Günümüzdeki firavunlar
Firavun, kendi ülkesinde yönetici olarak zulüm yapıyordu. Bugünkü Suriye lideri de çocukları, kadınları ve erkekleri öldürüp zorbalığı ve bozgunculuğu birkaç katına çıkarmaktadır
İSLAM âleminde özellikle Suriye'de akan kanlar, firavunun akıttığı kanlardan fazla olmaktadır. Günümüzde firavun arıyorsanız, Suriye'nin liderine bakınız. Onun yaptıkları, aşağıdaki ayette vereceğimiz firavunun yaptıklarından daha öne geçmektedir. Toplumunu gruplara ayırıyor ve kendi insanının kanını akıtıyor. Bu Müslümanlığın ve insanlığın neresine sığar? Firavun ile ilgili ayet şöyledir:
"Firavun, orada zorbalığa kalktı, halkını çeşitli gruplara ayırdı. Onlardan bir grubu zayıflatıyor, oğullarını kesiyor; kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı." (Kasas, 4)
Bu ayet firavunun nasıl zulüm yaptığını ele almakta ve günümüzün firavunlarına da öğüt vermektedir.
1"Firavun orada zorbalığa kalktı."
Ayetin bu kısmında geçen "alâ" fiili, "Ululandı, kibirlendi, zorbalık yapmaya kalktı, büyüklük tasladı ve kendisini büyüklük duygusuna kaptırdı" demektir. Onun zorbalık yaptığının işaretleri nelerdi? Yalanlayıp isyan etmesi ve adamlarına "Ben, sizin yüce Rabb'inizim" diye bağırması (Nâziât, 21-24), tek Allah'a inanıp O'na ibadet etmeyi gururuna yediremeyerek kendini Tanrı yerine koyması, ululuk taslamasıydı.
Diğer taraftan idaresi altında bulunanlara büyüklük taslayıp onları ezmesi, kendini onlara Tanrı olarak kabul ettirmesi de buna delil teşkil etmektedir. İşte Suriye'deki askerlerin, halka "Esad'ı Tanrı olarak kabul edersen canını kurtaracağız" demelerinin firavunun Tanrılık iddiasından ne farkı vardır. Firavun, burada kendisinden sonra, insanlara, halkına bu şekilde davranacak olanlar için bir örnek teşkil etmektedir.
Biz, bundan hareketle nice firavunların geldiğini ve geleceğini söyleyebiliriz. Nice idareciler, ülkelerinde ya da tüm insanlığa karşı ululanacak, zorbalık yapacak, insanları toz kadar görecektir. Dahası Tanrılık iddiasında bulunacaklardır.
2"Halkını çeşitli gruplara ayırdı."
Bunun anlamı, birlik-beraberlik içinde yaşayan toplumu, özellikle kökenleri ve inançları nedeniyle tefrikaya düşürüp zümrelere ayırmıştır. Halbuki devlet veya devleti idare edenler, tefrika yaratmamalı; aksine çıkan tefrikaları, bölünmeleri ve düşman gruplar şeklinde kamplara ayrılmaları ortadan kaldırmalıdır.
Tefrika yaratmaması gerekenler tefrika yaratmaya kalkarlarsa bu durumda toplumun çöküşünü hazırlıyor, hızlandırıyorlar demektir. Halk kitleleri belki hatayla bölücülük yaparlar ama devleti yönetenler bu hatayı yaparlarsa hatayı sosyal kanser haline getirirler.
3"Onlardan bir grubu zayıflatıyor."
Bunun anlamı, "Bir grubu tutuyor, diğer grubu ise eziyor, sömürüyor, köleleştiriyor, hak ve özgürlüklerini ellerinden alıyordu" demektir. İşte devlet adamı bunu yapamaz ve yapmamalıdır. Devleti idare edenler, "Sizler benim ırkımdan, benim kökenimden veya benim kültürümden değilsiniz" diyerek bir grubu itemez, onlara baskı yapamaz, hak ve özgürlüklerini ellerinden alamaz. Öte taraftan kendine yakın bulduğu insanlara da devletin tüm nimetlerini sunamaz, onlara farklı davranamaz, davranmamalıdır.
