Öne Çıkanlar
Son Dakika
01.10.2017 - 06:16 | Güncelleme:

Yılın en rezil filmi

 

DARREN Aronofsky’nin bu hafta vizyona giren filmi “anne!” daha adından kendini beğenmişliğini belli ediyor. Neden filmin adı küçük harfle yazılıyor ve sonunda bir ünlem var? Güya izleyicileri yaşayacakları şoka hazırlamak içinmiş ünlem. Çünkü hakikaten de filmin son 20-30 dakikası mide bulandırıcı, hatta yer yer ahlaken sorgulanası iğrenç bir ayine dönüşüyor.

Küçük harf de filmin iddiasının altında ezilmesinin küçüklüğü mü acaba? Keşke kendisine dışarıdan bakabilen birinin elinden çıksaydı film, o zaman izlediğimiz bu beyazperde rezaleti olmazdı.

Yönetmen kariyerini geçmiş filmlerinde şifreleri biraraya getirmeye, izleyiciye fazladan mesai harcatma üzerine inşa etmişti. Hep bir oyun, hep tuzaklı bir anlatım. Ama bu sefer dozu da kaçırmış, abartmış da.

KAHKAHA DOLU

Bir umut, belki bir “camp” klasiği olarak yıllar sonra gece yarısı gösterimlerinde insanları salonlara çeker ve kahkahalara boğar. Zira New York Times sinema eleştirmeni baştan sona gülerek izlemiş, filmin de gülerek izlenmesi gerektiğini yazmış. Birkaç arkadaşım ikinci saatinde gülmeden duramamış. Ben ilk başlarda filmin kasten güldürmeye çalıştığı sahnelere güldüm, ikinci bölümde ise yönetmenin zekâmla alay etmesine küfrediyordum. Filmi kasıtlı olarak komedi olarak çekmediği ortada; kasten komik sahneleri var, ama tamamı kendini epey ciddiye alıyor.

Birkaç açıdan problemli “anne!” Öncelikle alegori üzerine inşa ettiği hikâye bir yerden sonra kontrolden çıkıyor, yönetmenin de ne yapacağını bilemediği hissi veriyor. Yapmak istediği şey, yapabildiğinin çok çok üstünde ne yazık ki ve tam da bu yetersizliğinden dolayı gülünç duruma düşüyor.

İNCİL’DEN UYARLA

Filmin temel sorunlarından biri birçok romancının ve sinemacının da düştüğü ortak hata... Her türlü hikâyenin, simgenin ardında bir anlam olduğuna inanılması: Edebiyatta da, filmde de bazen arka planda koşarak geçen bir at sadece arka planda koşarak geçen bir attır oysa. Bob Dylan’ın ömrü her satırında (ve her davranışında) aşırı anlam arayan kriptolojistlere “Altında sandığınız gibi bir şey yok” demekle geçti ve çoğu zaman da takıntılı hayranlarını ikna edemedi.

Asıl ustalık derdini yalın bir şekilde anlatmak. Oysa Aronofsky her satıra, her sahneye, her diyaloğa anlam yükleyip filmi metaforlara boğmaktan sakınmamış. Bu da en çok fazla azimli bir edebiyat öğrencisinin amatör hezeyanlarına tekabül ediyor.

İşin daha da kötüsü, filmin Wikipedia ara başlıklarından öğrenilmiş din bilgileriyle yapılan göndermelerle dünyanın en bilinen (ve ilk) öyküsünü yeniden yorumlamaya çalışmaktaki cüreti.

**************

#İzlemediysenizOkumayın

FİLMİN ŞİFRELERİ

- Javier Bardem’in isimsiz karakteri erkek O (Him) besbelli Tanrı, Jennifer Lawrence’ın isimsiz dişi O (Her) karakteri de toprak ana. Hikâyemiz Altıncı Gün’de başlıyor.

- Film, Eski Ahit’in ilk kitabı Yaradılış’ı kendine göre yorumluyor.

- Yerle bir olan ev Cennet’te; dünya defalarca yıkılıp defalarca yeniden yapıldığı için önce evin yıkık dökük halini, sonra da kendini toparlayıp işlevsel hale geldiğini görüyoruz.

