Vali Kıraç neler yapıyor
Bu soruyu sormak için aradım dün kendisini..
Hem bir “merhaba” demek, hem de 20 günlük Diyarbakır mesaisinin özetini dinlemek için görüştüm eski valimiz Mustafa Cahit Kıraç ile..
6.5 yıl görev yaptığı İzmir’den bir süre önce Diyarbakır valiliğine atanan Kıraç‘ın sesi oldukça keyifli ve dinamik geliyordu.
Belli ki, yeni şehrin ve yeni vazifenin heyecanını yaşıyordu.
Hal böyle olunca, söze öncelikle Diyarbakır’dan girdim.
Burası için neler yapmayı planladığını, ilk 20 gününün nasıl geçtiğini sordum.
Anlattı..
Burada artık normal ve huzurlu yaşam başlıyor.
12 bin yıllık tarihi olan kent, zengin bir kültüre ve geçmişe sahip.
33 ayrı uygarlık geçmişte burada yaşamış.
Dünya Kültür ve Miras Listesi’ne girecek çok ciddi eserleri var.
Aynı zamanda dini bir merkez de.
İki peygamber ile 27 sahabenin mezarları burada bulunuyor.
Benim öncelikle yapmak istediğim, yatırım iklimini geliştirmek ve turizm değerlerini hareketlendirmek.
6. Bölge Teşvik Sistemi içindeyiz. Bu sistemle neler yapabileceğimizi yarın Bakan Zafer Çağlayan ile değerlendireceğiz.
Tabii buraya hem yerli, hem de dış sermaye lazım.
Kentin potansiyeli yüksek. Eğitim, sağlık, turizm, kültür ve sanat alanında çabuk gelişebilir.
Eminim ki, kısa sürede geçmişteki parlak günlerini yeniden yakalayacaktır.
İzmir ile Diyarbakır arasında benzerlikler var mı?
Var tabii.. Özellikle kültür varlıkları itibarıyla benzerlikler bulunuyor.
Biri batıdan, diğeri güneydoğudan dünyaya açılıyor.
Paris’teki EXPO sunumunu takip edebildiniz mi?
Ne yalan söyleyeyim, buradaki yoğunluk nedeniyle çok yakınen ilgilenemedim.
Ancak, iyi bir sunum yapılmış olduğunu duydum.
Zaten Vali Mustafa Toprak ile buraya gelmeden önce buluşup, özellikle EXPO konusunda görüş alışverişi yapmıştık.
EXPO bir Türkiye projesi, gönlümüz, kalbimiz ondan yana.
Her boyutuyla kişisel olarak da, kurumsal olarak da destekliyorum, her zaman da destekleyeceğim.
Bundan sonra da bana düşen bir görev olursa, seve seve yerine getiririm.
Gezi Parkı eylemleri İzmir’de de yaşandı ve kötü görüntüler oldu. İzleyebildiniz mi?
Herkese sükunet çağrısında bulunuyorum.
İzmir çok güzel ve kıymetli bir şehir, o güzelliği herkes korumalı.
Buraya başka bir mesajınız olacak mı?
Tüm İzmirlileri sevgiyle kucaklıyorum, selamlarımı iletiyorum.
Diyarbakır ile İzmir arasındaki gönül köprüsünü zenginleştirmek için çalışacağımı iletmek istiyorum.
Vali Cahit Kıraç’la sohbetimiz bu şekilde noktalandı.
İlk fırsatta yüz yüze görüşebilmek dileğiyle telefonları kapattık.
Başta da dediğim gibi kendisini moralli, heyecanlı ve iddialı buldum.
Diyarbakır’a çabuk uyum sağlamış belli ki..
Teşekkürler başkan
Kanser hastası 68 yaşındaki Arezi Acar‘ın, hastaneye gitmek için çektiği inanılmaz çileyi sermiştik gözler önüne dün..
Yürüyemediği için, evinden otobüs durağına kadar olan 10 kilometrelik yolu, oğlunun sürdüğü el arabasında kat ediyordu.
Aynı eziyet hastane dönüşünde de yaşanıyordu, bir 10 kilometre daha el arabasında taşınıyordu.
Bu üzücü görüntü haftanın 5 günü tekrarlanıyordu.
Neyse ki, dün yayınladığımız haberden ve bu köşeden yaptığımız çağrıdan sonra, Arezi teyzeye yardım elleri uzandı.
Başta, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, belediyeye bağlı Eşrefpaşa Hastanesi‘ni devreye soktu, bundan böyle kendisinin evinden ambulansla alınıp, tedavi sonrası yine evine bırakılacağını bildirdi.
Ayrıca, haberi okuyunca gazetemizi arayan pek çok hayırsever aileye yardım etmek istediğini belirtip, irtibat numaralarını aldı.
Duyarlı davranıp sorunu süratle çözen Başkan Kocaoğlu‘na, Eşrefpaşa Hastanesi’ne ve yardımsever okurlarımıza teşekkür ederiz.
Duran adam
Kimseye zararı yok.
Gürültüsü, patırtısı yok.
Sadece göz kapakları oynuyor.
Ağzından tek kelime çıkmıyor.
Slogan atmıyor.
Yürümüyor.
Sağa sola bakmıyor.
Kimseye laf atmıyor.
Sadece duruyor.
Ama, tek kişilik ordu gibi..