYE’de IŞİD’e karşı mücadele eden İngiliz kadın savaşçı Kimmie Taylor, Independent’a konuşmuş. İlk kez 2015’te Suriye’ye giden Taylor, eline silah alma kararı vermeden önce uzun bir süre PYD-YPG’lilerin “Rojava” davası için çalışmaktaymış. Bu süreçte Avrupalıları Rojava davası hakkında bilinçlendirmek için Suriye ve Avrupa ülkeleri arasında sürekli gidip gelmiş; konuşmalar, konferanslarla iktifa edemediğini anlayınca YPJ’ye katılıp savaşın ön saflarında yer almış. 27 yaşındaki İngiliz kadın, halen Rakka yakınlarında ve savaşın ön saflarında kalabilmek adına sürekli birliğini değiştirecek kadar “radikal”. “Bu savaşa her şeyimi verdim ve Rojava’nın amaçladığı şeyi elde edebilmesi için ölmeye hazırım” diyor. Rakka IŞİD’den temizlense bile görevini tamamlanmış saymıyor. “Tabii ki devrimin gerçekleştirilmesine dair çalışmaya devam edeceğim.”

Kimmie Taylor Rojava savaşındaki tek İngiliz kadın olabilir ama böyle pek çok Batılının IŞİD’e karşı savaşta yer almak için Suriye’de olduğu biliniyor. Keskin inançlılara özgü bir kararlılıkla etnik temizlik yapan, insanları evlerinden atan, tarlalarına el koyan PYD-YPG’nin safında, kendi davalarının “cihadını” yapmak için savaşan, pek çok Hıristiyan ya da seküler Batılı var. Gelgelelim “dil” garip bir şey. Zira tam olarak kendi dünya görüşlerinin cihadını yapmak için sıcak evlerini terk edip bölgeye gelmeyi, can vermeyi ve can almayı göze aldıkları halde dünya onları “cihatçı” saymıyor. “Radikal” olarak bile görmüyor.

Ne tuhaf değil mi?

Esad’ın uçaklarının attığı bombaların yıkıntıları arasından çıkarılan ölü çocuk bedenlerine dayanamayan ve Suriye’ye gelip rejim askerleriyle savaşma kararı alan Cezayir kökenli bir Fransa ya da İngiltere vatandaşının yaftası yekten hazır: “Yabancı terörist savaşçı.”

Hama yakınlarında yaşayan ve evi başına yıkılıp bütün ailesi ölene kadar etliye sütlüye karışmamış ama yaşadığı trajediden sonra rejimle savaşma kararı alarak bölgesinde bulunan bir ketibeye katılmış adamın da yaftası belli: “Cihatçı”.

Ama aynı ülkelerden kalkıp IŞİD’le savaşmak ve PKK-PYD güçlerinin yapmaya niyetlendiği devrime yardım için geliyorsan etiketlenme yok, üstü kapalı övgülerle aldığın bir onay var.

İlginçtir, Suriye rejimi tarafında savaşan Hizbullah milisleri için, İran’a bağlı güçler için de, IŞİD militanları kadar brutal yöntemler uygulamalarına rağmen hem de hiçbir zaman “cihatçı” ifadesi kullanılmadı.

Her grubun kendi cihadını verdiği bir yerde, sadece Sünni selefi muhalif gruplara “Cihatçı” denilmesi kaybedecek tarafı otomatikman işaretlemek içinmiş, gördük.

Suriye’de savaşan aktörlere ilişkin dil böyle kurulduğu gün muhalifler kaybetmişti. Dil böyle kurulduğu gün Esad kazanmıştı.

