Öne Çıkanlar
Son Dakika
25 Temmuz 2017 Salı, 06:49:52 Güncelleme:07:02:03

Batı’ya karşı en etkili yöntem

 

Yıl 2011... FETÖ’nün gazetecilere kumpas yapıp dokunanı hapse attığı dönem. Henüz dünyada örgütün gerçek yüzüne dair herhangi bir kuşku oluşmamış. Okullar yapan, ılımlı İslam’ı yaymak isteyen, Batı’yla uyumlu bir sivil toplum hareketi gibi gösteriliyor. Türkiye’de 90’lı yıllardan beri Gülen örgütü tehlikesine dikkat çeken gazeteciler var oysa, ama dünya işin bu tarafına bakmaya hiç ama hiç niyetli değil.

Oysa 2011’de tutuklanan gazetecilerin ortak özelliği, farklı açılardan Gülen’i deşifre etmiş olmaları. Zaten örgüt için de bir kırılma noktası, MİT’i ele geçirme operasyonundan hemen önceki ilk büyük hamle.

Batı o zamanlar örgütten şüphelenmiyor; çünkü yıllarca ince ince işleyerek müthiş bir propaganda ağı oluşturdular, kilit noktadaki isimleri yakın markaj altında tuttular. İkinci-üçüncü sınıf Amerikalı profesörlere para karşılığı Gülen’in nimetlerini anlatan kitaplar, doktora öğrencilerine uyduruk tezler yazdırıldı. Rumi Forum gibi kuruluşlarla basın toplantıları, etkinlikler düzenlendi, insanlar davet edildi ve örgütün güler yüzünü gösterdiler.

Yıllar içinde öğrenilmiş bir taktik bu. Bire bir temas, kin tutmuyormuş gibi görünmek, herkesin kapısını çalmak, sık sık telefonla yoklamak, boş bırakmamak en iyi bildikleri yöntem.

Özellikle Batı’da bunun karşılığı var.

FETÖ’cülerin öğrendiği bu taktiği FETÖ’cülere karşı bir silah olarak kullanmak da mümkün.

2011’de buluştuğum yabancı gazeteciler, gazetecilik örgütleri, Washington’daki bürokratlara tane tane Gülen tehlikesinden bahsettiğimde en azından kafalarında bir kuşku oluşmasına yardımcı olmuştum. Birçok kişi aynı tehlikeye dikkat çekince Batılılar da kafalarını daha önce bakmadıkları yöne çevirmek zorunda hissediyorlar.

KAPIYI ÇALMAK YETER

Siyasetten üniversitelere kadar ABD kolaylıkla herkesin kapıyı çalıp derdini anlatabileceği, hemen herkesten rahatça randevu alınabilen bir ülke. Bir e-mail yazmanız yetiyor çoğu zaman. Türkiye’deki gibi araya aracı koymanıza gerek bile yok. En azından tek bir fırsat verirler, bir saat ayırırlar derdinizi dinlemek için.

FETÖ’cüler bu işleri çok iyi öğrendi ve çoğu zaman da Batı’nın cehaletinden faydalanıyorlar. Ne yazık ki Türkiye’de basın FETÖ’yle mücadele konusunda fazlasıyla içe döndü. Sadece yurtiçine, Türkiye’deki seçmene yoğunlaşılıyor ve çok önemi bir alan hâlâ boş.

Batı’yla temasın, tıpkı yabancı gazetecilere yazı yazmak gibi, kendine özgü bir tarzı, bir mimarisi var. Sadece İngilizce bilmek de yeterli değil, kritik noktadaki insanlara anlayacakları şekilde, objektif ve iç tartışmalardaki ayrıntılara boğmadan basitçe FETÖ’nün anlatılması gerekiyor. Zaten FETÖ’ye dünden bilenmiş Ergenekon ve Balyoz mağdurlarının bire bir tanıklıklarından Batı basınında yakın temasta olan gazetecilerin teşvik edilmesi gerekiyor... Kadri Gürsel’in de...

Kadri Gürsel

 

İRONİYE BAK

ESKİ Hürriyet çalışanlarından Bülent Mumay’ın geçen hafta Almanya’nın en önemli gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung’da uzun bir makalesi yayımlandı. 90’larda Gülen’in müritlerine nasıl devlete sızma talimatı verdiğinden Kırık Hoca’yı araştıran savcılara yapılan seks kaseti kumpaslarına kadar Batı basınında bu konuda çıkmış en ayrıntılı ve bilgilendirici yazılardan biri.

Üstelik FAZ ülkenin en önemli ve siyaset üzerinde etkin gazetesi... Tam da Almanya’yla ilişkiler bozulmuş, birçok FETÖ’cü Almanya’ya kaçmışken böyle bir yazının zamanlaması da çok kritik.

Peki yazan kişi?

MAĞDUR OLDU

Mumay bir ara FETÖ şüphesiyle gözaltına alınmıştı. Neyse ki bu hatadan çabuk dönüldü ve serbest kaldı, ama tabii memlekette işinden oldu.

Pek çokları gibi kendi yaşadığı mağduriyetten dolayı kin bilenebilir, “Nasıl olursa olsun da Erdoğan gitsin”cilere katılıp kolay kahramanlığa oynayabilirdi. Bu işin kolay yolu... Oysa işte görüyoruz ki FETÖ tehlikesinin ne kadar önemli ve öncelikli olduğunu anlayanlar işi kişiselleştirmemeyi biliyor.

Keşke kendilerini Almanya’ya atan başka gazeteciler de öncelikli hedefin örgüt olduğunu kavrayabilse.

BU DA OLDU

DAHA ne kadar değişebilir, kırmızı çizgileri esneyebilir derken dün Cumhuriyet Gazetesi’nde Evrim Teorisi’nin ciddiye alınmaması gerektiğine dair de bir yazı çıktı. Yazan ise Nuray Mert.

 

#DiziÖnerisi

BİR GÜNDE 10 BÖLÜM

ÖNCEKİ akşam yatmadan önce bir bölüm izleyeyim dedim, ertesi gün uyanıp geri kalan dokuz bölümü tek oturuşta bitirdim. Çünkü siyah bir polisin beyaz bir genci durdurup öldürmesini konu alan “Shots Fired” insanı böyle içine alıveriyor. Mini dizi harika bir format zaten, biteceğini bilmenin rahatlığı var.

Shots Fired

Dizinin ana konusu sistem aslında. Tıpkı “The Wire” gibi mutlak kazanan ve kaybeden yok. Herkes biraz çürümüş, herkes biraz kirli... Herkesin biraz eli kolu bağlı... ABD’de siyahlar, beyaz polisler tarafından vurulurken, dizi konuyu tam tersten ele alarak bu cinayetlerin ne kadar karmaşık olduğuna dikkat çekiyor. Bir başlayın, devamı kesin gelecek zaten.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 25 Temmuz 2017 Salı 18:30
    güzel dizi tavsiyesi, kitap tavsiyeside yazarsanız sevinirim.
  • Misafir 25 Temmuz 2017 Salı 12:55
    Dünya nasıl dönüyor anlayacaksın da ne yapacaksın. Hiç işte.
  • Misafir 25 Temmuz 2017 Salı 12:34
    Aloooo
  • Misafir 25 Temmuz 2017 Salı 12:32
    Birader cemaat ten başka yazacak bişeyin yok mu senin ülkedeki kötü gidişatı yazsana biraz
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 4 MPH 22°
Az Bulutlu