HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Rahşan Gülşan

Rahşan Gülşan

[javascript protected email address]

İtaatkâr eşler grup seks istiyor

16 Ekim 2011 Pazar, 09:57:45Güncelleme: 13:05:29

HEMEN heyecana gark olmayın, olaylar Türkiye’de geçmiyor. Birçok muhafazakârın örnek model ülke olarak gördüğü Malezya’da geçiyor. Kendilerine “İtaatkâr Eşler Kulübü” diyen ve İslami seksi dünyaya döndürmek için Yahudilere savaş ilan eden grubun kadınlardan oluşan üyeleri getirmiş bu öneriyi. Bu grup, özellikle ülkemizde yaşanan kadın-erkek meseleleri tartışmalarında muhafazakâr kadın köşe yazarlarının yazılarında yer bulur.

Grup üyelerinin ortalığı karıştıran ilk açıklaması, “Kadınların eşlerini mutlu edebilmek için fahişe gibi davranmaları gerektiğini, aksi takdirde eşlerini günah işlemeye itmiş olacaklarını” belirten açıklamalarıydı. Bu görüş o dönem hem Malezya’da hem de İslami dünyada çok tartışıldı. Küresel İhvan isimli İslami bir grup tarafından kurulan kulüp, şimdi söylemlerini bir adım ileriye götürecek bir kitap yayınladı. Dün El-Arabiya’da okuduğum habere inanmakta ciddi zorlandım. Ama ne ilginç ki haber doğru.

Malezya’da yayınlanan kitaba göre itaatkâr eşler, çokeşli kocalarının tüm eşleriyle aynı anda birlikte olmayı tavsiye ediyor. Kitabın bir başka bölümünde ise sevişmenin nasıl bir tapınma aracı olarak kullanılacağı anlatılıyor. Malezya İslam Bakanı, gazetenin haberi üzerine bir soruşturma başlatacağını açıklamış. Ancak kitap Malezya’da satışa devam ediyormuş.

Kadınların sadece cinsel birleşme için kullanıldığı, aynı anda birden fazla kadınla evlenme hakkına sahip erkeğin paşa gönlü ne isterse yapabileceği bir dünya... Allah’tan henüz ülkemizde böyle akıllara zarar ve her şeyden önce İslam dininin kalabalıklar arasındaki algısına zarar verecek, dini bütün insanları incitecek fikirler tartışılmıyor. İnsanların yemek istediği her halta dini alet etmeye çalışması, lanetlenmesi gereken bir davranış! Ancak bu ülkede de alttan alttan çokeşlilik ittiriliyor. Mesela geçen hafta Cengiz Semercioğlu’nun televizyon programına çıkan Yılmaz Vural güzel güzel anlattı.

Neyi mi? Aynı anda iki karısı olduğunu. Resmi evli olduğu karısına “kıyamadığını” ve ikinci eşini onu boşamadan aldığını! Üçü birlikte mutlu mutlu yaşıyorlarmış. Hatta ikinci eşi bebek sahibi olduğunda ilk eşi hem kutlamış hem de hediye yollamış. Ülkenin en ciddiye alınan futbol adamlarından biri bunu bir kadın programında pişkin pişkin anlatabiliyor ve devlet kademesinden kimseden sert bir tepki gelmiyorsa işler yavaş yavaş değişiyor demektir. Üstelik adamın kendini nerede gördüğüne bakar mısınız; eski karısını boşamaya “kıyamamış”. Yani lütfedip nikâhında tutmuş onu. Bir lütuf olarak evlilik çok ilginç bir kafa. Kadına itaatkâr olmayı, kendisine verildiği kadarıyla idare etmeyi, susmayı, sabretmeyi ve en fenası erkeğini başkasıyla uslu uslu paylaşmayı öğreten bir kafa. Bu açıdan Malezya’daki itaatkâr eşler kulübünden çok farkımız kalmıyor. Çünkü iki eş arasında rekabet yaratılıyor, kocanın bir başka kadınla yattığını bile bile evinde sesini kesip huzurla uyuması, kocaya kayıtsız şartsız itaat öğretiliyor. Kadın konuları tartışılırken sesleri içlerine kaçan, gözlerini kaçıran, erkek medya üyelerinden biri bile çıtını çıkarmıyor Vural’a. Çünkü adam hem erkek hem de erkekliğin bu ülkedeki simgelerinden biri futbolun “büyük” adamı. Kolay değil ona laf söylemek onlar için... Çoğu evli ve kız çocuğu sahibi bu adamların sükûtunun ikrardan geldiğini düşünmeye başlıyorum. Ve buna çok bozuluyorum. Ama artık sabrımı yitiriyorum.