- İsimsiz ana karakterlerin yanı sıra bir erkek ve bir kadın ziyaretlerine geliyor. Ed Harris ve Michelle Pfeiffer’ın oynadığı çift Adem ve Havva. Yasak elmayı yemeleri gibi erkek O’nun herkesten sakladığı kristali kırıveriyorlar.

- Adem ve Havva olur da çocukları filme girmez mi? Habil ve Kabil de anne ve babalarının önünde kavga ediyor, bir kardeş diğerini oracıkta öldürüyor. Kim hangisi, tahmin edin...

- Kör gözün parmağına mı? Daha bitmedi. İncil’de Tanrı’nın kendini tarif ettiği “Ben benim” cümlesi Javier Bardem’in O’sunun ağzından çıkıveriyor. Bir başka yerde “kıyamet” vurgusu yapılıyor.

- Filmde yok yok, Nuh Tufanı bile var... Bu sefer su borularının patlamasıyla sembolize ediliyor.

- Sadece evrenin yaratılışı değil, semavi dinlerin doğuşu da filmin süresi içine sıkıştırılıyor. O’nu takip eden kitleler evine akın ediyor, kıyamet de böyle kopuyor zaten.

- Tanrı her şeyi paylaşın dediği için cemaat de evi (dünyayı) yağmalıyor, hatta doğan bebeği bile yiyorlar. Bu iğrenç sahnenin anlatıma nasıl bir katkısı var bilinmez ama birçok midenin kaldırmayacağı kesin.

- En önemli alegoriyi unutmayayım: Javier Bardem şair, yazdığı şiir uzun bir tıkanma sürecinin sonunda ona “iniyor”, elbette parşömene yazılıyor ve kitleleri peşinden sürüklüyor.

- İnsanın azgınlığı sonucu kıyamet kopuyor ve dünya yıkılıyor, ama sonra yeniden doğuyor.

EN BÜYÜK SIR

FİLMDE Jennifer Lawrence sürekli bir kavanozdan turuncu bir tozu suyla karıştırıp içiyor. Bu iksirin ne olduğunu hiç anlamıyoruz. Yönetmen Darren Aronofsky bu sırrın kendisiyle mezara gideceğini söylüyor. Kendisi de ne olduğunu çözmemiş olmasın?

**************

ZARARI KÜLTÜRE 

HOLLYWOOD stüdyo sistemi belli bir ticari başarı sağlayan sanatçılara kendi istediğini yapmaları için zaman zaman açık çek veriyor.

Darren Aronofsky de kendisine verilen açık çekleri birkaç sefer fena harcadı, ama sisteme kendini kabul ettirmek için bir yolunu yine buldu. “Black Swan” ve “The Wrestler” ödül süreçlerinde kendilerinden söz ettirmeseydi “anne!” de raftaki bir proje olarak kalırdı.

Filmin ne büyük bir absürtlük olduğunu fark eden Paramount önce yanıltıcı bir fragmanla seyirci çekmeye çalıştı. Bu ucuz taktik tutmayınca bu sefer filmin kötülüğü üzerine kampanya yapıp kayıtsız kalınamayacağı üzerinde durdular. Filmin başarısızlığını da, günahıyla sevabıyla (işte dini gönderme) sahiplendiler.

Oysa asıl mesele şu...

