10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
17 Ekim 2016 Pazartesi, 01:14:02 Güncelleme:09:07:36

Dabık ve ötesi

 

Suriye ve Irak’tan gelen haber bulutlarının sağanak yağışı altındayız adeta. İşin kötü tarafı yağan haberlerden birini idrak edemeden yenisi, yenileri yağıyor üzerimize... Önce cebimize kadar girip bizi birer tutsağa çeviren ekranlara düşen haber seli oradan da işgal altındaki zihinlerimize akıveriyor.

Türkiye’nin öncüsü olması hasebiyle yaklaşık 50 gün önce başlayan Fırat Kalkanı operasyonu, bu haber selinin en yoğun merkezi olma özelliğini taşıyor. Başından beri operasyonun ana hedeflerinden biri olan Dabık da dün Türkiye destekli ÖSO’nun hâkimiyeti altına girmiş bulunuyor. Daha önce Dabık’ı kutsal bir zafer arenası olarak gören DAEŞ, geçtiğimiz hafta bu iddiasından vazgeçerek bu cephede de Türkiye’ye karşı direnemeyeceğini itiraf etmişti aslında. Örgütün Dabık’ın düşmesine saatler kala yaptığı bu bariz çark, zoru görünce realitelere boyun eğmekte mahir olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Dikkatlerimiz daha çok Dabık’a yönelmişken diğer taraftan da Musul’u takip ediyoruz tabii... Musul operasyonuyla örgütün sahadaki ağır kan kaybının hızlanacağını tahmin etmek için Ortadoğu uzmanı olmak gerekmiyor. Belli ki ABD’deki Obama yönetimi, kasım ayındaki başkanlık seçimi gelip çatmadan, 2 yıl önce “yok edilmesi sözünü verdiği” örgüte ölümcül bir darbe indirerek sözünü tuttuğunu göstermek istiyor. Örgütün sahada madara edilmesinin iktidardaki Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton’a yarayacağı umuluyor. Mesele bu yönüyle dünyanın süper gücündeki iktidar çekişmesine bağlanıyor.

Hal böyle olunca, Suriye’de de DAEŞ’e ağır bir darbenin indirilmesi akla yakın bir ihtimal olarak görünüyor. Suriye’de DAEŞ’e kayda değer bir darbe vurulacaksa buradaki adresin ise Rakka olacağı anlaşılıyor.

ABD’nin Rakka için YPG’nin öncülüğünü yaptığı DSG’ye yatırım yaptığı biliniyor. Buna karşılık Türkiye de ÖSO’nun operasyonda kullanılmasına yönelik teklifini masada tutuyor. Gelgelelim kısa süre önce Cerablus’a gönderilen Amerikan Özel Kuvvetleri’nin buradan kovulması bu önerinin ÖSO’nun motivasyonunda kırılmalara yol açma potansiyelinin yabana atılamayacağını gösteriyor.

Öte yandan ABD, Rakka’ya ilerleyişi aceleye getirirse ÖSO güçlerinin bu kadar kısa sürede hazır olması da düşük bir olasılık görünmüyor. Zira TSK destekli ÖSO’nun Rakka’dan evvel El Bab’ı DAEŞ’ten almak gibi bir önceliği bulunuyor. El Bab’ın ele geçirilmesi ise Türkiye’nin ve ÖSO’nun Halep’teki Esad rejimi, Rusya, İran ve Şii milislerle de sınır komşusu olması anlamına geliyor.

Manzara bu şekilde vücut bulduktan sonra, Türkiye ateş ve barutun yan yana gelmesi gibi durumla karşı karşıya kalabilir. Unutmamak gerekir ki ÖSO ve Halep’teki bu güçler birbirlerini başından beri düşman olarak görüyor. Bu noktada taraflar arasında yaşanacak olası bir çatışmayı önlemek Türkiye’ye düşecek. Bu da Ankara’nın Rakka’ya odaklanmadan önce pek çok yönü bulunan bu riski yönetilebilir noktaya çekmesi gerekeceği anlamına geliyor.

Zaten Musul operasyonunun hazırlık sürecinin bu kadar çetin geçiyor olması da, Rakka’yı DAEŞ’ten temizlemek isteyen güçleri bekleyen risklere dair önemli ipuçları veriyor. Musul operasyonu, sahada örgüte karşı savaşacak güçlerin evvela birbirinin meşruiyetini tanır noktaya gelmesi gerektiğini gösterdi. Şimdi bu kriterin Rakka’da operasyona iştirakin de olmazsa olmazına dönüşmesi bekleniyor.

Söylemesi kolay olan bu işbirliğinin nasıl sağlanacağını kimse bilmiyor. Zira bu şart, Türkiye’nin SDG’yi, Esad’ın ÖSO’yu (yani kendisini devirmek isteyen en esaslı silahlı gücü), ÖSO’nun da muhakkak gidecek dediği Esad’ı ve onu destekleyen cepheyi kabullenmesi anlamına geliyor.

Anlayacağınız IŞİD’le savaşın finali olacak Rakka’yı Musul’dan da zorlu bir hazırlık süreci bekliyor...


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 20 MPH 12°
Kısmen Güneşli