Bunun nesini soruşturacaksınız?
FOTOĞRAFLARI ilk gördüğümde kendimi tutamayıp sesli güldüm.
Hayli absürt ama sağlam kara mizah vardı fotoğraflarda.
Samsun'da 19 Mayıs kutlamalarının yapıldığı stadyumda bir kadın ve erkeğin güreş yaptığı fotoğraflardan bahsediyorum. Hele, kadın güreşçimizin erkek güreşçiye dünyayı dar ettiğinin anlaşıldığı fotoğrafların her biri birer kitsch şaheseriydi.
21 yaşındaki güreşçi Nurcan Kılıç'ın olay sonrası yaptığı "O çocuk rakibim olamaz" açıklamaları filan bir araya geldiğinde birkaç dakika hoş vakit geçirip unutacağımız türde bir haber vardı ortada.
Ama Samsun Valisi Hüseyin Aksoy hiç eğlenmemiş bu fotoğraflardan.
DURUMU BÜYÜTMEYİN
Haklıdır da. Herkesin hayata baktığı nokta, espri anlayışını da başkalaştırır.
Bunda bir sıkıntı yok. Ama anladığım kadarıyla eğlenmemek bir yana öfkelenmiş. Hemen soruşturma açtırmış.
Çok merak ediyorum, bunun neresini soruşturacağız? Bu görüntülerde cinsel mesajlar mı görüyoruz? Ahlaksızlık?
Toplumun bilinçli ve sistemli bir şekilde yozlaşmasına güreş yoluyla katkı?
Yok be, soruşturmayı duyunca korkan güreşçi kızcağızın sözleri tüm komplo teorilerini çürütüyor:
"Erkekle güreşmemde hiçbir kasıt yoktu. Güreş tekniklerini gösteren şov yapacağım kadın arkadaşım gelmedi. Tek kalınca protokolün önünde mahcup duruma düşmemek için benden yaşça küçük bir güreşçi arkadaşımla güreş tuttum. Hiçbir art niyet olmadan güreşip tekniklerimizi gösterdik. Bu şekilde gündeme gelmek istemezdim. Biz sporcuyuz. O bir müsabaka değil, bir şovdu. Biz gösterimizi yaptık."
Başı, sonu bu kadar olan bir konuyu soruşturmalar açarak iyice büyütmenin, altında buzağılar aramanın ve toplumu germenin faydasını göremiyorum.
Tamam, gerçekten densizce de olmuş.
Ama olmuş işte.
Buna gülüp geçmek ve "Bir daha yapmayın" demek yerine soruşturma açmak, bir kentin valisine yakışmıyor.
TEBRİKLER BEKİR BEY
Vali beye en güzel cevap Güreş Federasyonu Başkanı Bekir Çeker'den gelmiş.
"Bu olay kültürümüz açısından bakıldığında etik değildir. Ancak değişik inançlarda olan ülkelerde bayan güreşçiler, erkek arkadaşlarıyla antrenman yapıyor birbirlerinin partnerleri olabiliyor. Bu sonuç itibarıyla bir spordur, şov amaçlı yapılmıştır ve bu durumu abartmanın bir anlamı da yok. Kız öğrencinin eşi gelmediği için o tek kalmış ve olay anlık gelişmiştir. Daha önceden planlanmış bir olay değildir."
İşte bu kadar. Korkudan titreyip iki genç sporcusunu harcamak yerine böylesi bir cevabı verebilen Bekir Bey'e hakikaten tebrikler.
Yokmuş işte. Altında buzağı filan yokmuş Sayın valim...
CNR FACİASI YILLARDIR BEKLENİYORDU
GEÇEN haftanın en çarpıcı haberlerinden birinde Esen Evran arkadaşımızın imzası vardı.
Haberde, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu'nun CNR Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem'e fuar alanının durumu yüzünden attığı fırçanın detayları vardı.
Zorlu kürsüden yaptığı konuşmada, "Böyle bir fuar görmek istemiyorum Ceyda Hanım. Aslan yattığı yerden belli olur. O stantlar bu fuara yakışmıyor. Buna dikkat etmezseniz 2-3 sene sonra yok olursunuz. Biz burada Türkiye'yi temsil ediyoruz. Yabancı yatırımcı o fuar alanını, o bahçeyi gördüğünde bizi hangi kategoriye sokar?" diyordu.
Çok da haklıydı.
ÇATI ÇÖKTÜ
Yıllarca otomobil gazetecisi olarak otomobil fuarlarına katılmış biri olarak yakından biliyorum ki CNR'de kazanılan paraların hiçbir bölümü binayı ve çevresini geliştirmeye harcanmıyor.
Hele en son otomobil fuarı tam bir rezillikti. Binanın damı akıyordu.
Salonun her yerinde, yüz binlerce dolar harcanarak kurulmuş stantların orta yerlerinde su kovaları vardı.
Birçok ziyaretçi elinde şemsiyeyle geziyordu.
Bu sular yüzünden düşüp yaralananlar oldu.
Belli ki CNR'de hiçbir şey değişmemiş.
Bir holding patronu kürsüden seslenecek kadar delirdiyse demek ki şimdi salon daha da fena bir durumda.
Dün CNR'nin çatısının bir kısmı çöktü...
İçinde fuar ve yüzlerce katılımcı varken bir salonun çatısının çökmesi, karşı karşıya olduğumuz sorumsuzluğu gözler önüne serdi.
Orada son 2 yılda bir kez olsun fuara katılmış olan bir kimsenin bu habere şaşırdığını sanmıyorum.
Yani kaza "Geliyorum" dedi, hem de davulla, zurnayla!
Ben yazımı yazarken haberler çok net değildi.
İçeride kimseye zarar gelip gelmediği belli değildi.
Umarım bu vurdumduymazlıktan, bu insanı hiçe sayıp tüm konsantrasyonunu para kazanmak üzerine kuran zihniyet yüzünden kimsenin kılına zarar gelmemiştir.
UMARIM DERS ALIRLAR
Bu yıl biz otomobilseverler TÜYAP Beylikdüzü'nde gideceğiz fuara.
Otomobil yazarı Hakan Özenen arkadaşımla konuştum.
TÜYAP yetkilileri bambaşka bir tavır içindelermiş.
Otomobil gazetecileriyle toplantı yapıp onların Frankfurt, Cenevre gibi fuarlarda kazandıkları tecrübeyi paylaşmalarını rica etmişler.
CNR yıllardır bırakın gazetecileri ciddiye almayı, ona milyonlarca dolar kazandıran firmaları ciddiye almadı.
Umarım son yaşananlar biraz olsun sorumluluk duygularını uyandırır CNR yöneticilerinin.