4"Oğullarını kesiyor, kadınlarını sağ bırakıyordu."
Bu davranışıyla firavun, zulmün doruk noktasına tırmanıyordu. İsrailoğulları'nın çocuklarından birinin kendini tahtından indireceği paranoyası, onu erkek çocuklarını boğazlama zulmüne kadar götürmüştür. Hz. Peygamber zamanında Araplar kız çocuklarını diri diri gömüyordu; ondan önce de firavun, İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını boğazlıyordu.
5"Çünkü o, bozgunculardandı."
Yüce Allah, firavunun bu uygulamalarına "bozgunculuk ve fesatçılık" demektedir. Firavun, kendi ülkesinde yönetici olarak bozgunculuk yapıyordu. Böylece yüce Allah, yönetici açısından bakarak fesadın ve bozgunculuğun tanımını yapmakta ve kavramın içini doldurmaktadır. Zorbalık, halkı gruplara ayırarak birini tutup diğer grubu ezmek, kendi siyasi geleceğini düşünerek ezdiği grubun erkek çocuklarını kesip kızlarını sağ bırakmak, bozgunculuğun ta kendisidir.
Alt grupların bozgunculuğu ile üst grupların bozgunculuğu, toplumun geleceğini etkileme bakımından farklılık arz eder. Üst grupların bozgunculuğu, toplumun kalbine bir hançer gibi saplanır ve onun ölümüne sebep olur. Firavunun ülkesi de bu duruma düşmüştür.
Günümüzde Suriye'de olanlar, sadece çocukları öldürmekle değil, kadınları ve erkekleri öldürmekle devam etmekte, böylece zorbalığı ve bozgunculuğu birkaç katına çıkarmaktadır. Biz bu ülkenin yöneticilerine aklın, bilginin, sevginin, insan olmanın onurunun aydınlık ufuklarını diliyor ve Allah'ın yoluna girmelerini ümit ediyoruz.
BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor
Kuran'da geçen yiyecekler neler?
■ Kuran'da insana yararlı ve zararlı yiyecek isimleri geçiyor mu? Geçiyorsa bunlar nelerdir? Z.N.
Kuran'da, insana zararlı olduğu için vahşi hayvanların eti haram kılınmıştır. Özellikle bal, süt, incir, zeytin ve Allah'ın adıyla kesilmiş hayvan etleri ise yararlı yiyecek olarak Kuran'da geçmektedir.
Oral seks dinen zina sayılır mı?
■ Hocam, oral seks zinaya girer mi? D.S.
Eğer helal olmayan biriyle bu iş yapılmışsa zina sayılır.
Yüksek sesle zikir caiz mi?
■ Bazı tarikatlarda insanlar yüksek sesle zikir yapıyorlar. Bu durum İslam'a aykırı mı? K.N.
Peygamberimizden bize böyle yüksek sesle zikir yapmak geçmemiştir. Zikir Allah'ı anmak, onu hatırlamaktır ve namaz kılarken yapılır. Zikir aynı zamanda düşünmek anlamına da gelir. Doğru düşünce üretmek, insana faydalı bir fikir ortaya koymak da bir zikirdir. Namaz kılan bir insan zaten Allah'ı zikrettiğini bilmelidir.
Gusül abdesti namazla mı ilgili?
■ Namaz kılmayanların gusül abdesti almasına gerek var mı? B.T.
Gusül ayrı bir konu, namaz ise ayrı bir konudur. Bir Müslüman namaz kılsın veya kılmasın hemen gusül abdesti alması lazım. Maide Suresi'nin 6. ayetinde Allah, bir insanın namaza kalkarken abdest alması, cünüpse gusül abdesti alması gerektiğini söylüyor.