SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Paralel evrende aşk

08 Eylül 2016 Perşembe, 09:31:44 Güncelleme:09:33:02
Oben Budak

Oben Budak

[javascript protected email address]

 

UZUN süredir göremediğim bir arkadaşıma nerelerde olduğunu sordum o da âşık olmasını ortadan kaybolma nedeni olarak ileri sürdü. Aslen azılı bir reklamcı olan arkadaşım, dahil olduğu sosyal hayattan aşırı sıkıldığı için sevgilisini o çevrenin içine sokmamaya karar vermiş. “Kimseyi tanımayan, bu dünyayla alakası olmayan birini buldum ve kıyamıyorum” dedi duygularını anlatırken. Sevgilisine bilimkurgu filmlerindeki korunmazsa dünyanın sonu gelecek bakire kız yüklemesi yapmasına şaşırdım aslında. Sevgili bulup ülke değiştirenleri biliyorum ve çok da özeniyorum ama ortam değiştirene rastlamamıştım. Sonra Tarkan’a hiç tanımadığımız biriyle evlendi diye ne kadar şaşırdığımızı hatırlayıp bu olayla bağdaştırdım. Belki de çevreniz başınızı yediği için ona artık yeni kurbanlar vermeden başka bir dünya kurmanız gerekiyor. Arkadaşım bu camiadan da uzaklaşmamış, yine davetleri, partileri kaçırmıyor ama hiçbirine sevgilisini getirmiyor. İstanbul gece hayatındaki çevre de bomba gerçi artık düzey öylesine yerlere düştü ki daha siz uzaktan gelirken dedikodunuzu yapmaya başlıyorlar. Sonra aralarına yeni giren sevgilinizin dedikodusu başlıyor. Çarkın dişleri bu şekilde dönüyor ki siz kavga edip yolları ayırınca da devam ediyor zaten. Bu yüzden paralel evrende aşk yaşama hikâyesi benim aklıma yattı. Kimsenin yara almadığı bir evren olur mu olur!

 

Ne işin var Burning Man’de?

ŞU an gerçekleşmekte olan Burning Man Festivali’nin on binlerce kilometre öteden gelen kokusu herkesin kafasını güzelleştirdi galiba. Festivale gidenlerin bu kadar kıskanıldığı belli edilmese keşke. Yok efendim ‘Senin ne işin var orada’, yok ‘O ne anlar’... Kimsenin bir şey anlamasına gerek yok ki, ortak paydada buluştuğun insanlarla aynı kafada eğlenmek için gidiyorsun zaten festivallere. Türkiye’den burnunu çıkarmayıp, hepsi birbirinden özensiz festivallerimizden başkasını görmeyince insan bol keseden atabiliyor tabii. Şöyle özetlemem gerekirse, yurtdışında en baba festivalimizin 20 katı güzelliğinde bir hizmet ve eğlence alıyorsunuz. Bakın iki üç kat güzellikten bahsetmiyorum, en az 20 kat! Bu yüzden birine “Onun ne işi var orada” diye soracağınıza kendinize “Benim ne işim var burada, bu sene de gidemedim Burning Man’e” diye sormalısınız. Aydınlanmak iyidir.

 

Popun okumuş prensi

KERİM, Viyana’da konservatuvar okuyup, 13 yaşında müzikallerde sahne almaya başlamış yeni bir yetenek. ‘İlla Aşk’ ismindeki şarkısı çok yeni şeyler barındırmasa da müzikal geçmişi saygı duyulması gereken bir boyutta. Uğur Alkapar’ın röportajında okuduğum kadarıyla Kerim, genç yaşının uzun bir bölümünü sahnelerde geçirmiş. Türkiye pazarında ne yapacağını zaman ve Kerim’in yaptıkları gösterecek ama böylesine donanımlı bir ismin pop dünyamıza kazandırılması güzel.

 

Bahşiş kültürü

ISMARLADIĞIM yemeği eve getiren servis elemanına 5 TL bahşiş verdiğimde gözlerinin açılıp şaşırdığını fark edince araştırmaya başladım ki, bahşiş kültürü ülkemizde henüz yeni gelişmekte. İnsanların kötü niyeti olduğunu zannetmiyorum ama öyle bir alışkanlığımız yok. Kendi arkadaşlarımın bile bahşiş vermekten kaçındıklarını görünce uyaracak oluyorum, gelen tepki: “E onun işi bu!” Yani neredeyse bütün firmalar servis elemanlarına “Zaten bahşişten de kazanırsın” diye az maaş veriyorken bahşiş konusunda cimrilik yapmak neden? Özellikle kalabalık masalara çok kızıyorum. Herkes ortaya 5 TL atsa tatmin edici bir bahşiş ortaya çıkacakken insanların bu kadar rahat olmasını anlayamıyorum. Siz cebinizden çıkan 5 TL ile fakir olacak değilsiniz ama servis elemanları bu parayla kendi içlerinde zenginleşebiliyor.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN