Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DİYABET konusunda son gelişmeler ve yeniliklerin konuşulduğu 54. Ulusal Diyabet Kongresi Antalya’da devam ediyor. 1400 katılımcı ve 200 konuşmacı diyabetle ilgili tüm konuları tartışıyor. Prof. Dr. Nevin Dinççağ başkanlığında 1 yıllık titiz çalışmayla hazırlanan kongre programı, Avrupa’daki en kapsamlı diyabet kongresi olarak kabul ediliyor.

        Kongreye Türkiye’nin her tarafından endokrinologlar, dahiliye uzmanları, aile hekimleri, diyabet hemşireleri, diyabet diyetisyenleri gelmişti. Kongrede gözüm medyadaki popüler hekimleri aradı. Hiçbiri yoktu. Ulusal Diyabet Kongresi’nde, diyabetin tedavisinde ve izlenmesinde birçok yenilik anlatıldı. Diyabetli hastanın yaşamı, bu yeniliklerle biraz daha kolaylaştı.

        ULTRA UZUN ETKİLİ İNSÜLİNLER

        Özellikle tip 2 diyabet tedavisinde bazal insülin adı verilen ve açlık kan şekerini kontrol eden ultra uzun etkili insülinler; Deguludec insülin U100 formu ve Glargine. İnsülin U300 formu tedavide kullanılmaya başlandı. Ultra uzun etkili yani etki süresi 36-42 saat uzunlukta olan bu insülinler daha stabil, gün içinde şeker dalgalanmalarının olmadığı insülinler. Pikleri yok. Bu insülinlerle günde tek enjeksiyonla daha uzun süreli kan şekeri kontrolü mümkün olabilecek.

        UZUN ETKİLİ GLP-1 AGONİSTLERİ

        GLP-1 agonistleri aslında bir diyabet ilacı olarak ortaya çıktı. Fakat uygulamalar gösterdi ki bu ilaçların iştah kesici ve zayıflama üzerine çok ciddi olumlu etkileri var. Diyabette beslenme ve hasta eğer obezse ideal kiloya inme, kan şekeri kontrolünde tedavinin olmazsa olmaz bir kuralı. Bu nedenle GLP1 grubu ilaçlar çıkar çıkmaz özellikle kan şeker ayarı ve kilo verdirici etkileriyle ön plana geçti, diyabet tedavisinde hemen önemli bir aktör oldu. Ancak bu grup ilaçlar enjeksiyon şeklinde ve insülin kalemine benzer bir kalemle cilt altına uygulanıyor. Bu ilaçların 24 saat etkili formundan sonra ilk kez bu yıl kongrede tek enjeksiyonla 1 hafta etkisi süren yeni formu da tanıtıldı.

        ÖLÇÜM CİHAZI TARİHE KARIŞIYOR

        Kan şekeri ölçüm cihazlarının ilk piyasaya çıktığı yıllar diyabet alanında bir devrim olmuştu. Hastanın parmağının ucundan bir damla kanla 5-10 saniyede kan şekeri ölçülmesi o yılların çok önemli bir olayıydı. Ancak günde 4-5 kez parmak ucundan kan şekeri ölçümü hasta açısından bir zorluktu.

        Yeni çıkan sürekli glikoz ölçüm cihazları bu güçlüğü ortadan kaldırdı. Cilt üzerine yapıştırılan bir düğme büyüklüğünde cihazlar her 5 dakikada bir ölçüm yapıp cep telefonuna gönderebiliyor. Alarm sistemleri özellikle küçük çocuk ve şeker düşmesine karşı duyarsızlığı olan hastalarda hayat kurtarıcı olabiliyor.

        AKILLI İNSÜLİN POMPALARI TEDAVİDE

        Bu kongrede tanıtılan yeni kuşak kablolu ve kablosuz akıllı insülin pompaları bir yapay pankreas gibi yeteneğe sahip. Sürekli glikoz ölçüm monitörü ile bluetooth üzerinden eşleşip oradan aldığı kan şeker ölçüm değerlerine göre özel bir program yardımıyla hastanın ihtiyacı olan insülin dozunu hesaplayıp o miktarda insülin verebiliyor. Bu uygulamadaki tek sorun, etkisi çok hızlı olan insülinlere ihtiyaç duyulması. Artık bu sorun da aşıldı. Henüz Türkiye olmasa da ultra hızlı etkili insülinler onay aldı.

