Öne Çıkanlar
Son Dakika
23.11.2017 - 06:59 | Güncelleme:

Anladığım kadarıyla Reza Zarrab olayı

 

KÖTÜ GAZETECİLİK KONUYU SAPTIRIYOR 

BELLİ bir niyetle, spekülasyona dayalı habercilik bizde olduğu kadar Amerikan medyasında da var. Günlerdir Türk yetkililer ile Amerikalılar arasında 15 milyon dolarlık bir Gülen pazarlığı haberi yapılıyor; Türkiye bu parayı verip Gülen’i kaçırtacakmış. Niye 15 milyon dolar? Detay yok. Toplantıya katılan taraflar da böyle bir rakam telaffuz edildiğini kabul etmiyor. Görüşmenin New York’taki Trump Tower’dan birkaç blok ötede olduğu Amerikan basınında sık sık vurgulanıyor. Manhattan’ın ortasında nerede buluşursanız buluşun zaten Trump Tower’dan birkaç blok ötede...

FLYNN BAĞLANTISI

İkinci spekülasyon, Reza Zarrab olayı ile Michael Flynn arasında bağlantı kurma çabaları. Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahalesini inceleyen özel savcı Robert Mueller’ın bu ihtimali de araştırdığı haber oluyor. Zarrab olayı ortada ne Trump ne Rusya ne de Flynn varken patlamıştı. Sırf tarihleri alt alta yazdığınızda bile bu bağlantı biraz havada kalıyor. Maksat ortalığı bulandırmak olsun...

Tıpkı bizde de Türkiye’nin içişlerinin Amerikan yargısında konu edileceğini düşünenler gibi Amerikan basını da gönlünden geleni haber yapmak istiyor.

TÜRKİYE’NİN PAZARLIK YAPMA HAKKI

AMERİKA kendi vatandaşlarını ya da devlet görevlilerini yabancı devletlerin elinden kurtarmak için her türlü pazarlığı yapma hakkını kendinde görüyor. Hatta bu gizli operasyonlar yıllar sonra yüceltilerek İran krizini anlatan “Argo” filminde olduğu gibi Oscar’la ödüllendiriliyor.

En son açık açık Türkiye’den papazı da istediler. Amerika’nın dünyanın başka ülkelerinden bu gibi talepleri ve yaptığı pazarlıkları ancak yıllar sonra film olunca öğreniriz. Ama Türkiye’nin bu girişimleri hemen sızdırılıyor, sanki olağandışı bir girişimmiş gibi algı oyunu yapılıyor.

MADALYA ELEŞTİRİSİ

Reza Zarrab itici bir karakter olabilir. Ama sonuçta Türkiye’nin kendi çıkarları için kritik bir isim. Devletin onu geri istemesinden ve bu yönde türlü girişimlerde bulunmasından daha doğal ne olabilir? Hangi ülke böylesi bir kritik ismin bir başka devletin istihbaratının eline geçmesine razı olur?

Türkiye’nin onun için mücadele ediyor gibi görünmesi Zarrab’a “Uğraşıyoruz” mesajı aynı zamanda.

Ancak bu çabalar sonuç vermemişe benziyor. Amerikan NBC kanalının iki kaynağa dayandırdığı habere göre ortada “anlaşma” var, New York Times’a göreyse “pazarlık” sürüyor.

 

KONU HANİ İRAN AMBARGOSUYDU

2015’teki FIFA yolsuzluk davasını ABD yönetti. Dünyanın şerifi olarak uluslararası hukuk meselelerinde ABD müdahale ediyor, zanlıları başka ülkelerde olsalar bile tutukluyor. Zarrab davası da ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun delinmesi yüzünden New York mahkemesinde görülüyor, Amerikan savcıları milli bir meseleymiş gibi sahipleniyor. Çünkü onlar için hakikaten de milli bir mesele. Amerikan savcısı kendi ülkesinin çıkarlarını korumakla görevli.

TÜRKİYE’YE KARŞI KOZ

Asıl sorun Zarrab olayının İran ambargosunun dışına çıkıp dallanıp budaklanması ve bir çorbaya dönüşmesi. Hele hele işin içine ses kayıtları girip mahkemede kullanılması söz konusu olduğunda bunun sadece belli bir konuyla sınırlı bir dava olmadığı düşüncesi güçleniyor.

