Öne Çıkanlar
Son Dakika
02.02.2017 - 00:24 | Güncelleme:

Arda'nın derdi ne?

 

Bir golünü Güneydoğu’da hayatını Ameliyat şart kaybeden tüm halkların şehitlerine adamıştı; o yıl BDP kongresinde selam gönderdiler, bütün salon alkışladı. Şimdi Arda Turan’a Barcelona’nın tarihinden yola çıkılarak faşizm dersi veriliyor. Halbuki Arda evdeki hayatını “sosyalizm” diye tarif ediyor: Her görüşten, her kesimden arkadaşlarıyla birlikte yaşıyor ve gül gibi geçinip gidiyorlarmış.

Üzerinden epey zaman geçti; düşünün, son konuştuğumuzda İspanya’ya doğru ilk kez yola çıkıyordu.

Kendi kurallarıyla Türkiye’de daha fazla varlık gösteremeyeceğini, isyankâr ve başına buyruk tavrının bir süre sonra aleyhine döneceğini hesap etti bana kalırsa. Basın, taraftar, yakın çevre...

Profesyonel futbolcu olduğu ilk günden beri tek bir hedefi vardı: Türk futbolunda genç futbolcuların kaderini değiştirmek. Kuralları reddetmek, sistemi sarsmak, kendi bildiğini okuyup başarılı olmak derdindeydi. Hizaya girmeye hiç niyeti yoktu. Bir süre sonra anladı ki Türkiye’de kalsa hizaya girmek zorunda kalacaktı.

Oysa hayatını sistemle savaşa adayan Arda, Türkiye’den gidince sistemle en kolay uzlaşan futbolcu oluverdi. Yer yer eski isyancı damarları nüksediyor gerçi: Fatih Terim’e isyan bayrağı açıyor (telefonunu silmişti), Milli Takım’a çağrılmamayı bile göze alıyor.

Ama hemen sonra barışıveriyor...

Sisteme her başkaldırdığında, sistem onu hemen içine çekiveriyor.

Kendim için de yer yer aynı sorgulamayı yapıyorum... Belki de büyümenin kuralı bu...

İNATLA YEREL KALDI

Geçen sene UT Austin’i ziyarete gittiğimde bir Japon öğrenciyle futbol muhabbeti yapıyorduk; Arda Turan’ın arkadaşım olduğunu öğrenince inanamadı. Onun gözünde Michael Jackson’la arkadaşlık yapmak gibiydi; öyle büyük bir şöhretten bahsediyordum ki ancak uyduruyor olmam gerekirdi.

Oysa benim için hâlâ “Bizim Arda” o. Bunu olumlu anlamda, “Ne güzel hiç değişmemiş” manasında söylemiyorum. Dünyanın tepesinde olabilecekken hâlâ yerel kalma inadını çözmeye çalışıyorum.

Bir insan Barcelona’da oynayıp uluslararası şöhret olduktan sonra hâlâ neden inatla İstanbul gece hayatında gezer? Türk şöhretlerinin Emirgan’daki Gizli Kalsın’da eğlenmelerini anlıyorum; daha iyisini bilmiyorlar. Ama Arda Turan da oradan çıkmıyor.

Kafası hâlâ Türkiye’de çünkü. Bu yüzden de kendisini Türkiye’nin gündemine dahil etmeden duramıyor.

 

#ArşivUnutmaz

BU YAZARI ATIN 

Tartışmayı Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı ateşledi... “Ben olsam Nuray Mert’i kapının önüne koyarım” diye. Nuray Mert zaten eğreti durduğu Cumhuriyet’te bir de Kemalizm’i eleştirince gazetenin yazarlarının tepki göstermesi doğaldı.

Çarşı karıştı...

Mert’e tepkisini gösterenleri faşistlikle suçlayanlar arasında Ahmet Hakan da vardı. “Hakkımda en ağır yazıları yazan yazarların bile susturulmasını istemedim” diye karşı çıktı.

Liberallerin demokrasiyi sadece kendileri için istediklerini, başkalarına karşı nasıl bir terör estirdiklerini hatırlatmak için arşivi karıştırıyorum.

Bugün “Beni susturmak istiyorlar” diye yine mağdur rolüne yatan Mert yakın tarihte aynı dönemde Radikal’de yazan gazetenin kurucu yazarlarından Mine G. Kırıkkanat için neler neler yazdı:

- Ciddiye alınıp tartışmaya değecek bir düşünce dünyasına sahip olmayan...

- Hezeyan sahiplerinin köşe yazması başlı başına ayrı bir sorun...

- Aynı gazetede yazmaktan utandığımı ve kamuoyundan özür dilemek durumunda hissettiğimi açıklamak gereği duyuyorum...

“Bu yazarı atın” manasına gelecek her şeyi demiş, bir tek doğrudan “Atın” dememiş. Koridorda atılması için her türlü kulisi yaptı (ve bunu başardı).

Polemiğe dalmak istemiyorum ama Nuray Mert’in kendisini sürekli mahallenin en ahlaklı, düzgün, temiz kalmış ablası olarak pazarlamasından fena halde sıkıldım.

 

KIYAMET GÜNÜ YAKLAŞIRKEN AMELİYAT ŞART 

Oortaokuldan beri gözlük, lise yıllarımdan beri lens takıyorum. İkisinin de hayatı kolaylaştıran tarafları olduğu gibi 20/20 gören iki çift gözün yerini tutmuyor. Önceki gün Los Angeles’ın ortasında gözümü kaşıyordum, bir anda lens kaldırıma düştü. Neyse ki hemen buldum, civarda bir eczaneye gittim, solüsyon aldım, tekrar gözüme takabildim. Kaybetsem yanmıştım...

ABD’de pek çok eyalette reçete olmadan lens satılmıyor, çoğu zaman randevu almaya üşendiğim için hâlâ Türkiye’ye ısmarlıyorum. Hele hele sabahları gözümü açıp başucumdaki gözlüğümü takana kadar geçen birkaç saniyelik süre var. Dünya bulanık gözüküyor, hayat daha tam başlamamış, arafta gibi bir his. Ölüm ile yaşam arasındaki geçiş “an”ı gibi... Benim derdim bu, ama lazerle göz çizdirme ameliyatından korkuyorum da. Reddit’in 33 yaşındaki CEO’su Steve Huffman ise 2015’te göz ameliyatı olmaya karar verdiğinde gerekçesi o birkaç saniyelik bulanıklık değil, çok daha büyükmüş. Kıyamet günü geldiğinde (ilahi değil, somut bir felakette) işine yarayacağını düşünmüş. Bir gün dünyanın sonu gelirse gözlük-lens stoklarının da eriyeceğini fark edip lazer altına yatmış.

ZENGİNLERİN DERDİ

New Yorker’da bu hafta Evan Osnos imzalı muazzam bir yazıdan öğrendim bu bilgiyi. Osnos, Silikon Vadisi milyarderlerinin kıyamet senaryolarını anlatıyor. Yeraltında milyon dolarlık kale-daireler satın alanlardan tutun da California’da bir deprem olur da kara ayrılırsa o ayrılan kısımda olmayı hesaplayanlara kadar kurtuluş senaryosu üzerinde çalışanların sayısı artıyor.

Dünyanın sonu da gelse hayatta kalmaya kararlılar. İnsanların parası çok olunca böyle şeylere mi kafa yormaya başlıyorlar? Yoksa her zaman biz sıradan insanların yıllarca ilerisinde olan Silikon Vadisi’nin dâhileri dünyanın sonunu görüyor mu? Galiba ilk kez şimdi ikna oldum.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 18 MPH 13°
Yağmurlu