Öne Çıkanlar
Son Dakika
27.11.2017 - 09:24 | Güncelleme:

Hıncal Uluç’a çalışmadığı yerden soruyorum

 

DÜNYADA sadece kendi yetenekleriyle bir yere gelmiş bir Türk sırf aynı milletten olduğu için bir başka Türk’e destek çıkmak zorunda mı? Arif Mardin’e hiç kimse destek olmadı, tek başına başardı mesela.

Hıncal Uluç’la tartışıyoruz. Ben inatla “Arif Mardin bir parıltı görseydi Türk sanatçılara da destek verirdi” diyorum, o ise “Onlar Türk kimliklerini gizlemek için uğraştılar” diyor.

Meseleyi şahsa indirgemek, Türkiye’nin geçirdiği sosyo-politik değişimlerden bağımsız düşünmek tartışmayı sığlaştırır.

TAKLİT GELENEĞİ

Sinemasından müziğine, hatta medyasına kadar bütün popüler kültürü taklit üzerine kurulu Türkiye’nin yurtdışına sanatçı ihraç etmesini beklemek saf bir iyimserlik aslında.

Bunu en iyi, değişime tam merkezde tanık olan Hıncal Abi’nin bilmesi gerekir.

Aşağılık kompleksimizi ancak kısa mesaj oylarıyla aşabildiğimiz Eurovision yarışmasındaki bütün besteler özgünlükten uzak, hep bir başka şarkıyı andırır tınıdaydı. Türk pop müziğinin yeni kuşağı ise Batı’dan (kimi zaman Ortadoğu’dan) aynen aldığı, çaldığı melodilerin üzerine arabesk sosu kattı. Kaç telif skandalı yaşandı 90’larda... “Esinlenme” konusunda dozun fena halde kaçtığı anlaşılıyor.

Şarkı sözleri şiir kitaplarından araklanıyor ya da Fikret Şeneş ekolünde başka şarkılardan doğrudan tercüme ediliyordu. Zaten “ölüyorum, aşkım, yârim, özlüyorum” gibi birkaç kilit sözcük etrafında örülen formüllerle birbirine benzeyen binlerce kopyadan oluşuyor Türk popüler müzik külliyatı.

YARATICILIK ÖLDÜRÜLDÜ

Gerçek bir yeteneğin, duvarların yüksek, sınırların hâlâ kapalı olduğu eski dünyada bile kimi çatlaklardan sızma şansı vardı halbuki. Türk basını yeni keşfediyor ama Selda Bağcan’ın albümleri yıllardır Amerika’da satılıyor oysa, birçok isim onun müziğini “sample” olarak kullandı.

Türkiye’nin özgün yaratıcılığını bulmaya başladığı kısa bir dönemdi Bağcan’ı yaratan. 60’lardan 70’lere Anadolu rock’ta sınırları zorlayan, yaratıcılığın doruğa çıktığı ses oyunları, denemeler, yeni bir arayışın peşinde koşuluyordu. Daha çok okuyan, bilgili bir toplumda karşılığı da vardı bu arayışın. Üniversitesinden basınına, sinemasından müziğe her alandan kaliteli bir yaratıcılık fışkırırken 12 Mart ve 12 Eylül’le toplumun üzerinden buldozerle geçilirken popüler kültür de yok edildi.

Bir yandan devlet eliyle yaratıcılık yok edilirken, diğer yandan da yeni oluşan derme-çatma kültür dünyasında kapılar tutanın elinde kaldı ve içeriye kendileri dışında kimseyi sokmadılar.

Hıncal Uluç’un dünya çapında isim diye bahsettiği Leyla Gencer ise bu lobiciliğin ürünü. O lobi ki sadece arkadaşlarının kitaplarını övüp arkadaşlarının filmlerine giderek ne büyük kötülük etti Türkiye’ye. (Deniz Türkali’nin anılarını tavsiye ederim: Cihangir’de birkaç entelektüelin nasıl Türk sinemasını mahvettiklerinin de belgesi.)

SINIRLI YETENEK

Açıkçası, Edirne’nin dışında büyük denize açılınca bizde yere göğe konulamayan yeteneklerin aslında sınırlı olduğu anlaşılıyor. Olympia’da bir buçuk şarkıyla dünya starı olunamadığını erken anladı Ajda Pekkan. Tarkan da bir Ricky Martin -bile- olamayacağını gördü. Yıllarca dünya starı olacak diye vaktimizi harcadıktan sonra geldiği yer alaturka okumak. Yaşar Kemal’e Nobel vermediler; çünkü üzgünüm ama romanları uluslararası standartlarda pek de iyi değildi. Yılmaz Erdoğan da Türk (ya da Kürt) olduğu için değil, hırsları yeteneğini katbekat aşan bir sinemacı olduğu için Oscar alamıyor. Bizde işler ahbap-çavuş ilişkileriyle yürüdüğü için uluslararası alandaki hüsranların altında da hep bir komplo arıyoruz.

