10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
17 Ekim 2016 Pazartesi, 01:26:11 Güncelleme:09:07:41

Yeni eğitim stratejileri

 

Ekim ayının ilk günlerinde açıklanan “Orta Vadeli Program” içinde eğitimle ilgili çok önemli kararlar yer aldı. Bunlar, daha önce dile getirdiğimiz zihniyet değişimine yönelik olmasa da operasyonel anlamda ciddiye alınması gereken kararlardı. Bu kararlardan “tekli eğitime geçiş” konusuna geçen hafta değinmiştik. Bu hafta ise 2019 yılından itibaren “okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi” ve “5. sınıfın yabancı dil eğitimine ayrılması” kararlarını gözden geçireceğiz.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

Öncelikle, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi, hiç tartışmasız doğru ve desteklenmesi gereken bir karardır. 2012 yılında kademeli eğitime (4+4+4 sistemi) geçilirken en çok tartışılan konulardan biri, okul öncesi eğitim olmuştu.

O dönemde okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 60’a yaklaşmıştı. Ancak ilkokul yaşı 6’ya çekilince okul öncesi eğitim için bir belirsizlik doğdu ve o günkü şartlarda zorunlu hale getirme kararı verilemedi. Bakanlığın olumlu çabalarıyla okul öncesi eğitimde okullaşma oranı geçen yıl yeniden yüzde 54’e çıktı. Artık konuyla ilgili yeni bir strateji geliştirmek gerekiyordu.

Anasınıfı açmak veya okul öncesi derslikleri yapmak büyük yatırımlar gerektirmiyor. Dolayısıyla, konuya ciddiyetle eğilmek ve il düzeyinde kampanyalar yapmak sorunu büyük oranda çözecektir.

YABANCI DİL HAZIRLIK SINIFI

Genel bir yaklaşımla, 5. sınıfın yabancı dil hazırlık sınıfı olarak tahsisi önemli ve doğru bir stratejidir. Gerçi, mevcut sistemde hazırlık sınıfı olmasa da öğrenciler tercihlerini yabancı dilden yana kullanarak veya okul idaresi seçimlik dersleri düzenleyerek haftada en az 18 saat yabancı dil dersi alınması sağlanabilir.

2012 yılında yeni düzenlemeler yapılırken, 4+4+4 sistemi ile birlikte 5+3+4 alternatifi de gündeme gelmiş ve değerlendirilmişti. 5+3+4 sistemi, o güne kadarki uygulamalar açısından daha sorunsuz bir geçiş imkânı sunuyordu. Ancak 4+4+4 sisteminin tercih edilme sebeplerinden biri, daha önceki Anadolu liseleri tecrübesinin etkisiyle, ortaokulda ilk yılın yabancı dil hazırlık sınıfı olarak tasarlanabileceği düşüncesi olmuştu.

Bu yönüyle hükümet, hem okul öncesi eğitim hem de tekli eğitim konularında önceki yıllarda düşündüğü stratejileri takip ederek kararlılığını sürdürüyor.

Ancak 2019 yılında, ülke çapında hazırlık sınıfı uygulamasına geçmek farklı alanlarda da yeni stratejiler geliştirmeyi, hatta zihniyet değişimini gerektiriyor.

Bu stratejilerin en önemlisi öğretmen temini olacaktır. Bilindiği gibi, ülkemizde yabancı dil öğretimi oldukça yetersiz ve hatta başarısız. Bunun sebeplerinden biri, yabancı dil öğretmenlerinin büyük bir kısmının yabancı dili konuşamıyor olması ve dolayısıyla gramer ağırlıklı dil anlatımıdır.

Bu öğretmenlerin dinleme, anlama ve konuşma sorununu çözmeden çocuklarımıza yabancı dil öğretme çabası sonuç verebilir mi? Esas amaç çocukların bir yabancı dili anlaması/ konuşması ise önce kendi anadilini çok iyi bilen, sonra da yabancı dili anlayan/ konuşan öğretmenlere ihtiyaç var.

Bu sorun kısa zamanda ve hatta yurtiçi kaynaklarla çözüleceğe benzemiyor. Eski Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu,yurtdışından öğretmen temini” konusunu gündeme getirmişti. Ancak hamasi bir tavırla karşı çıkıldı ve konu tartışılamadı bile. Halbuki, hatırlayabildiğim kadarıyla eski bakanlardan Sayın Vehbi Dinçerler zamanında Pakistan’dan İngilizce öğretmenleri getirilmişti.

Diğer yandan, öğrettiği yabancı dili anlayıp konuşabilen öğretmen sorunu bir an için çözülse bile, mevcut kadro ve öğretmen potansiyeli sorun olacağa benziyor. Çünkü mevcut yabancı dil öğretmeni kadrosu 80 bin civarında ve bu kadroların yaklaşık 14 bini halen boş. Bütün okullarda 5. sınıfın yabancı dil hazırlığa dönüştürülmesi durumunda mevcut 66 bin öğretmene ilave en az 30-35 bin yeni öğretmene ihtiyaç olacak. Halbuki ÖSYM kayıtlarına göre atama bekleyen yabancı dil öğretmeni 14 bin kişi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 11 MPH 13°
Kısmen Güneşli