Bir taraftan muhafazakâr kesimin itaatkâr eşler kulübünün bu yeni açılımına ne diyeceğini de hasretle ve özlemle bekliyorum. İtaatkâr eşler kulübünün “Erkek, kadını kayıtsız şartsız mutlu etmeli” tadındaki ilk açıklamalarına sempatiyle bakan çevreler bakalım buna ne diyecek. Çünkü birden fazla kadınla evlilik de kadına uygulanan duygusal şiddettir.

Facebook ipad'e girdi

UZUN zamandır beklenen Facebook iPad uygulaması geçen hafta kullanıma açıldı. Kendi adıma çok sıkı bir Facebook kullanıcısı değilim ama günde bir kere de uğramadan duramıyorum siteye. Facebook son zamanlarda sitede yaptığı radikal değişikliklerle hepimizi güncelleme manyağı yapmış olsa da birçok yeni özelliği çok faydalı buluyorum. Mesela abonelikler sistemi çok hoşuma gidiyor.

Facebook’un en sevmediğim tarafı ise sık sık dile getirdiğim gruplara üyelik için sizin onayınızın gerekmemesi. Ve insanların sizi abuk sabuk gruplara üye etmesi. Siz fark edene kadar da orada üye olarak kalmanız. Mesela ben geçen hafta bir güzel sözler, iki satılık villa sitesi, bir de fan kulübe üye yapıldım. Facebook iPad uygulamasında gruplardan ayrılma ve sizi ekleyeni engelleme düğmeleri konmamış. Uygulamanın önemli artılarından biri artık sohbet uygulamasının da kullanılabilir olması.

Safari’den bağlanıldığında sohbet uygulamasına girilemiyordu. Genel olarak kullanımı kolay, sol mönü ile navigasyonun rahatça yapılabildiği bir uygulama olmuş. Ama en beğendiğim tarafı, videoların iPad için optimize edilmiş olması. Yani eskiden açılamayan birçok videonun açılabilir hale gelmiş olması oldu. Bir de fotoğraflar bölümünün ara yüzü çok güzel olmuş. Facebook sevenlere neşeyle duyurulur.

 

Diğer Yazıları

İstenmeyen SMS de tekno taciz sayılmalı

  • Yayın Tarihi: 03/04/13 09:22
  • [javascript protected email address]
ADIMINIZI atmadığınız kuaförden, önünden yolunuzun geçmediği bankadan, olmayan çocuğunuzu göndermeniz beklenen kolejden gelen cep telefonu SMS reklam mesajlarından çok insana fenalık gelmiş durumda.Ben de bunlardan biriyim sizler gibi. Daha önce de...
Devamını Oku

Tabii bizim şarkılarımız beleş, çalın çırpın!

  • Yayın Tarihi: 01/04/13 14:36
  • [javascript protected email address]
DÜN yazdığım müzik dünyasında dijital kâbus tadındaki yazıma müzik piyasasının önde gelen isimlerinden tepki geldi. Meğerse şarkıcısından bestecisine herkes bu problemle yüzleşmiş halde yaşamaya çalışıyormuş. Ama tepki verenler arasında Avrupa...
Devamını Oku

Popstar'ın tanıtımını Ahmet Kaya'nın sırtına yüklemek çok ayıp!

  • Yayın Tarihi: 31/03/13 12:51
  • [javascript protected email address]
SAMİMİ mi değil mi? Öyle mi dese daha şık olurdu böyle mi dese? E bir de süreç var tabii, sürece katkısı olur mu? Serdar Ortaç'ın, Popstar jüri koltuğundan alelacele yaptığı, o korkunç geceyle ilgili açıklamaları üzerine bu sorular soruluyor...
Devamını Oku

Pardon laleler Hollanda değil Konya'danmış

  • Yayın Tarihi: 30/03/13 09:43
  • [javascript protected email address]
Birkaç gün önce İstanbul'un olimpiyat adaylığı sembolünün lale olmasının ne derece bu kenti çağrıştırdığı üzerine bir yazı yazmıştım. Yazım üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı İhsan Şimşek'ten çok nazik bir...
Devamını Oku

Hırsızınkini ödüyoruz engellininkini niye ödemeyelim

  • Yayın Tarihi: 29/03/13 09:24
  • [javascript protected email address]
İÇİMİ paralayan bir fotoğraf.Önce tam ne olduğunu kavrayamıyor insan.Bir sürü tuhaf cihaz görünüyor.Borular, kablolar sarkıyor.Sonra o hortumlardan birinin ucunun bağlı olduğu minik biri göze çarpıyor.Off Allah'ım o nasıl güzel bir yüz.Minicik ama...
Devamını Oku
Tüm Yazıları