Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hem ünlü, hem "twitter'ci" olmak zor tabii; her an "doğal ortamından" bildiremiyor insan! Ara sıra basın açıklamaları, çeşitli duyurular yapması, sosyal sorumluluklar üstlenmesi de gerekiyor. Özellikle de kerameti kendinden menkul bir şöhretli, şöyle cıvıldayabiliyortwitter'da:

        9.12: Bebek'te pancake...

        9.15: Ortam süpper, Alara, Dilara, Lara, Berk, Cenk, Murti oturuyoruz (Bi Mahmut, bir Hatice olamaz orada zaten. Olsa da Fatma Fatoş olur, Murat Murti!)

        9.19: Madencilere Allah'tan rahmet, ailelerine de sabır diliyorum.

        9.25: Of Işın çalıyo, süper! Olay!

        Böyle anlarda internetin, özellikle de "mobil olanının" bazı insanlara yasaklanması gerektiğini düşünsem de "özgürlüklerden yanayız". Youtube'un, Türkiye'de 2 yıl 23 gündür yasak olmasına tepkiliyiz!

        MÜZİK ERGİN'DEN, DANS ÖZEL'DEN

        Bu nedenle de çarşamba akşamı, sevdiğimiz yazar ve gazetecileri görmek istemenin de etkisiyle Beyoğlu'nda Ghetto'day-dık. (İnternetimi serbest bırak partisi)

        Gecede DJ'lik yapan eski genel yayın yönetmenim Sedat Ergin'e sordum "Geldik de, bunun, yasaklara etkisi ne olacak?"

        "Bir toplumsal farkındalık yaratmak istiyoruz" dedi ve Rolling Stones ile açtığı sahnesinde "Anadolu'nun Kayıp Şarkılarından "Köprü Ortasında"yı bile çaldı, tam not aldı. Radikal yazarı Sevin Okyay damardan metal dayamıştı, Kaan Sezyum ise "türler sıçraması" yaptı. O şarkılarla kısa geçişler daha iyi olabilirdi ama Sezyum, Tom Waits ile başladı, o bile yeterdi!

        Dünya durdukça namı yürüyesi yazar Yıldırım Türker'i dinlemek istesem, Eyüp Can'ın şarkı seçimlerini merak etsem de fazla kalamadım. Ancak dış haberler müdürümüz ve dış politika yazarımız Soli Özel'in muhteşem dans performansına nail oldum ya, ölsem de gam yemem.

        GALATA MODA, 10 NUMARA

        Bu arada tüm bunların öncesinde, Radikal Kitap'ın yazın hayatının onlarca ismini buluşturduğu 9. yaş gününe katılmak istemiştik aslında; Santral İstanbul'da...

        Ama bir şekilde kendimizi pek çok ünlü ya da ünlü olması gereken modacının tasarımlarını uygun fiyata alabileceğimiz, "Galata Moda"da bulduk. Özgür Masur'a bir kez daha hayran olduk, Kiki de güzel ve genç bir marka yaratmıştı; Tepebaşı'n-da pazar günü bitecek festivali beğendik.

        'ANNEME SÖYLEME' DEDİ AMA...

        Salı akşamı ise Beyoğlu'nda, The Hall'de, Koray Erkaya'nın "Don't Tell Mama" adlı nü fotoğraf sergisi vardı... Adı her ne kadar "Anneme Söyleme" de olsa sergiye Erkaya'nın annesi de katıldı. Ve de modellerinden biri: İngilizce finans okuyan 22 yaşındaki Tanya Özlem Gedik!

        Akıllı, neşeli, kendine güvenli, hoşsohbet Tanya'ya bakıyorum; devasa topuklarla benim boyumda; fotoğraflar da harika...

        BOYU DEĞİL, FOTOĞRAFI ÖNEMLİ

        Bir fotoğrafçı arkadaşım "bu tip fotoğraflarda en iyi, Sertab Erener gibilerin resim verdiğini" söylüyor. Yani böyle 1.66'da kalmak; ne uzun, ne kısa olmak; özellikle de nü'de fayda sağlamıyor! Tüh!

        19 fotoğraf sergileniyor, Erkaya'nın 21 nü kadın fotoğrafının kolajından oluşan ışıklı masası da ortada... Her resimden sertifikalı 7'şer, masadan 3 adet satılacak.

        Sergi sonunda bir anket yapıyorum. Kimi "Çok güzel" diyor, kimi "Bu sergi bir şey söylemiyor. Beğenmedim" diyor, kimi "Helmut Newton gibi bir örnek varken... Çok geriden geliyoruz" diye söyleniyor.

        Katılmadan edemiyorum ama "bu ortamda"; "pornografiyle sanatı, erotizm ile avamlığı ayırt etmek isteyenlere sergiyi tavsiye ederim."

        Bu arada Erkaya'ya çıplak modellik yapan Tanya'nın kasığındaki "Rusça" dövmenin "mutluluk burada" anlamına geldiğini öğrenen arkadaşlarımın sergiye 2,3,4 hatta 14. şansı verdiklerini söylemeliyim.

        Diğer Yazılar