Türkiye'de 1 milyon çocuk altını ıslatıyor
Şaka değil tam 1 milyon çocuk sabahları altını ıslatmış olarak uyanıyor. İşte bu nedenle Türk Çocuk Ürolojisi Derneği önderliğinde, Prof. Dr. Serdar Tekgül ile "Çocuklar Gülerek Uyansın" adında bir sosyal sorumluluk projesi için işe koyulduk. Amaç annelere bu sorunun "ürolojik bir sorun" olduğunu anlatmak. Prof. Dr. Serdar Tekgül, konuyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.
■ Çocukların yaşadığı alt ıslatma problemini nasıl tanımlarsınız hocam?
Doğumsal veya kazanılmış sinir sistemi hastalığı olmayan 5 yaş ve üzeri çocukların, haftada 3 kereden fazla olacak şekilde uykularında istemsiz şekilde işemesi olarak tanımlayabiliriz. Altını ıslatma sorunu çocuğun büyümesi sırasında idrar kontrolüyle ilgili bazı işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesiyle ilişkilidir.
■ En çok hangi yaş aralığında rastlanıyor?
5 yaşındaki çocuklarda her 100 çocuktan yaklaşık 15'i uykusunda altını ıslatıyor.
■ Ülkemizde tahminen kaç çocuk bu sorunu yaşıyor?
Bu sayı yaklaşık 1 milyon olarak hesaplanabilir. 6-16 yaş grubunda görülme sıklığını yüzde 7-12 arasında gösteren veriler var.
■ Alt ıslatmanın tedavisi nasıl oluyor?
Tedavide kullanılan iki temel yöntem, alarm cihazları ve ilaç kullanımı ile oluyor.
■ Alarm tedavisi nasıl bir uygulama?
Alarm tedavisi bir şartlandırma tedavisidir aslında. Alarm tedavisinde iç çamaşırına yerleştirilen bir elektrot gece altını ıslatma sırasında ilk damlalar belirdiğinde çocuğun pijamasına iliştirilen alarm cihazının çalmasını sağlıyor. Çocuk uyanmasa bile anne baba alarmın çalmasıyla uyanıp çocuğu uyandırarak tuvalete götürüp çişini yapmasını sağlayabiliyorlar. Bu şekilde çocuğun zaman içerisinde uykuda idrar hissini algılamayı öğrenmesi amaçlanır. Tedavinin etkili olup olmayacağı ortalama 6 haftada anlaşılır. Alarm tedavisi etkinliği yüksek ancak uygulama zorlukları olan bir tedavi seçeneğidir. Bu 6 hafta boyunca anne babanın her gece çocuğu uyandırarak tuvalete götürmeyi aksatmadan sürdürmesi zorunludur. Alarm tedavisiyle yaklaşık yüzde 60 ile 70 gibi bir oranda başarı sağlanır.
■ Peki ya ilaç tedavisi?
Altını ıslatan çocukların bir bölümünde geceleri idrar üretimini azaltmakla görevli maddeler yeteri kadar olmadığından ilaç kullanılarak vücuttaki ilgili
maddenin eksikliği gideriliyor. Böylece gece boyunca mesanenin idrar hissini ortaya çıkaracak kadar dolmasının önüne geçilebiliyor. Bu tedaviyle çocukların yüzde 60-70'inde gece kuru kalma sağlanabiliyor. Tabii bu tedavi kullanıldığı sürece etkin ilaç kesildikten sonra il durum tekrarlayabilir, bu durumda ilacı daha sonra kullanma gerekliliği oluşabilir.
■ Okurlarım en çok bunu soruyor. Bu sorunu olan çocukların gece yatmadan önce yemesini veya içmemesini önerdiğiniz şeyler var mı?
Gece ıslatmaları olan çocuklarda sıvı alım alışkanlıkları ve işeme düzenleri mutlaka gözden geçirilmeli. Metabolizma için çok önemli bir ihtiyaç olan su ve sıvı alımının bilinçsiz kısıtlanması da oldukça yanlış bir davranış. Çocuğun ihtiyacı olan toplam sıvı miktarı, azaltılmadan gün içerisine yayılarak verilmeli. Bu şart sağlanarak akşam yemeğinden sonra sıvı tüketimi kesilebilir. Böylelikle gece oluşan idrar miktarı ve işeme sıklığı azaltılmış olur.
CEZALANDIRMAYIN
■ Bu problemi yaşayan çocukların ailelerine ilk öneriniz ne oluyor?
Bilinçsiz olarak düştüğü bu durum yüzünden çocuğa tepki gösterip, onu cezalandırarak üstesinden gelmeye çalışmak ailelerin en sık düştüğü hata. Bu yolla çözüm sağlanması bir yana, tablo daha da derinleşir ve hatta çocukta kişilik sorunlarına yol açabilir. Ailelere en önemli uyarımız bu konuda ilgili doktorlardan, tercihen çocuk ürolojisi uzmanlarından profesyonel destek almaları.
■ Peki çocuklar? Onlara nasıl anlatıyorsunuz yaşadıklarını?
Yaşadıklarının normal bir süreç olmadığını ve sosyal hayatında zorluklara neden olacağını kavraması en önemli mesaj. Önce kabul etmesi gerekiyor. En önemlisi kendileri gibi çok sayıda çocuğun da bu durumdan mağdur olmalarını bilmeleri gerekir.
'Çocuğumun uykusu çok ağır, uyanamıyor'
■ Peki alt ıslatmanın başlıca görülme sebepleri neler?
Birinci grup: Altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümünde uyku sırasında idrar kesesinin doluluğu ve idrar yapma ihtiyacı hissedilemiyor. Bu çocuklar birçok dış uyarıyı da algılamakta zorluk çekiyorlar ve uyanma güçlüğü çekiyorlar. Bu çocukları tarif ederken anne babalar sıklıkla yatağını ıslatan çocukların uykularının ağır olduğundan söz ederler. Çişi gelen çocuk uyanamıyor. Bunun sonucu olarak çocuk uykusunda sıkıştığını hissedip uyanmadan refleks olarak çişini yapıyor.
İkinci grup: Bazı altını ıslatan çocuklarda ise gece üretilen idrarın normalden fazla olduğu saptanmış durumda. Gece üretilen idrarın fazla olması durumunda mesane kapasitesi aşılıyor ve uykuda çiş yapma ihtiyacı
ortaya çıkıyor. Bu durum uykunun ağır olması faktörüyle birleşince gece altını ıslatma oluyor.
Üçüncü grup: Gece altını ıslatan çocukların bir kısmında ise idrar kesesinin çalışmasıyla ilgili bozukluk saptanıyor. Çiş yapma ihtiyacı uyandıracak kadar idrar biriktirmiyor ama mesanenin dolması sırasında ani olarak ortaya çıkan sıkışma hissi ile zamansız çiş yapma, yatağı ıslatmaya neden oluyor.