Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Van-Erciş halkı, kaç gündür tıpkı Gezi Parkı’ndaki gibi kesilmesi gündemde olan ağaçları için nöbet tutuyor. Çünkü Çatakdibi (Zortul) Köyü’nün verimli tarım arazilerine, TOKİ ve AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) işbirliğiyle deprem konutları yapılacak.

        Meyve ve kavak ağaçları, güzelim tahıl ve yonca tarlaları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Van’da yaşayan vatandaşlarımız, konuyu gazeteciler aracılığıyla da kamuoyuna duyurmak için çabalıyor. O notlardan birini de bana göndermişler. Ülkenin her bir karesi değerliyken, böylesi bir olaya sessiz kalmak elbette ki olmazdı. Hazineye ait araziye 80 yıldır kira ödedikleri halde “işgalci” gibi gösterildiklerini söyleyen köylüler, Erciş Kaymakamı ve Belediye Başkanı’na ulaşamadıklarından yakınmış. İddialar böyle olunca ne olup bitiyor, diye bir araştırmaya koyuldum.

        Erciş Kaymakamı Sayın Barboros Baran’ı aradım. İlçenin en yetkili ismi olduğu için görüşmek istedim. Özel Kalem sekreteri, toplantıda olduğunu söyleyince cep telefonu numaramı bıraktım. Konu hakkında bilgi almak istediğimi iletmesini rica ettim. Bu yazı sizinle buluşana dek arayan soran olmadı. Eğer bir açıklama yapmayı düşünürse köşemde yayınlayacağım. Sayın Kaymakam’ın konuyla ilgili bir basın açıklamasına ulaştım. “Zemini gevşek olmayan ve yeni konut yapımına en müsait olan alan” diyor bu tarım arazisi için.

        “Yaklaşık 120-130 dönümlük bu hazine arazisi üzerinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespitlerde 170 adet meyve ağacı, 630 meyve fidesi, 1800 kavak ağacı, diğer parselde 3220 meyve ve ağaç fidesi bulunmaktadır,“ diye de ekliyor. Yani Sayın Kaymakam kendisi de, arazinin tarım açısından ne kadar değerli olduğunun itirafını yapıyor. Bunun vebali büyüktür. İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün raporu da bu alanın verimli tarım arazisi olduğu yönünde. Van Büyükşehir Belediye Başkanı ve Van Barosu’da, basına yansıyan haberlerden anlaşıldığı üzere, köylülerle aynı fikirde. O topraklar, yıllarca güvenlik bahanesiyle tahrip edildi. Artık rahat bırakılmalıdır. “Çevre dostuyum” diyen Sayın Başbakan, duruma el koyarak bunu ispatlamalıdır. Medya ise şimdiye dek bölgeye kapattığı gözlerini, tıkadığı kulağını, Van’ın güzel insanlarının bu hayat dolu çağrısına destek vererek açmalı, yitirdiği itibarı yeniden kazanmalıdır. Çünkü hepimiz için mutluluk; sokağın tavanı, ağaçların heybeti, suların özgürlüğü kadardır.

        Diğer Yazılar