Hal böyleyken içlerinden bir yetenek bulamamak Arif Mardin’in mi sorunu, bizim mi?

ERTEGÜN ŞÖHRETLERİ KAÇIRDI MI? 

AHMET Ertegün’ün dünya yıldızlarını ağırlayıp Bodrum sokaklarına hiç çıkarmadan doğrudan tekneye bindirip kaçırdığı efsanesi, yıllardır üzerimizden atamadığımız bir aşağılık kompleksinin dışavurumu. Hıncal Uluç yeniden gündeme getirdi.

Ertegün çifti, yağları sokaklara damlayan Bodrum döneri, “bestelerin efendisi” Bülent, barlar sokağının kalabalığı ve Feraye mantıyla mı tanıtacaktı Türkiye’yi Mick Jagger’a?

Ben bile Bodrum’da karaya ayak basmıyorum, dünya yıldızı ne yapsın?

MAVİ YOLCULUK

Yıllar önce Rolling Stone Dergisi’nin sahibi Jann Wenner’la bir Türk gazeteci olarak görüşmek istediğimde hemen kabul etmişti. İlk kez Ertegünler sayesinde Türkiye’ye gittiğini anlatıyordu; benimle görüşmeden iki hafta önce de yine mavi yolculuk için Türkiye’yi tercih etmişti.

Hıncal Abi pek deniz sevmediği için bilmez ama Gökova sahili dünyada mavi yolculuk turizminde neredeyse rakipsiz.

Eğer ülke tanıtımı söz konusuyla bir yabancıya Ege kıyılarımızı gezdirmekten daha kuvvetli bir tanıtım düşünemiyorum. Bülent Cankurt iki fotoğraf basamadı diye üzülemeyeceğim.

*************

KARA GAZETECİLİK

KASIM ayının dördüncü perşembesi, Amerika’nın Şükran Günü. Kara Cuma da bir alışveriş çılgınlığı olarak Thanksgiving’le bağlantılı icat edildi. Şükran Günü diyelim pazartesi olsaydı, belki de Kara Salı olacaktı. O yüzden mübarek cuma günü konusunda aşırı hassasiyet göstermeye gerek yok.

Ama koskoca bir medya grubunun patronlarının e-ticaret sitesini övgüye boğmalarına gazetecilik ve ahlak adına hassasiyet de göstereceğiz, itiraz da edeceğiz. Son yılların en büyük medya ayıbıydı...

ASIL PAZARTESİ

Bari övdükleri site Siber Pazartesi kampanyası yapsaydı. Hatta Sibel Pazartesi deseler de olur. Zira e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte kapının önünde kuyruk olunan mağazaların Kara Cuma kampanyalarına karşı internet siteleri de Siber Pazartesi geleneğini başlattı.

Bunu bilseler, hiç değilse cuma tartışmalarından kurtulurlardı. Ama gazetecilerin ayıbı yine de silinmezdi.

*************

AHMET HAKAN’IN DOKTOR SORUNU

HAVALAR soğuyunca eve kapanıp “Doktor Jivago” filmini izlemeyi öneriyor geçen hafta Ahmet Hakan... Geçen sene de önermişti, 2015’te de... 2010’da da... Her yıl en azından bir kere “Doktor Jivago” diyor.

Doktor tavsiyesi: Kış filmleri yelpazesini genişletmelisin.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 21:38
    Size bir kere daha hayran oldum.
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 21:26
    Yine vasat bir yazı olmuş. Kemal
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 16:08
    Çok iyi bir yazı
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 13:37
    Ege sahillerinin doğal görünümünün Türk'le ne ilgisi var? Türk kavramından hazzetmeyenler Türk'le ve Türk'e dair bir şeyle karşılaşmaktan hoşlanmıyorlar. Bunu da yabancımız bilmez ama bizimkiler (!) bilir...
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 13:30
    "yurt dışına sanatçı ihracatı" ne demek? ihracatın yurt dışına yapılmayan türü de mi var?
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 09:58
    seviyorum seni oray efendi... süpersin...
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 08:37
    Norah jones bizimkilerden cok daha iyi bir sarkicimiydi...ertegun destek olmak istedide bizimkilermi hayir dedi...bir tayfun karatekin vardi, birr tuna otenel vardi cok ugrastilar, bir ergun ozer, sevinc tevs, daha neler kimse destek olmadi, yeni nesilde neler var bari sen destek ooluver cok anliyorsun.....
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 18 MPH 16°
Kısmen Güneşli