Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Reyhanlı’da bomba yüklü araçlar patladı, dün akşamüstü saatlerinde ölü sayısı 42’e, yaralı sayısı 100’e yükselmişti. Başbakan Erdoğan olayların arkasından yaptığı açıklamada, “Çözüm sürecini hazmedemeyen, barış havasını tahrik etmek isteyenler de bu tür davranışlar içerisine girebilir” dedi, Suriye rejimiyle kurulabilecek olası bir ilişki üzerinde durmadı.

        Bugün akla ilk gelen soru pek tabii, “Kim yapmış olabilir?“ sorusu ve net bir cevabı da yok. Reyhanlı’daki patlama Suriye rejimi ve ekürisinin Türkiye’ye verdiği “Aklından bile geçirme!” uyarısı olabilir mi? Mümkün. Türkiye’yi Suriye denkleminin tamamen içine çekmek isteyenlerin bir provokasyonu, “Hadi artık ne bekliyorsun?” kışkırtması olabilir mi? O da mümkün. Türkiye’yi Suriye denkleminin tamamen dışına itmek isteyenlerin uyarısı, “Sen bu işte hak iddia etmekten vazgeç artık” mesajı olabilir mi? İşin doğrusu, bu da mümkün.

        Reyhanlı’daki patlamaların yaratacağı sosyal travmayı anlayabilmek için Hatay’ın patlama öncesinde ne durumda olduğuna da bakmak gerekiyor.

        Akil İnsanlar Heyeti’nin Hatay ziyareti nedeniyle az çok koklama fırsatı bulduğum bu havayı birkaç hafta önce bu köşeden yansıtmaya çalışmıştım.

        Patlama haberiyle beraber Hatay’da tanıştığım çeşitli kişileri aradım. Aldığım görüşlerden bazılarını son derece ilginç buldum ve sizinle paylaşmaya karar verdim. İsimlerinin verilmesini istemeyen kişiler, şunları anlattılar.

        A.Y.: Hatay’da çok sayıda Arap Alevi’si var, bu kişiler Türkiye’nin Suriye’deki çatışmalarda Esad ile karşı karşıya gelmesinden zaten rahatsızlar ve bunun nedenini anlamak zor değil. Ama işin gerçeği, Hatay’daki Sünniler de oradaki savaştan kaçan, buraya yerleşen Suriyelilerden rahatsız. Sünniler apolitik ve kaygıları genel olarak yaşam standartlarının düşeceği endişesi üzerine. Reyhanlı Sünnilerin çoğunlukta olduğu bir yer, ama ilçe ahalisi sosyal patlama endişesi içindeydi. Düşük gelir grubuna mensuplar çünkü ve zaten dar olan yaşam alanlarını sayıların biri haline geldiler. Evet buradaki Arap Alevileri, mültecilerin var olmalarından bile rahatsız oluyorlar. Esad’dan kaçan her Suriyeli, buradaki Arap Alevilerini/Nusayrileri rahatsız ediyor, hatta biraz da giderek artan mültecilerle paylaşmak zorunda kalmaktan dolayı da huzursuz idiler.

        Reyhanlı’da iki gün önce yerel halkla mülteciler arasında kavga çıktı mesela. Olayların bu kavganın hemen ardından patlak vermesi manidar. Esad rejiminin yerel seçimlerde AK Parti’nin Hatay’ı kaybetmesini istediği, bu yönde çalıştığı, Hatay’da AK Parti karşıtı bir kamuoyu oluşturmaya çalıştığı da biliniyor, konuşuluyor. Bunları duyuyorduk ve patlamalar Hatay kamuoyunu AK Parti’nin karşısına dikmek için son derece elverişli bir mazeret oluşturdu. 

        K.Ş.: Suriyeli mülteciler Hatay’daki hayatı belirleyen unsurlarda “organize” bir rahatsızlık olduğu göze çarpıyor. Ama çok da kızamıyorum onlara. Çünkü bakın, ben Sünni’yim artı İslamcıyım. Ama öyle “mücahitler” var ki, beni bile tedirgin ediyorlar. Bu “mücahit” kardeşlerin yolu bazen benim dükkânıma düşüyor, sattığım kitapların yazarlarına laf sokuyorlar, dönüp beni süzüyorlar. Bu nasıl iş diyorum, ben İslamcıyım, ama canımı bu adama emanet eder miyim? Beni bile tedirgin eden insanlar, Alevileri korkutmaz mı? Korkutur.

        A.K.: Kırıkhan, Reyhanlı, Hatay hastaneleri tamamen dolu. Arkadaşım baldızıyla beraber öldü. Diğer bir arkadaşım, bir imam cami için para toplamaya çıktığı sırada yaralandı, şu an hastanede ve onun için bekliyorum. Maalesef bu bölge ahalisi provokasyona gelmeye müsait. Esad’ın ajanları ve onların bu yöredeki muhibleri, halkı “mülteciler” konusunda sürekli kışkırtıyordu zaten. Az önce Arap mültecilere saldırılar yapıldığını da duydum. “Sizin yüzünüzden bu hale geldik” deyip mültecilerin üzerine yürüyorlarmış. Başbakan ne zaman Suriye’yle ilgili bir çıkış yapsa bu oluyor. Suriyeliler işsiz güçsüzler ve hep sokaklardalar. Bu maalesef buradaki halkımıza batıyor, sürekli Suriyeli mültecilere laf atılıyor.

        Buraya gelen Suriyeliler de bu duruma şaşırıyor, hani Türkiye bizim yanımızdaydı, o zaman neden böyle kötü muamele görüyoruz diye soruyorlar. Allah sonumuzu hayretsin.

        Diğer Yazılar