ESAD’LA MASAYA OTURMAK: ALDATILMAYA DAVETİYE ÇIKARMAK

IŞİD, yaptığı zalimce uygulamalar ve iğrenç propaganda görüntüleriyle Suriye’de eli silah tutan ve kelime-i şehadet getiren bütün muhalif grupların moral üstünlüğü kaybetmesine yol açtı. Ama zaten tam da bu nedenle sahaya sürülmüştü. Zira IŞİD’in güç kazanması, hapishanelerin kapılarının ardına kadar açıldığı Irak’ta ve Suriye’de mahkûm durumda olan tutukluların cezaevlerinden kaçışlarının sağlandığı dönemlerden sonra oldu. Esad ancak “Onlar muhalif değil, terörist. Ben İslamcı teröristlerle savaşıyorum” demecinin altını doldurabilirse ayakta kalacağını biliyordu. Suriye’de ayakta kalan unsurların “seküler” ve “Batı ile savaşmayan” unsurlar olacağını biliyordu. Aynı sebep, iç savaştan önce kimlik bile vermediği PYD’lilere mevzi ve alan temin etmesini gerektiriyordu ki, bunu yaptı. Kimine maaş bile bağladı. Rejimle PYD arasında savaş başladıktan sonra hiçbir sorun yaşanmadı. Bundan sonra yaşanacağını da sanmıyorum.

Türkiye’ye “Esad’la masaya otur ki PKKPYD’ye verdiğin savaşı kazanabilesin” baskısı yapanların, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü koruması için Esad ile karşılıklı güven ilişkisi geliştirmesi gerektiğini vurgulayanların anlamadıkları şey şu: Esad ayakta kalmasının ardındaki nedenin PYD-YPG’ye göz yummak olduğunu biliyor ve Türkiye’ye duyduğu nefret PYD’ye taviz verdiğinde hissedeceği acıdan çok daha fazla.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 19:47
    yazıya ne nesöylesek azdır. adaletiniz takdire şayandır. çok teşekkür ediyorum. önemli bir yazı olmuş.
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 18:37
    Mukemmel bir yazi gercekler gercekten cok aci. Malesef guclunun adaleti boyle oluyor.
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 13:14
    Esad diktatör tamam da, onu Suudi kralından farklı kılan nedir sizin gözünüzde? Niye Salman'ı devirmeye kalkmıyoruz mesela?
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 12:10
    abla karıştırmışsın bu iş etki tepki olayo önce (senin deyiminle öfkeli çocuklar) pimi çekince karşı tarafta da haliyle tepki oluyor. yoksa adamlar durduk yerde kafir kanı dökmeye gelmiyorlar (biz onlar için kafi olduğumuzdan) yakıştırmadım size
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 11:42
    Bölgemiz bütün bu hengâmeden ancak "birlikte büyüyerek"çıkılabilineciğinin bilincine varıyor gibi....Düne kadar müttefiği olduğu tek kutuplu dünya düzeninin baskısıyla Esad'ı istenmeyen adam ilan eden devlet politikası,ülkemizin vazgeçilmez olmadığının açığa çıkmasıyla çarketme erdemi gösterdi..Takke düşüp kel göründüyse tutulacak yol belli olmalı.. Bölgemizin önünde büyük bir fırsat var.Bunu tarihi kılmak bizlerin elinde..Varolan dünya düzeninin en büyük oyun kurucusu olan emperyalist sermayeciliğini alt etmek artık bir hayal değil!Kendi dışındaki dünyayı gönüllü kapıkulu etmeyi becermiş militarist siyasi güçlerde zaten bunu görebildikleri için azgınlaşıyor.. Antiemperyalizm şiarı en büyük ortak payda bölgede..Bütün bölge ülkelerinin(suni devletlerin dışında) yanısıra,Batı'nın sunduğu "ilk kez bir ulus-devlet olma"imkanıyla gözleri kamaştırılan,bu yüzden de hesap yeteneğini az-buçuk yitirmiş siyasilerini izleyen Kürtlerin de "onurlarıyla" bu antiemperyalist coğrafyada yer almalarının yolu aranmalı.. Işid'in anatomisi harika!
  • Misafir 17 Ekim 2017 Salı 11:20
    Bence mağduru oynamaktasa neyi yanlış yaptıkta bu hale geldi demeniz lazım. Kendi özeleştirini yapmadan mağduru oynamak hiç bir şeyi değiştirmez.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 11 MPH 18°
Kısmen Güneşli