HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
[javascript protected email address]
10 Şubat 2012 Cuma, 11:03:09
GÜNÜMÜZÜN önemli konularından biri "dindar nesil" yetiştirme meselesidir. Bu kelime, bu ifade "Neye göre dindar" sorusunu sordurmaktadır. Her din anlayışının, her din mensubunun bir dindarlık anlayışı vardır. Kuran-ı Kerim'e bakarsak, "güçlü nesil" yetiştirmek lazım. Aşağıdaki ayetlerden Zekeriya Peygamber'in duayla nasıl bir zürriyet, yani soy istediği anlaşılıyor. Ayetler şöyle:
"Doğrusu ben, arkamdan işbaşına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli ver. Ki bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!" (Meryem, 5-6).
a) Zekeriya Peygamber, duasının gerekçesini söylüyor, sonra da o gerekçeye göre ne istediğini bildiriyor. Gerekçe, kendisinden sonra işbaşına gelecek olan yakınlarının (mevali) kendisini temsil edememesinden korkmasıdır.
Bu kısım bize şunu öğretiyor: Ana-babalar, devleti idare edenler, eğitimciler kendilerinden sonra gelecek olan neslin sağlam olması konusunda tedbirli olmalı, eğitimlerini ona göre vermelidirler. Kendi kültürlerini, bağımsızlıklarını, siyasi etkinliklerini yaşatıp sürdürebilecek nesil yetiştirmeli ve bu konuda daima endişe içinde olmalıdırlar. Geriye köle ruhlu insanlar ve nesiller bırakma korkusunu daima içlerinde yaşayarak tedbirlerini ona göre almalıdırlar.
Bu endişenin herkes tarafından yaşanması gerekiyor: "Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde (halleri nice olur) diye korkanlar (yetimlerin hakkına dokunmaktan) çekinsinler. Allah'tan korksunlar ve doğru söz söylesinler." (Nisa 4/9). Sağlam nesil yetiştirmenin yollarını da işte bu ayet göstermektedir: Helal lokma, doğru bilgi ve Allah'ın yardımını dilemek. Bunlar eğitimin olmazsa olmazlarıdır.
"Tarafından bana bir veli ver." Hz. Zekeriya, yerini alacak, sağlam şahsiyetli, ahlaken temiz ve kendine sahip bir çocuk, bir yardımcı istedi. Ayetin bu kısmında istediği çocuğun sıfatını "veli" koyarken, Âl-i İmran 38'de "temiz nesil" ifadesini kullanmıştır. Ayrıca Hz. Zekeriya bir sonraki ayette, yani Meryem 6'da "veli" denen çocuğun özelliğini veya özelliklerini sıralamaktadır.
b) "Ki bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabb'im, onu beğendiğin bir insan yap."
Hz. Zekeriya'nın kastettiği mirasçılık ne anlama gelmektedir? Bu çocuk hangi konularda mirası yüklenecekti? Demek ki, "veli" ya da "temiz nesil" denen çocuk, geçmişten gelen manevi mirası taşıyabilecek, onu geleceğe aktarabilecek şahsiyette ve kapasitede biri olacak demektir.
İşte hem Hz. Zekeriya'ya hem de Yakub hanedanına vâris olması, peygamberliği, manevi kültürü ve ilahi vahyi elde etmesi, onlara sahip olması ve onları sürdürmesi anlamına gelmektedir. Zaten Âl-i İmran 39'da buna işaret edilmektedir: "Allah sana, kendisi tarafından gelen bir kelimeyi tasdik edici, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler."
Bu ayet, Hz. Zekeriya'nın kendisine ve Yakub hanedanına vâris olmanın ne anlama geldiğine cevap vermektedir.
"Ey Rabbim, onu beğendiğin insan yap" diye dua ederken Hz. Zekeriya, ilahi beğeniyi, rızayı ölçü olarak koymakta, çocuğunun eğitiminde ilahi yardımı istemektedir.
Ana-babalar kendi manevi miraslarını yüklenecek ve taşıyacak nitelikte güçlü çocuklar yetiştirebilmeleri için Allah'tan duayla yardım istemelidirler. Kendilerinin belirlediği vasıftan ziyade Allah'ın beğeneceği nitelikte çocuğu Allah'tan istemelidirler.
Yüce Allah'ın müdahalesi, yardımı, terbiyesi ve lütfu olmadan bu çocuklara sahip olmak, onları yetiştirmek imkânsızdır. Biz buna eğitimde, "terbiyede dua metodu" diyoruz. Duasız çocuk terbiyesi, susuz çelik imal etmeye benzer.
***
BAYRAKTAR HOCA YANITLIYOR
■ Bilindiği gibi İslam'da kısasa kısas vardır. Birisini öldürene aynı ceza uygulanır. Devletler kanunla farklı cezalar verebilirler mi?
İslam'da kısasa kısasın dışında başka cezalar da vardır. Örneğin kısasla ilgili ayette ölenin vârisi isterse diyet alır, isterse affeder. Mahkemede hâkim, ölenin vârisine üç seçenek sunar. Kısas, diyet ve bağışlama. Onun için farklı cezaların verildiği görülmektedir.
■ Kadın adetliyken hac vazifesini nasıl yerine getirecek?
Kadına âdetliyken sadece cinsi münasebet yasaktır, başka bütün ibadetlerini yapabilir.
■ Sayın Hocam, Allah insanı rüyasında da imtihan eder mi? B.Ö.
Yüce Allah'ın bizimle irtibatı her an olabilir. Çünkü Kaf Suresi'nin 16. ayetine göre bilme ve yaratma sıfatlarıyla bize şahdamarımızdan daha yakındır.