HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Pınar Erbaş

Pınar Erbaş

"Cinler doluşmuştur şimdi"

05 Ağustos 2012 Pazar, 11:39:49Güncelleme: 14:39:32

Son filmi Bir Cin Vakası için "Gerçek cin görüntüleri var" dedi; tüm filmi değilse de iddia ettiği cin görüntüsünün de olduğu 20 dakikalık bölümü izletti bana. O gördüğüm neydi bilemiyorum ama hakikaten korktum. Gerçi benim gibi 'Süt Kardeşler' filmindeki Gulyabani'den bile tırsan birini korkutmak zor olmasa gerek. Diğer filmlerinde de kurgu dışında kamerada cin görüntüleri tespit ettiğini söylemişti. Senarist - yönetmen Hasan Karacadağ bunları reklam amaçlı yapıyor diye eleştiriliyor. Röportajda hem bu iddiaları hem de Ceyda T. karakterinde gerçek bir psikiyatri vakasını anlattığı yeni filmini konuştuk.

Her filminizde cinleri anlatıyorsunuz...
İki sebebi var. Bir kere en çok onlardan korkuyoruz. Zombi, vampir diyorum eğleniyorlar. Ama cin kelimesi ürpertiyor. Çocukluğumuzda annemizden, ninemizden dinlediğimiz hikâyeler var çünkü. Ve kimse hikâye dinledi diye korkmaz, olayda gerçeklik payı varsa etkilenir.
İkinci sebep?
Dünya şu anda korku sineması için malzeme arıyor. "The Others" diye bir film var mesela, korktunuz. Benzeri çıkıyor, "Geç" diyorsunuz. Hikâye tükendi. "O zaman Japon filmlerine saldıralım" dediler. Hollywood Japon korku filmlerinin aynısını "Halka" diye yayınladı. O dönem Japon filmleri taze kandı. Doğal, yumuşak, sakin anlatım... Ama o da bitti. "Yeter artık, çekik gözlü küçük kızları gösterip durmayın"a döndü iş. Şimdi aranıyorlar. Al sana malzeme: Cinler. Korku sinemasında dokunulmamış bir konu. Bu malzemeyi güzel sunarsak Hollywood kendiliğinden gelip büyük cin filmleri çekmeye başlayacak. Onlar cini Alaaddin'in lambasındaki cinden ibaret sanıyorlar. Bilmiyorlar ki cinler Kuran'da geçiyor. Yani dünyada 2.5 milyar insanı ilgilendiren bir varlık. Aramızdalar. Bizi görüp dinleyebiliyorlar. Hatta şu an onlardan konuşuyoruz diye muhtemelen buraya doluşmuşlardır.

'CEYDA T. MUAMMASI ÇÖZÜLEMEDİ'
Filmdeki Ceyda T. vakasının aslı nedir?
GATA'da öğrenciyken duyduğum bir hikâye bu. Kaldığım yerin arkasında psikiyatri bölümü vardı. Orada uyurgezer bir kızın kameralarla takip edildiğini ve enteresan görüntüler kaydedildiğini söylemişlerdi.
Sene?
1993. Tabii bilim hoşlanmaz böyle şeylerden. Kelime anlamına ters. Bu nedir diye sormaz. Ama bir sinemacı sorabilir. Gidip bir daha izledim kayıtları. Ceyda T. ve ailesi çok büyük bir felâket yaşıyor. Bazı fertleri yok aramızda. Ve bu işin muamması henüz çözülmedi. "Detayları ne" dersen anlatmam. Hepsi filmde var.
Paranormal Activity'ye benziyor sanki...
Görüntü olarak benzediğini kabul ediyorum. İkisinde de sadece el ve güvenlik kameraları görüntüleri var. Ama hikâye apayrı. Bende belirsizlik yok. Ceyda'ya neyin saldırmış olabileceğiyle ilgili teoriler sunuyorum.
Hemen her filminizde vizyon öncesi "Set arkası fotoğraflarında tuhaf siluetler görünüyor" gibi haberler çıkıyor...
Ama bir tane bile insan sağlığıyla ilgili bir şey göremezsiniz. Oyuncunun ayağı kırıldı, psikolojisi bozuldu, yüzünü bıçak çizdi, sette yangın çıktı... Bunlar yasak. Beni bilen bilir. Sette herhangi birinin başına bir iş geleceğine filmim yansın daha iyi. Önceki filmlerimde bir oyuncum ciddi bir trafik kazası geçirdi. İki basın danışmanım yanıma geldi; "Hocam fırsat bu" dediler, "Sakın" dedim.
Bravo mu demeliyim?..
Velev ki yok öyle görüntüler, sırf filmin tanıtımını yapmak için anlatıyorum. Buna bile kızmamak gerekir. Çünkü bu bir film ve insanlara ulaştırmam lâzım.
Blair Cadısı'nı örnek vereyim size. "Hikâye gerçek, filmi çekenlerin başına bir sürü olay geldi" dediler. Bir milyar dolar hasılat topladılar. Paranormal Activity de öyleydi. Yakında dördüncüsü vizyona girecek. Senede 500 milyon dolar götürüyorlar. Niye onlara kızılmıyor da ülkenden biri yapınca bu kadar rahat saldırabiliyorlar? Üstelik söylediklerimin hiçbiri uydurma değil.
Cinler gerçekten göründüler yani...
Evet. Filmlerimde bu varlıkların gerçek olduklarını iddia ediyorsam ve buna inanıyorsam, onlarla ilgili konuşulduğunda bir şekilde o mekânda belirirler diyorsam, kameraya da bazı görüntüler takılmışsa bunu neden basınla paylaşmamayım? Gidiyorum filmleri gerçek cin olaylarının yaşandığı iddia edilen izbe evlerde çekiyorum. Görüntüleri ekiple izlediğimizde bizim işimiz olmayan yansımalar görüyoruz. Delilim olmasa, yaptığıma yanlış de.