Şurası kesin ki, ABD ekonomik olarak bağımsız bir Türkiye ihtimaline karşı hâlâ ipleri elinde tutmaya çalışıyor. Dünyada para trafiği ABD’den bağımsız (yani ABD’nin pay almayacağı şekilde) ilerlemesini istiyor. İran’la ticaretinde kullanılan oyuncaklı çözüm Türkiye’nin kendi ekonomisine katkı sağlıyordu. Ama ABD inatla Türkiye’yi bağımlı tutmak için bu davayı bir koza dönüştürüyor.

 

ARKASINDA FETÖ MÜ VAR?

AMERİKAN mahkemelerinin yargıç ve savcıları da FETÖ’cü değil. FETÖ’nün nasıl manipülasyon yaptığı, insanları kolaylıkla kandırdığı ortada. Yargıç Berman’ı da “adalet ve hukukun üstünlüğü” konulu bir toplantı için İstanbul’a davet etmişler 2014’te. Tam da Gezi’nin sonrası dünyanın gözünün Türkiye’ye döndüğü, içinde özgürlük, adalet geçen ne varsa kolaylıkla alıcı bulduğu bir dönem.

Kim bilir FETÖ’cüler kendilerini nasıl sundular, defalarca peşinden koştular da ikna ettiler. Gülencilerin tipik taktiği bu. Yıllar içinde yüzlerce yabancı gazeteci ve akademisyeni böyle kandırıp kendi amaçlarına alet ettiler.

Sırf bir toplantıya katıldı diye yargıca FETÖ’cü damgası vurmak, en çok FETÖ’cülerin işine gelir. Her şey bir yana, yaşam suyu bulmakta direnen örgüt buradan kendi kendine güç topluyor.

SIZINTI OPERASYONU

Doğrudan olmasa da FETÖ’nün bu davaya dolaylı bir etkisi var: Mahkeme salonunun dışındaki algı operasyonu. Türkiye’deki kimi hukuksuzlukları kendi mağduriyetlerine çevirerek adlarını aklıyorlar ve bu mağduriyetler üzerinden çaldıkları kapılardan kabul görüyorlar. Dahası, Amerikan basınının kafasını karıştıracak ve konuyu çarpıtacak bilgileri de bağlamından kopararak ve çarpıtarak sızdırdıklarına şüphe yok. Türkiye’yi çok iyi takip etmeyen yargı muhabirleri beslenerek haberin yönü de değiştiriliyor.

Ne yazık ki Gülenciler kiminle nasıl konuşacaklarını, tutturacakları dili iyi biliyor. Türkiye tarafının yapması gereken komplo teorileri ya da düşmanlaştırıcı bir üslup değil, uzlaşmacı ve tıpkı Gülenciler gibi kurnaz bir taktik uygulamak. Türkiye’nin ABD’ye Gülen’i bir Dan Brown romanı gibi değil, sadece bilgi ve kanıtlara dayalı serinkanlı bir şekilde anlatması gerekiyor. Ama tabii iş sadece anlatmakla olmuyor, Gülencilerin işine yarayacak mağduriyetlere de son verilmesi şart.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 11:37
    güzel tesbitler güzel yorumlar tebrikler
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 00:20
    turkiyrdrki bazi hukuksuzluklari demissiniz. bu dogru olamaz. cunku Turkiye soylediginiz gibi liberal bir demokrasi ise, serbest secimlerle gelen demokrat bir hukumet hukuksuzluk yapamaz. yapiyorsa ne demokrattir ne de liberal.
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 22:51
    yuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 17:22
    Maalesef olayi pek anlayamamissiniz. Bence arkadasiniz Soner Yalcin'in bugunku yazisini okuyun. O isin aslini cok daha iyi kavramis...
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 13:40
    Gel bu demokrat üljede özgürce yaz halen gurbette napiyon nusrete gider yazarsın nolcek.
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 11:45
    Bizşm kafa bu kadar ince işe basmaz
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 11:21
    1968'de gladyo elemani devlet organizasyonuna agini ormesi abd operasyonu degilmi? kime neyi tanitacagiz?
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 13 MPH 17°
Sağanak Yağışlı