SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Karşıyaka sadece basketbolla olmaz

31 Ağustos 2016 Çarşamba, 00:31:25 Güncelleme:08:41:27
Sait Gürsoy

Sait Gürsoy

[javascript protected email address]

 

Değerli kardeşim Hasan’ın yazdıklarına inanmamak, katılmamak, saygı duymamak tabii ki mümkün değil. Kendisi üst düzey futbol oynadı, futbolu hayatının bir parçası olarak gördü ve hala da bu şekilde yaşıyor. Ancak bunlarla birlikte Hasan’ın futbol içinde takıntılarının olduğunu da söylemem gerekiyor.

Şöyle ki iyi veya kötü, Hasan bir oyuncuya takar, iyi ise göklere çıkarır, kötü ise ağzıyla kuş tutsa nafile. Herkesten önce, erken keşfetme aceleciliği bazen ters tepebilir ama çoğu zaman da doğru çıkar.

Başka bir örnek vereyim. ‘X takım çift santrforla neden oynamıyor’ diye eleştirir. O takım tek santrforla şampiyon olsa da bu eleştirisini sürdürür. “Ne oldu ya adam şampiyon oldu” diye sorulduğunda yanılmasına rağmen akıllıca cevap verir. Şöyle ki: Benim dediğim gibi oynasaydı dört hafta evvel şampiyon olurdu. Bizim Hasan ile futbol adına atışmalarımız hiç bitmez. Ben en iyisi lige döneyim.

KSK YORUMUNA

KATILMIYORUM

Değerli kardeşim, “KSK’de futbolu unutun, basketbola yol verin” demiş. Bunu söyleyen çok kişi var ama ben katılmıyorum. Basket tartışmasız iyi bir marka ancak futbolda yüzyılını devirmiş bir kulübün lokomotifi. Sorun iki işi aynı anda yapamıyor olmamız. Öncelikle buna bir çözüm bulmamız gerekiyor. Yara bere içerisinde kalınmasına rağmen KSK palyatif çözümlerle bu seneyi de geçiştirmeye çalışıyor. Hala oluşturulmuş bir üst akıl yok. Önümüzde sene nelerle karşılaşacağımızı hepimiz biliyoruz ama buna rağmen ne düşünüyor ne de üretiyoruz.

GÖZTEPE Mİ İYİ

A.ORDU MU KÖTÜ

Göztepe ile ilgili tespitlerine ben de katılıyorum. Sarı kırmızılıların iyi bir hazırlık dönemi geçirdiği kesin. Çünkü yola erken çıkanlardan... Okan Buruk’un futbolculuk hırsını hepimiz biliriz. Bunun işine yansımaması mümkün değil. Zaten sahada da görülüyor. Ancak biraz da şeytanın avukatlığını yapalım. Göztepe’nin kondisyonunun iyi olduğu ve bu nedenle de kazandığı söyleniyor. Peki Altınordu’nun kondisyonu ne durumda? Şeytanlar geçen hafta da gerekli direnci gösterememişti. Altınordu’nun kondisyonu kötü olduğu için kazanmış olamazlar mı? Şimdi şöyle bir soru sorayım: Üç-dört hafta sonraki Altınordu maçı bu şekilde kaybeder miydi?

Göztepe’nin moral ve güven açısından aldığı üç puanı çok değerli buluyor ama bir ders çıkartmasına da inanıyorum. Her şey güllük gülistanlık değil. Dirençli bir takım son üç dakikada asla iki gol yemez.

Altınordu’da hamle hataları var. Kafalarda oluşmamış netlik, Şeytanlar’da kimlik problemi yaratıyor. Hedef ile yetiştiriciliğin arasında kalmışlık renksizliğe sebep oluyor. Altınordu tıpkı saman alevi gibi ligde yanan sönen bir takım olacaktır.

BALIKESİR’E TEŞHİSi

BAŞKAN KOYMUŞ

- Balıkesirspor lige kağıt üzerinde doğru başlayan takımlardan biriydi. Belli bir plan program dahilinde yürüdü ancak sahada istenilen karşılığı alamadı. Gerçekten üzücü bir durum. Atamadığı penaltılar, maçların kaybedilmesinde etken olabilir ama doğruyu sayın başkan söylemiş. “Penaltıyı atamıyorsan başka gol atacaksın.” Gerçek çözüm bu.

MANİSASPOR İÇİN

HAKSILIN HASANCIM

- Manisa’da mevcut yönetim krizi bitmez. Hasan’a burada da katılıyorum. Başkanın tavrı uzlaştırıcı olmalı. Camiayı ayrıştırmamalı, bütünleştirmeli. İşler iyi gittiği sürece kendi açısından problem olmaz. Ancak ilk olumsuz sonuçta büyük bir huzursuzlukla karşı karşıya kalır. Takım da bundan kötü etkilenir.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN