Öne Çıkanlar
Son Dakika
13 Şubat 2017 Pazartesi, 06:52:28 Güncelleme:10:00:21

Kalem ve kılıç

 

BÜYÜK İskender’in, “Dünya iki şeyin üstündedir: Kılıç ve kalem. Kılıç, kalemin altındadır. Kalem, öğreticilerin sermayesidir. Uzak ve yakında bulunan bütün insanların görüşü onunla bilinir. İnsanın zamanı dardır, kitaplara bakmazsa olgun bir akla sahip olamaz. Şayet kılıç ve kalem olmasaydı dünya ayakta kalamazdı” dediği rivayet edilir.

Buna göre, kılıçla kalemin ilişkisi dünyanın gidişatını belirler. Tarihten biliniyor ki, kalemi takip eden kılıç medeniyet kurarken, kılıca itaat eden kalem müzmin sorunların sebebi olmuştur.

Sanıyorum 2004 yılının nisan ayının son günleriydi, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) üyeleri, Sayın Başbakan tarafından kabul edildi.

O günlerde 28 Şubat bütün ağırlığıyla hükümetin üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi duruyordu. YÖK Başkanı’nın talimatıyla hiçbir üniversite rektörü veya YÖK üyesi hükümetle temas kurmuyor ve ülke sorunları için oluşturulan heyet ve toplantılara katılmıyordu. Zaten talimat vermeye bile gerek yoktu, toplumda oluşan genel hava hoşgörü ve karşılıklı müzakere yapmaya uygun değildi. AK Parti iktidarına yakın durmak bir yana, çok ortaklı kurulların davetine icabet eden öğretim üyeleri bile töhmet altında bırakılıyordu.

Kısaca, ÜAK üyelerinin randevu talebi üniversiteler ile hükümet arasında ilişkilerin normalleşmesi adına büyük bir adımdı.

Akşam üzeri başlayan görüşmeye hükümet kanadından 7 kişi katıldık. ÜAK adına ise ülkemizdeki 8 büyük üniversitenin rektöründen oluşan bir heyet geldi. YÖK Kanunu’nda değişiklik yapılacağını duyan rektörler taleplerini dile getirmek istemişlerdi.

Hükümet onların bütün taleplerini yerine getirebilirdi ama bir şartla: Üniversiteler bilim yuvaları idi, “bilimsel özgürlük” esastı, düşünce ve ifade özgürlüğü olmadan bilim adamı olunamazdı. Dolayısıyla düşüncesini, dini ve felsefi inancını ifade edenlerin rahat bırakılması.

Rektörlere Edward Said olayı hatırlatıldı. Edward Said Lübnan’da iken, Golan Tepeleri’ni ziyareti sırasında eline küçük bir taş alarak İsrail’e doğru atmış ve “İsrail hükümetinin Filistinlilere yaptığı zulmü” kınamıştı. Bunun üzerine ABD’de ders verdiği üniversitede Yahudi lobisi ayağa kalmış, öğrenci dernekleri Said’in görevine son verilmesini talep etmişti. Öğrencilerin protestoları, Yahudilerin öfkesi dinmiyordu. Sonunda, kendisi de bir Yahudi olan üniversite rektörü, “Bizim üniversitemizde hiçbir öğretim üyesi bizden farklı düşünüyor diye görevden uzaklaştırılamaz” diyerek bir üniversiteye ve özgür bilime yakışan bir tavır koymuştu.

Ayrıca AK Parti iktidara gelirken üniversiteler üzerinde bir yönetim ve denetim kurumu olduğu için YÖK’ün kaldırılması, üniversitelerin idari olarak, özerk ve bilimsel olarak özgür olması, düşünce ve inanç özgürlüğünün sağlanması, devletin insanların kılık kıyafetine müdahale etmemesi için söz vermişti.

Vakıf üniversitelerinin rektörünü atamayı aklına bile getirmeyen AK Parti, o günlerde devlet üniversitelerinde en çok oyu aldığı halde atanmayan rektörlerin haklarını savunmaktaydı.

Dolayısıyla iktidara gelince, Kamu Yönetimi Reformu Temel Kanunu’nda “Kamu idaresinin amacı, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini kullanmasının önündeki engelleri kaldırmaktır” yazmıştı.

Hiç şüphesiz, normal bir süreçten geçmiyoruz. Kalleş bir darbe teşebbüsü atlatıldı. Bu süreçte ihanet eden, darbeye teşebbüs eden, doğrudan veya dolaylı destek verenlerin, puslu havadan yararlanıp şehirleri işgal etmeye kalkan teröristlerin, teröre ve şiddete açıkça söz ve eylemleriyle katkı sağlayanların cezalandırılmasına hiç kimsenin itirazı olamaz. Aksine, cezalandırılmazsa adalet sağlanmış olmaz.

Ama ölçü belli; darbeye, teröre ve şiddete söz veya eylemle açıkça destek olmak. Bunun dışında kalan insanlara suçlu muamelesi yapmak haksızlık olur. Çünkü, eğer hassas davranılmazsa dini ve felsefi inanç, ifade, teşebbüs ve örgütlenme gibi özgürlüklerin kısıtlanmasıyla sonuçlanabilir.

1960 ihtilalinin, 1982 askeri darbesinin ve 28 Şubat’ın üniversiteler üzerindeki uygulamaları toplumda hâlâ kapanmayan bir yara. 28 Şubat’ta bütün dindar öğretim üyeleri idari görevlerden alındı; bir üst unvana terfi ettirilmedi. Hiçbirinin, kendi inancını yaşamaktan ve düşüncesini ifade etmekten başka bir talebi olmamıştı. Askerlerin “Doçentliğini veya profesörlüğünü onaylamayın” diye telefonlarına şahit olduk.Dahası muhatap ve maruz kaldık.

İnsanların hak ve hürriyetlerini, üniversitelerin özerkliğini, bilimsel özgürlüğü savunmak hepimizin görevi, ama en çok da “Kendi nefsin için istemediğini, başkaları için de isteme” öğüdüne muhatap olanların...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 17 MPH 23°
Az Bulutlu