ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
09 Ocak 2017 Pazartesi, 04:50:27 Güncelleme:09:06:50

PIAAC’a göre toplumun eğitim niteliği

 

PIAAC (Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı) beşeri sermayenin niteliğini ölçen bir programdır. OECD tarafından yapılan programda 16-65 yaş grubunun sözel, sayısal ve bilişim becerileri ve yetkinliği ölçülmektedir.

2015 yılı sonuçlarına göre, 31 ülke arasında Türkiye, sözelde 227 puanla 29. sırada, sayısalda 219 puanla 30. sırada ve bilişimde ise 253 puanla 26. sırada yer aldı. AB ve OECD ortalamalarının altında kalan bu puanlarla en yüksek puanı alan ülkeler (Japonya, Finlandiya ve İsveç) arasında önemli bir mesafe görülüyor.

OECD ortalaması ile aradaki farkın en düşük olduğu grup 16-24 yaş arası. Bu demektir ki son yıllarda beceri eğitiminde olumlu bir gelişme kaydedilmiş. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasıyla toplam nüfusun eğitim süresi 6.2 yıldan 7.6 yıla yükselmesine rağmen, hâlâ orta sondan terk durumunda.

Bu programın sonuçlarına göre, sadece 15 yaş grubu çocuklar (PISA), 4. veya 8. sınıf öğrencileri değil (TİMSS), yetişkinlerin de karnesi zayıf. Daha doğrusu Türkiye’nin eğitim karnesi zayıf.

Özellikle PIAAC sonuçları, işgücü verimliliğinin düşük olmasını, Ar-Ge yetersizliğini ve patent sayısındaki düşüklüğü, katma değeri düşük üründe takılmamızı açıklıyor. Türkiye’nin Rekabet Gücü Endeksi (2015-2016 raporunda 140 ülke arasında 51’inci sıra) ile İnsani Gelişmişlik Endeksi’nde (188 ülke içinde 72. sıra) yerinin sebeplerine işaret ediyor.

Yakın zamanda açıklanan PISA ve TIMSS sonuçlarındaki başarısızlığı 4+4+4 sistemine bağlamak nasıl doğru değilse, 24 yaşın üstündekilerin PIAAC sonuçlarındaki başarısızlığını da kesintisiz 8 yıllık eğitime fatura etmek doğru olmaz. Çünkü topyekûn bir nitelik sorunuyla karşı karşıyayız.

Bu sorunun temelinde hangi ideolojiye sırtını dayarsa dayasın, “tek adam yaratma” zihniyeti yatıyor. Bu zihniyet değişmeden, esnek ve demokratik bir yaklaşımla çocukların potansiyelini merkeze alan bir yaklaşım sunulmadan yapı, süreç ve tarzlarda yapılacak değişiklikler fayda vermeyecek. Bu zihniyet varken, öğretmen yetiştirme ve ders yöntemlerinde de değişiklik sonuç vermez.

Ayrıca merkezden planlanan müfredat ile onun uygulanmasına mecbur bir öğretmenle yereli, öğretmeni ve öğrenciyi görmezden gelen bir yaklaşımla eğitimin niteliği artırılabilir mi?

PISA’daki bir sonuca göre, bilimde başarılı en üst dilime giren 5 öğrenci Singapur’da 100 kişi içinden çıkarken, Türkiye’de 100 bin kişiden çıkıyor. Sizce bu sorun öğrenci ve öğretmen niteliğine değil, müfredata ve onun uygulanmasına odaklanan bir eğitim sisteminde çözülebilir mi?

Hiç şüphesiz eğitim sisteminin yapısal sorunları da var. Henüz hayatı tanımamış ve bütün amacı bir üst eğitim basamağında iyi bir okula (programa) kaydolmak olan 15 yaşındaki çocuklar, meslek ve hayat becerileri kazanma ve bilimsel bilgiye önem verme gereği duyar mı? Türkiye, PISA’nın bilim öğrenmekten zevk alma indeksinde de 70 ülke içinde 65. sıraya yerleşebilmiş.

TIMSS kapsamında ölçülen bilgi ve beceriler Türkiye’deki öğretim programlarında da yer alıyor. Ancak fark, tanımlanmış kazanımlardan değil, uygulamadan kaynaklanıyor. Türkiye’de müfredat tartışmaları uygulamaya değil kazanımlara odaklanıyor. Dolayısıyla bu odaklanma ezberciliğe yöneltiyor.

Çocuklarımızı ders kitabı ezberlemenin okuma ve eğitim olduğu zehabından kurtarmalıyız. Çünkü ezbercilik öğrencinin anlama, analiz etme, sonuca ulaşma yeteneklerini geliştirmesine engel oluşturur.

Kısaca, eğitim sisteminin bütün misyon, amaç, yapı ve uygulama süreçleri ideolojik öncelikli olunca, pedagojik sorunları da yeteri kadar önem kazanmıyor.

Öğretmen meselesi de oldukça önemli. Onların iyi yetişmesi, eğitimde inisiyatif kazanması, mesleki hayatında geliştirme programlarının uygulanması ve kariyer planı vs. Bir örgüt içerisinde çalışanların motivasyonu sadece ücretle sağlanmaz. Hatta Herzberg’e göre ücret, motivasyon faktörü değil, tatmin faktörüdür. Belirli miktardan sonra ücret dışında başka güdüleyici faktörlere ihtiyaç duyulur. Nitekim öğretmenlerin mesleki gelişimleri için yapılan çalışmalarda TIMSS’e katılan ülkelerin ortalama çabaları Türkiye’den açık ara önde gözüküyor.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Perşembe11 MPH33°
Güneşli