Son Dakika
27.01.2018 - 03:14 | Güncelleme:

Mide küçültme ameliyatlarından sonra sıklıkla görülen 4 sorun ve 4 çözüm

 

BARİATRİK cerrahi ya da mide küçültme operasyonları son yıllarda inanılmaz oranda arttı; öyle ki bu alanda çalışan cerrahların sayısı talebi karşılayamaz oldu. Cerrahinin diğer branşlarındaki cerrahlar, işlerini bırakıp metabolik cerrahi alanına kaydılar. Bariatrik cerrahi ve mide by-pass operasyonları, uygun kişilerde seçildiği zaman hayat kurtarıcı. Ama “Kilomu kolayca vereyim. Hemencecik ameliyat olup işime döneyim” türünden ameliyatlar değil. Hem ameliyat sırasında hem de ameliyattan sonra oluşabilecek sorunları iyi bilmek gerekir. Bugüne kadar bu operasyonlarla ilgili hep kahramanlık hikâyeleri anlatıldı, kimse “Bu tür oprasyonlarda şöyle sorunlar ve yan etkiler olur” demedi.

8. Ulusal Obezite Kongresi’nde İstanbul Tıp Fakültesi’nden Dr. Fulya Türker’in güzel bir konuşmasını dinledikten sonra, bariatrik cerrahi ameliyatlarından sonra neler oluyor yazmaya karar verdim. Sorunları 4 başlık altında topladım.

BESLENME KALİTESİNİN BOZULMASI VE PROTEİN EKSİKLİĞİ

HASTALARIN çoğunda ameliyattan sonraki ilk 3 aya kadar katı gıda alımında güçlük ve kusma atakları görülür. Özellikle kırmızı et, tavuk, salata, ekmek, pirinç pilavı, bulgur ve makarna gibi katı gıda tüketimi ilk 6 ay mümkün olmayabilir. Bu süre içerisinde hastalar genel olarak su ve sıvı gıdalarla beslenir. Bir taraftan kaliteli besinlerin alınamaması ve sık kusma ataklarının olması, diğer taraftan ek olarak operasyona bağlı oluşan emilim bozuklukları hastanın beslenme kalitesini bozar.

Onikiparmak bağırsağını by-pass eden bazı ameliyat tiplerinde safra tuzları ve pankreastan salgılanan “lipaz enzimi eksikliği” nedeniyle yağlar yeteri kadar parçalanamadan incebağırsağa geçer. Sindirilmemiş yağlar kalınbağırsağa geldiğinde bir yandan yağlı ishal, kötü kokulu gaz bulguları, diğer taraftan A, D, E ve K vitaminlerinin emiliminin bozulmasına sebep olur.
Proteinlerin sindirimi için midenin asit salgısı ve “pepsinojen” denilen bir enzime ihtiyaç duyulur. Mide operasyonlarından sonra midenin önemli bir bölümü alındığı için hem asit salgısında hem de pepsinojen salgısında azalma olur. Yapılan çalışmalarda proteinlerin emiliminin % 50 oranında azaldığı, ilerleyen yıllarda hastaların bir bölümünde ciddi protein eksiklikleri, buna bağlı kansızlık ve hormon eksiklikleri gelişebileceği bildirilmiştir.

Yetersiz beslenme, bir yandan immün sistemini bozarken diğer taraftan “tiamin” gibi vitaminlerin eksilmesine sebep olabilir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: İlk 3 ay katı gıdaların alınamadığı, kusma ataklarının sık olduğu dönemde mutlaka bir endokrinoloji ve metabolizma uzmanı ile beslenme uzmanının kontrolünde “enteral” beslenme ürünleriyle eksiği yerine koyacak bir sıvı beslenme programı, sıvı ve toz protein desteği programı oluşturmalı.

Kusma ataklarından sonra mutlaka çıkarılan miktarın karşısındaki eksik tamamlanmalı. 3’üncü aydan sonra yavaş yavaş ağızdan katı gıdaya geçildiğinde sık sık ama çok az miktarda gıda alınmalı. Gıda alımı yavaş olmalı ve uzun çiğnenmeli. Beslenme uzmanlarının önerisi; ağza alınan her gıdanın en az 15 kere çiğnenmesinin gerektiği.

 

VİTAMİN İLE MİNERALLERİN EKSİKLİĞİ VE OSTEOPOROZ

MIDE küçültme operasyonlarından sonra hastaların yarısında demir eksikliği ve kansızlık görülür. Midenin bir bölümünün alınması, onikiparmak bağırsağının by-pass edilmesi nedeniyle yiyeceklerden alınan demir yeteri kadar emilemez. Midede asit salgısının azalması nedeniyle demirin bir bölümü aktif hale gelemez.

Bu ameliyatlarda midenin önemli bölümünün alınması nedeniyle birkaç ay sonra emilim bozukluğuna bağlı B12 vitamin eksikliği gelişir. Vitamin eksikliği, ameliyattan 1 yıl sonra karaciğerdeki B12 vitamini depolarının tükenmesinden sonra daha belirgin hale gelir. Hastaların % 60’ında operasyondan sonra folik asit eksikliği de ortaya çıkabilir.

Gastrik by-pass sonrası kalsiyum eksikliği de sıklıkla görülür. Tüp mide operasyonlarında mide asit salgısının azalması da kalsiyum emiliminin bozulmasına neden olabilir. Bariatrik cerrahi operasyonlarının uzun yıllar sonra en önemli komplikasyonu, durdurulamayan bir osteoporozdur (kemik erimesi).