Kendilerine verilen bu açık çekleri böyle saçıp savuran yönetmenler en büyük zararı sinemaya vermiyor mu? Zaten süper kahramanların etkisinde çok az bağımsız film sıyrılabiliyor, bu birkaç alan da böyle uyduruk filmlerle doldurulunca gerçekten iyi bir iş yapmak isteyenlerin önü tıkanacak ileride.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • ozdengumus@gmail.com 05 Ekim 2017 Perşembe 02:44
    (Önceki yorumdan devam) Evet sonuçta bunlar da senaristin yani Aronofsky`nin yazdıkları tabi ki. Fakat yönetmen de burada zaten kendi alegorisini yapıyor. Aronofsky sürekli dini temalar kullandığı için eleştirilen bir yönetmen ve Javier Bardem de aslında yönetmeni oynuyor. O yüzden filmin okumaları da dini temalar üzerine. Yani yönetmen kendi çıkmazını anlatmış oluyor. Anlatılanlar konusuna gelirsek dünya kadar şey söylenebilir. Klişe de denebilir yaratıcı da, dini alegori de denebilir psikanalitik çıkarımlar da yapılabilir. Bunlar aslında ikincil olarak ele alınması gereken konular. Çünkü asıl önemli olan yönetmenin bakış açısı ve yeni bir dili denemiş olması (aslında Rashomon`la başlayan stilin evrimi). Son yılların en iyi yönetmenlik gösterilerinden biriyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Fakat bunu görmemiz için filmi yapısalcı düşünmemiz gerektiğini, anlatılanlar üzerinden değil de gösterilenler ve yönetmenlik açısından bakmak gerektiğini düşünüyorum. Naçizane, düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Saygılarımla, Özden Gümüş.
  • ozdengumus@gmail.com 05 Ekim 2017 Perşembe 02:43
    Oray Bey selamlar, değerli yorumunuzu okudum fakat naçizane film üzerine bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim. Çünkü okuduğum tüm yorumlarda, filmdeki ana unsurun gözden kaçtığını, sadece anlatılanlardan yola çıkıldığını görüyorum. Fakat sinema yönetmenlik sanatıdır. Yani konunun ``nasıl`` ele alındığı ``ne`` anlatıldığından birazcık daha önemli. Ya da en azından böyle düşünmezsek, bu filmi tamamen kaçırmış oluyoruz. Son sahnede hatta son planda anlatıldığı üzere, bu film tamamen Javier Bardem karakterinin ``yazdıklarını`` anlatıyor. Adam kendi bencil egosunu yaratıyor, yaşıyor, mahvediyor ve sonunda yeni bir kadın karakter yaratıp onun üzerinden hikayesini tekrar anlatıyor. Filmin, kadının yaşadıklarıyla hiç ilgisi yok. Hatta filmdeki hiçbir şeyin bir ``cismi`` yok. Her şey Javier Bardem karakterinin kitabında yazdıklarının görsele dökülmüş hali. Film son sahnesinde -adam kadını evine taşırken- zaten kendini açık ediyor. Her şeyin yeniden başlayacağını, ``yeniden başa dönmesi gerektiğini`` söylüyor. Ve en önemli sahne son plan: adam kristali yerine koyduktan sonra hikaye yeniden başlıyor (ilk plandaki döngü tamamlanıyor). Adam yepyeni bir kadının bedeninde hikayeyi yeniden yazmaya başlıyor (yatakta uyanan başka bir kadın, Jennifer Lawrence değil). Filmin yapısı ``Nocturnal Animals`` filmindeki yapısal durum gibi: adamın yazdıklarını görüyoruz. Yönetmen de bunu hınzırca açık ediyor zaten: filmin afişine baktığımızda bir bestseller kitap mantığıyla tasarlandığını görüyoruz. Aynı şekilde filmin adının yazılış şekli de el yazması yani ``yazılan bir şeyi`` temsil ediyor. Kısaca filmin yapısı, bu açıdan değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında tespitlerinizin hepsi doğru olmakla birlikte, burada bambaşka bir yönetmenlik stili görüyoruz: yaptığınız tüm tespitler Darren Aronofsky`e değil Javier Bardem`e ait. Yani Tanrı, Adem, Havva, toprak ana, Habil-Kabil, Hristiyanlık göndermeleri tamamen Javier Bardem`in yazdıkları. (yorum sonrakinde devam ediyor)
  • Misafir 03 Ekim 2017 Salı 13:44
    Filmi seyretme talihsizliğine uğramış bir kişi olarak yazarın tüm görüşlerine katılıyorum. Sevmediğim kişilere filmi tavsiye ediyorum(!)
  • Misafir 01 Ekim 2017 Pazar 22:29
    Hurriyetin ekinde ayni filmin yorumunu okumustum ama yazar(hatirlamiyorum) cok orta noktada duruyordu. Sizin yazinizi okuyup fragmani izleyince tebrik etmeden duramadim. Valla arada kalinacak bir tarafi yok bunun, gercekten yilin enn nefret edilesi filmi. Cok net!
  • Misafir 01 Ekim 2017 Pazar 20:58
    Film tek kelimeyle yazdıklarının tam tersini Anlatıyor ayinli mayinli filmler 70 lerde popüler ve korku temalı idi bu filmdeki sahneler günümüz hardcore sahneler içeren bazı filmler yanında gene zayıf kalmış olabildiğince sert film herkese tavsiye ederim
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 17 MPH 17°
Kısmen Güneşli