Olan-Biten
BÜLENT ERSOY'lu Beyaz'ı cuma gecesi evde olmama rağmen merak edip de izlemedim. Sonrasında Twitter'dan okuduğum kadarıyla Beyaz'ın bir dakika bile sandalyeye oturmayıp, 'saygı'dan dolayı sürekli ayakta oluşu çok eleştirilmiş. İşte bu sahte sahneleri görmeye tahammülüm kalmadı artık benim. Önceki senelerde, "Beyaz Show artık biter herhalde" dediğimiz dönemde Sezen'i çıkararak büyük hamle yapan Beyaz, şimdi de Bülent Ersoy'la çok konuşulacak ama neye yarar bilmem.
SELMA ERGEÇ bir dergideki moda çekimi için verdiği pozda göğüs uçlarının gözükmesi konusunda "O pozu bilerek vermedim, elbise üstüme büyüktü, hataydı" gibi bahaneler savurmuş. Hesap soranlara "Arkadaşlar deli misiniz siz? Ben oyuncudan önce mankenim. Üstsüz de çıkarım, transparan da giyerim, size ne bundan?" diyememiş. Magazin dünyasına her giren bir pısırık oluyor onu anlamıyorum.
VAHİDE GÖRDÜM'ü rahat bıraksak mı artık? Nereye gitse kameralar sarıyor etrafını ve her zaman sorulan şey de "İyi misiniz?" oluyor. Yani kadın iyileşmiş ki ortalarda dolaşıyor, yarım kalan filmini tamamlamak istediğini söylüyor. 10 kere sinir bozucu bir şekilde bu soruyu tekrarlamak kimin işine yarıyor? Magazin muhabirlerinin yeni evlenenleri her gördüklerinde "Çocuk ne zaman?" diye sormaları gibi alışkanlık haline gelmese bu soru...
Ciddi lüks!
HAFTA SONU yine Antalya'daydım. Bu ara üst üste gidiyorum çünkü Antalya'nın tam mevsimi. Hazirana gelindi mi benim gibi sıcağa dayanamayanlar için bir fırın halini alan Antalya'nın şu sıralar en çok konuşulan oteli ise Susesi. Adını ilk duyduğunuzda (Türkçe olmasından sanırım) çok ısınamıyorsunuz. Bu civardaki otellerin adlarının hep İngilizce olmasından galiba, beynimize öyle bir işlenmiş ki, Türkçe'yi reddeder konuma gelmişiz neredeyse. Ama hâlâ etkilenmeyenler varsa otelin adının sonunda 'Luxury Resort&SPA' eklemesi de mevcut! Lüks kelimesinin bu civardaki otellere mahsuscuktan eklendiğini de iyi bilirsiniz sanırım. Ama Susesi ciddi anlamda lüks bir otel. Teraslı odalarında özel yüzme havuzu da bulunuyor. İsterseniz odadan çıkmadan, havuz-güneş-yemek üçgeninde vakit geçirip kendinizi yatağa atabilirsiniz. Kendinize yetebildiğiniz bir odası var yani. Ucuz yabancı turistleri görmeyeceğinizi de hatırlatayım. Antalya için en önemli nokta artık bu oldu galiba.
Şampiyonluk fikri
BİR GS'li olarak cumartesi çok sevindim, şampiyonluk fikir olarak güzel geldi. Ama ertesi gün maçtan sonra Fenerbahçe Stadı ve çevresinde yaşananları düşününce aklım almadı. Bir spor mücadelesinden sonra ortalığı nasıl bu hale getirebiliyoruz, açıklayabilen var mı? "Takım aşkı" diyecekseniz "Yok artık" diyorum. Bu konu aşkı aşar! Madem yıktık döktük koca stadı, onarma işlemine GS'liler de gitse olmaz mı? Sadece sahada rakip olmayı beceremez miyiz acaba? Çok Polyanna gibi geldiysem söyleyin ama bu işin giderek şiddetlendiği unutulmamalı! Bir yerden geri dönüp orta yolu bulmak lazım sanki...
Mazoşist olabilir misiniz?
TV'DE ne zaman rastlasam izliyorum Aşkım Kapışmak' ı . Herkes onu ilişki uzmanı olarak nitelendiriyor ama bir tek bu konuyla sınırlı değil. Son kitabı 'Küçük Mutluluklar Kitabı'nı okudum. 'Mazoşist' kelimesinin tanımını yazmış, aktarıyorum: "Mazoşist sevgide boyun eğen kişilere denir. Mutlu olmak için başkasına ihtiyaç duyar ve onun dediklerini yaparlar. Sadece sevilmek hoşlarına gider. Dayak yiyen ve bundan kurtulmak için çaba sarf etmeyen kadınlar böyledir." Efendim, tanıdık mı geldi haliniz?