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Ameliyattan hemen sonra kanda demir ve demir bağlama kapasitesi, kalsiyum, B1, B12 vitaminleri ile folik asit seviyeleri düzenli olarak kontrol ettirilmeli, eksikse doktora danışarak erken dönemde replasman tedavisine başlanmalı.

SAFRAKESESİ VE BÖBREKLERDE TAŞ OLUŞUMU

BARIATRIK cerrahi operasyonlarından sonra yağ ve safra asitlerinin emilimindeki bozukluk, vücudun asit baz dengesinin değişmesi gibi nedenlerle safrakesesi ile böbrekte taş oluşumunda artış olur. Böbrek ve idrar yollarında oluşan taşlar genellikle kalsiyum oksalat taşlarıdır.

Safrakesesi taşları “gastrik” operasyondan sonra safrakesesinde kolesterol birikiminin artması ve kesede “müsin” isimli bir maddenin fazla salgılanması nedeniyle oluşur. Çalışmalar ameliyattan 1 yıl sonra hastaların % 52’sinde safra taşı olduğunu göstermektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Bazı gastrik by-pass teknikleri içine safra taşları oluşmasın diye safrakesesinin de çıkarıldığı yönünde bilgiler var.

Cerrahi operasyondan sonra safra taşları ve böbrek taşlarının oluşmaması için bol su alınmalı, operasyondan sonra sık ultrasonografik kontroller ihmal edilmemeli.

YENİDEN KİLO ALIMI

YAPILAN araştırmalar, mide küçültme ve by-pass operasyonlarından sonra ilk 2 yılda hızlı kilo verildiği, 2’nci yıldan sonra kilo vermenin yavaşladığı hatta hastaların bir bölümünün kilo almaya başladığını göstermekte. 5 yıl sonra bu tür operasyonları olan hastaların üçte birinin kilosu eski haline dönüyor.

Ayrıca bu ameliyatlardan sonra kilo kaybıyla beraber bazal metabolizma hızının da orantısız bir şekilde azaldığı görülmekte. Bu çalışmalarda, operasyondan sonra kilo kaybının yağ dokusundan çok, yağsız doku kitlesinde olduğu bildiriliyor.

Psikologlar, bu operasyondan birkaç yıl sonra tekrar kilo almanın nedenlerinden birinin, operasyon öncesi hastadaki mevcut yemek bozuklukları ve buna bağlı ruhsal sorunlar olduğunu öngörüyor. Nedeni ne olursa olsun bariatrik cerrahide ilk 18-24 aydaki maksimum kilo kaybı geriye dönerek hastanın yavaş da olsa kilo almaya başlaması, hastalarda tedaviye sadakati olumsuz etkiliyor.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: Tıbbi rehberler (AACA), bariatrik cerrahi sonrası kilo alımının tanımını; ameliyat sonrası kaybedilen kilonun % 25’ini geri alma olarak tanımlamaktadır. Nedeni ne olursa olsun çekilen onca güçlük ve sıkıntıdan sonra yeniden kilo almaya izin vermemek gerekir.

Bu tür operasyonlardan sonra mutlaka endokrinoloji ve metabolizma uzmanı ile bir beslenme uzmanının sürekli kontrolü altında olunmalı. Mutlaka konunun uzmanı bir psikologdan psikolojik destek almak gerekir.

SONUÇ:

BARIATRIK cerrahi operasyonlarının hemen kolayca yapılıp gidilecek operasyonlar olmadığını unutmayın. Hem cerrahi operasyon sırasında hem de operasyonun erken ve orta ileri dönemlerinde farklı sorunlarla karşılaşabilmeniz mümkün. Daha uzun, 20-30 yıl sonra ortaya çıkabilecek geç komplikasyonlar konusunda ise henüz bilgimiz yok.

Bariatrik cerrahi operasyonları tek tip operasyonlar değil, birçok tekniği ve yöntemi var. Gastrik bant, tüp mide, gastrik by-pass (roux en-y), biliyo pankreatik diversiyon (BBD) gibi ameliyat tiplerinden hangisinin daha uygun olacağını operasyonu yapacak cerrahınız ve endokrinoloji metabolizma uzmanıyla ortak kararlaştırın. Operasyon sırasındaki olabilecek riskleri, operasyon sonrası erken dönemde ve ileri dönemde olması muhtemel yan etkilerini mutlaka hekiminize sorun ve ayrıntılı olarak öğrenin.

Ameliyat kararını almadan önce iyi düşünün. Çok aşırı kilolu kişilerde, kilo fazlalığı çeşitli organ hasarlarına ve yetmezliklerine sebep olacak şekilde yaşamı tehdit eden hastalarda bu ameliyatlar hayat kurtarıcı. Ancak hafif ya da orta düzeyde obezitede sadece estetik gerekçeyle bu operasyonları olmaya karar verenlerin artı ve eksileri iyi değerlendirmesini bir kez daha öneririz.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 16:32
    Sayin dr.Temel siz bu operasiyonlari yillarca ret etiniz toplantilara katilmadiniz ama artik gecte olsa degerli bilgilerinizle katkidabulundunuz.bu yazdiklariniz malabsortif metodlar icin gecerli Türkiyede 17000 restiktiv metodla op. Yapiliyor . Bu metot daha fizyolojiktir .sınıf arkadaşınız M.T
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 09:02
    Prof.Yılmaz ın her yazısını,her vatandaş ve her doktor okumalı..
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 14 MPH 25°
Az Bulutlu