Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YENİ Zelanda’nın en yenilikçi firmaları, Türkiye’deki yatırımlarını tanıtmak ve yeni işbirliği fırsatları için Yeni Zelanda Ticaret ve Kalkınma Ajansı (NZTE) önderliğinde bir akşam yemeğindeyiz. Çanakkale Savaşı’nın 100. yıldönümüne denk gelen bugünlerde daha da anlamlı olan, bir trajediden dostluğa dönüşen sürecin en güzel örneklerinden birini oluşturan Yeni Zelanda-Türkiye ilişkilerinin, ticari ve ekonomik boyutunu derinleştirmek şimdiye kadar kolay olmamış.

        Türkiye ile Yeni Zelanda arasındaki uzaklık ticaret rakamlarına da yansıyor. TİM verilerine göre nisan ayında toplam ihracatımız % 9.8 düşerken çok ticaretimiz olmayan Yeni Zelanda’ya ihracatımız % 3.5 düşmüş. Yeni Zelanda’nın ihracatında başlıca ülkeler; Avustralya, Çin, ABD, Japonya, Güney Kore, İngiltere olarak sıralanırken, ithalatında Çin, Avustralya, ABD, Japonya, Singapur, Almanya sırasıyla önde gelen tedarikçiler olarak görülüyor. Yemekte Yeni Zelanda’nın Türkiye Büyükelçisi Jonathan Curr’dan Türkiye’nin Yeni Zelanda’ya ilk sırada otomotiv ihraç ettiğini öğreniyorum.

        CHP’nin, yüzyılın projesi “Merkez Türkiye” yi ertesi sabah açıklamasına saatler kala Yeni Zelanda’nın Türkiye Büyükelçisi Jonathan Curr, “Şirketlerimiz, çok dinamik ve hareketli bir ekonomisi olan Türkiye’yle çok ilgileniyor, İstanbul’u tüm bölgeye hizmet sağlayabilecek bir merkez olarak görüyorlar. Dünyanın toplam GSYH’sinin yüzde 40’ına İstanbul’dan dört saatlik uçuşla ulaşabiliyorsunuz. Bu yüzden burada olmak istiyoruz” diyor.

        Büyükelçi Curr, CHP’nin “Merkez Türkiye” projesine paralel bir stratejiyi söylüyor. Bu da seçim sonrası İktidara kim gelirse gelsin, 58 ülkeye 4.5 saatlik uçuş mesafesinde 1.5 milyarlık nüfusun ve 21.6 trilyon dolarlık pazarın ortasında olan Türkiye’nin bu avantajından faydalanması için CHP’nin önerdiği tip bir proje yapması gerektiğini ortaya koyuyor. O yüzden ister “Mega Kent” ister “Merkez Türkiye” deyin bu projeye, çevre ülkeleri de ortak edebilirsek, bölgede hem ticareti hem de barışı sağlamış oluruz.

        Türkiye’nin iktidarıyla, muhalefetiyle Afro-Avrasya’daki lojistik üstünlüğünü kullanmak ve önemli bir ticaret merkezi haline gelmeyi hedeflemesi bence çok olumlu. Geriye kim iktidara gelirse gelsin planı takip etmek ve yatırımcıları ikna etmek kalıyor.

        100 YIL SONRA İŞBİRLİĞİNDE İLK HEDEF SAĞLIK

        Türkiye ile Güney Pasifik’te olan Yeni Zelanda ilişkilerine dönecek olursak, 2015 çok özel bir yıl. Yeni Zelanda Türkiye ile olan dış ticaretini kesinlikle yükseltmek istiyor. Yeni Zelanda Ticaret Kalkınma Ajansı bu yıl, bu kapsamda 3 etkinlik düzenleyecekmiş. Bu etkinliklerde Yeni Zelandalı ve Türk şirketlerin birbiriyle tanışması, Türk pazarında Yeni Zelandalı şirketlerin özellikle uzman oldukları konularda bilinirliğini artırmayı hedefleniyor.

        Etkinliklerden ilki 21 Mayıs’ta Çırağan’da Yeni Zelanda Ticaret ve Kalkınma Ajansı desteğiyle sağlık hizmetleri sektörüyle ilgili yapıldı. Türkiye’nin sağlık sektöründe kamu özel sektör projeleri ile hız verdiği projeler Yeni Zelanda’nın etkinliklere sağlık sektöründen başlamasını sağlamış. Yeni Zelanda’nın önde gelen sağlık sektörü şirketleri ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Chai Chuah’ın katıldığı toplantıda Türkiye’nin özellikle bölgede artan sağlık turizmindeki rolünün de onları cezbettiğini gördüm. İkinci etkinlik, altyapı projeleriyle ilgili olacakmış.

        Yeni Zelanda ve Türkiye örneği, doğru strateji ve projeyle, Türkiye’nin Güney Pasifik’teki bir ülke için bölgede merkez olabileceğini kanıtlıyor.

        Diğer Yazılar