'KIZIN VÜCUDUNDAN BİR VARLIK ÇIKMIŞ'
Son filmininiz için "Gerçek cinleri kullandık" dediniz. Delil var mı?

Var. Diyarbakır'da buldum o görüntüleri. Anadolu'da gittiğim her yerde "Buralarda cin vakası olmuş mu, cinci hoca var mı" diye sorarım. Götürdükleri adamın sahtekâr olduğunu sezersem hemen ikiliyorum; ki yüzde 99.9'u sahtekârdır bunların. Bir gün Diyarbakır'da dolaşırken, bir köyde cin çıkarma esnasında bir kızın bedeninden cin çıktığını bunu da kameraya çeken biri olduğunu söylediler. Gittim baktım. Ham kasedi aldım. Bakın ham kaset üstünde efekt yapamazsınız. Hemen anlaşılır. İzledim. Hakikaten bir şey var. Kızın vücudundan bir varlık dışarı çıkmış, insanlar da buna cin demişler. Öyle olduklarına inanmışlar. Ben de görüntüleri bilgisayar teknolojisinin yardımıyla kare kare filmin içine yaydım.
Gülse Birsel hakkınızda bir yazı yazdı...
Olumsuz bir yazı değil. Ama "Kim bu Ceyda T." diye sormuş. Gelsin, ona Ceyda T. ve gerçek cinlerle ilgili elimdekileri göstereyim.
Türk korku filmlerini nasıl buluyorsunuz? Musallat" çok izlendi mesela...
O filmde uydurma hadiseler var. Ha, insanlar uydurma bir şey anlatamaz mı, anlatır. Ama "Gerçekte de böyle" diyemez. Ya kaynağa sadık kalacaksın ya da Kur'an'dan değil, hayal gücümden uydurdum diyeceksin.
Hemen kavga...
Olay çıksın diye söylemiyorum. Türk korku filmlerinin çoğalmasını en çok ben isterim. Onların önünü açtım; izleyici sayım milyonları geçince yapımcılar "Bu işte para var" dediler. Daha çok çekelim ve dünya çapında marka olalım. Şu an İspanyol korku filmleri dışında Avrupa'yı çoktan ezdik geçtik. "Bir Cin Vakası" filminin karşısına koyacağınız bir Avrupa filmi yok.

"İYİ KORKU FİLMİ STRESİ AZALTIR"
"Durduk yere kendimi niye korkutayım" diyenlere sözünüz?..
Yanlış düşünüyorlar. İyi korku filmi stresi azaltır, mutluluk verir. Ani korkulardan bahsetmiyorum ama. Ben bu filmde korkacağım diye şartlanıp izlediğinde korkuna paralel olarak mutluluk hormonu da salgılıyorsun. Sonuçta biz bu filmleri insanlar zevk alsın diye yapıyoruz. İşkence için değil.












Diğer Yazıları

Küçüklüğünden beri çok mesaj vermiş anlayamadık

  • Yayın Tarihi: 07/12/14 10:21
  • [javascript protected email address]
Tuğçe Albayrak, Almanya'da taciz edilen iki genç kızı korumak isterken uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Hikâyenin derinine indiğinizdeyse çok çarpıcı detaylar görüyorsunuz. Zira Tuğçe'nin bugün 21. yüzyılın kahramanı olarak anılmasının...
Devamını Oku

Evsizlerin el yazısı font’a dönüşüp fon oldu

  • Yayın Tarihi: 30/11/14 10:33
  • [javascript protected email address]
Barcelona'da bir evsiz, elindeki kartona "Yardım edin" yazmış. İşte o el yazısı 'font'a dönüştürüldü, satışa çıkarıldı, geliri de yine onun için kullanılacak... Kimse sokaklarda uyumasın. Slogan bu. Evsizlere yardım amaçlı başlatılan bir proje. Zira...
Devamını Oku

‘Kanser olmak o kadar zor ki’

  • Yayın Tarihi: 23/11/14 11:00
  • [javascript protected email address]
Elif Güveloğlu "Kanser İyileşir" adlı kitabında doğadaki kansersavar bitki türlerini ve hastalığı yenmenin nasıl bir psikoloji gerektirdiğini anlatıyor. Üstelik 1800 küsur referans göstererek; yani her ne yememizi ya da nasıl hareket etmemizi...
Devamını Oku

Doğru bilinen 10 fitness hurafesi

  • Yayın Tarihi: 23/11/14 11:09
  • [javascript protected email address]
Fitness endüstrisinin ışık hızıyla gelişimine paralel olarak her gün değişen sağlıklı egzersiz kurallarıyla karşı karşıyayız. Fitness eğitmeni ve sağlıklı yaşam koçu Serkan O. Yimsel, '100 Fitness Hurafesi' kitabında kafaların bir hayli karışık ...
Devamını Oku

Bir savaş var; biz de cephedeyiz

  • Yayın Tarihi: 16/11/14 09:40
  • [javascript protected email address]
Dünya, 5 binden fazla insanın canını alan ebola virüsüyle mücadele ediyor. Bir diğer salgın, MERS-CoV da kapımızda. Bu azılı virüsleri, Türkiye sınırlarında karşılayan bir ekip var: Ebola Timi... Bu 20 kişilik takım, her an virüs kapma riskiyle karşı...
Devamını Oku
Tüm Yazıları