        CERRAHİ AMELİYATLAR SORGULANIYOR

        Piyasada “diyabetin ameliyatla tedavisi” adıyla reklamı yapılan cerrahi uygulamalar, bu kongrede cerrahların ve endokrinologların olduğu bir panelde masaya yatırıldı. Bir süre önce yayınlanan araştırmaya göre, diyabette metabolik cerrahi uygulanan hastaların 10 yıl sonra % 70’inin tekrar eskiye döndüğü ve insüline başladığı vurgulandı.

        Ayrıca bu tür operasyonların cerrahi riskleri olduğu, ameliyattan bir süre sonra protein, mineral, bazı vitaminlerin emiliminde bozukluk olduğu, safra taşlarının gelişebildiği anlatıldı.

        Bunların diyabet tedavi operasyonları değil bir zayıflama ameliyatları olduğu, hastanın diyabetindeki düzelmenin kilo kaybıyla daha fazla ilişkili olduğu bildirildi.

        KETOJENİK DİYETLER

        Kongrede “ketojenik diyet” ve “düşük karbonhidratlı diyetler”le ilişkili önemli tartışmalar da oldu. Ketojenik diyet, günlük karbonhidrat alımının 20-30 gramın altında olması; düşük karbonhidratlı diyet ise günlük karbonhidrat alımın 130 gramın altında olması diye tanımlanıyor.

        Ketojenik diyetlerin (Atkins Diyeti, Karatay Diyeti) kısa süreli kilo kaybını sağlasa bile uzun süreli kullanımında koroner kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, hipertansiyon gibi sorunlara neden olduğu için sağlığa zararlı olduğu bildirildi.

        Düşük kalorili diyetlerin ise özellikle kan şekeri kötü olan diyabetlilerde kısa süreli (2 hafta) olmak kaydıyla kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu etkileri olduğu anlatıldı.

        ********

        ULUSAL KONGREDE BİR KAHRAMAN

        TÜRKİYE Diyabet Vakfı, bu yıl özel çalışma alanı olarak “diyabetik ayak” konusunu işlemeyi kararlaştırdı. Diyabetik ayak, diyabetin en korkulan organ hastalıklarından biri. Diyabet, ilerleyen yıllarında ayak damarlarının bozulmasına ve duyu sinirlerinin hissiyatını kaybetmesine bağlı ayaklarda iyileşmeyen yaraların olması, hatta ayağın kaybedilmesine neden olabiliyor. Diyabete bağlı bacak ampütasyonları tüm dünyada trafik kazalarından sonra ikinci sırada.

        Bu nedenle, Türkiye Diyabet Vakfı Prof. Dr. Selçuk Dağdelen’in yürütücülüğünde bir büyük projeye imza attı. Projenin yüzü gönüllü çalışmayı kabul eden Osman Çakmak oldu. Çakmak, Güneydoğu Anadolu’da komando olarak vatani görevini yaparken bir mayın patlaması sonucu sol bacağını kaybeden bir kahraman, bir gazi. Çocukluğunda en büyük hayali futbolcu olmak. Bu hayalini gerçekleştirmek için babasıyla birlikte Tokat Niksar’dan İstanbul’a gidiyor, futbola başlıyor. Zeytinburnuspor’da oynuyor, daha sonra askere gidiyor, komando oluyor. Şırnak’ta mayın patlamasıyla yaralandıktan sonra Gülhane Askeri Hastanesi’ne götürülüyor, ameliyata alınıyor. Narkozun etkisi geçtikten sonra bir ayağının olmadığını fark ediyor. En çok da futbolculuk hayalinin yok olmasına üzülüyor. Ama azmini kaybetmiyor. Ampute Milli Futbol Takımı’na giriyor, takım kaptanlığına yükseliyor. Takım, 9 Ekim 2017’de oynadığı milli maçta İngiltere’yi yenip Türkiye’ye Avrupa şampiyonluğunu kazandırıyor.

        İşte Osman Çakmak, kendini, başka nedenlerle ayağını kaybetmiş insanlara adıyor, onlara sosyal sorumluluk projeleri ile destek oluyor. “Ayağınıza Sağlık” projesinde gönüllü olarak yer aldı ve projenin yüzü oldu. Kongrede diyabetli hastalara “Gözünüz ayaklarınızda olsun” mesajı verdi ama hangi nedenle olursa olsun ayaklarını kaybetseler de hayatın çok güzel olduğunu, yapılabilecek birçok şeylerinin bulunduğunu anlattı.

        Diğer Yazılar