SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Yaşasın Fenerli medya! 10 futbolcusu FETÖ’cü çıksa Fener’e ne yapılırdı?

26 Ağustos 2016 Cuma, 00:59:42 Güncelleme:08:41:25
Serdar Ali Çelikler

Serdar Ali Çelikler

[javascript protected email address]

 

Futbolda FETÖ yapılanması tartışılıyor. “G.Saray’ın himmet ve dua ile ayağa kaldırılması” sohbeti de gündemde. G.Saray yönetiminin, Aziz Yıldırım’ın NTV’deki açıklamalarına; “G.Saray’da FETÖ yapılanması araştırılsın”a verdiği tepkiye bakılırsa, G.Saray böyle bir araştırma-soruşturma yapılmasını istemiyor.

Oysa, bana göre ölçüsüz derecede fanatizm içeren, holiganca yazılmış açıklamada denildiği gibi yıllar içinde gelmiş geçmiş yüzlerce futbolcunun içinden sadece 4’ü soruşturmaya dahil edilmiş. Bu da bu tür büyüklükteki kurumlar için son derece az bir rakamdır. Yok hükmündedir.

Sadece 4 kişiye bakarak yüzlerce insanın gelip geçtiği bir kurum için “Şucudur-bucudur” denemez. Üslubunu beğenmemiş olsam da içeriğine katılıyorum G.Saray’ın açıklamasının. Yani G.Saray tüzel kişiliği; FETÖ’cülükle yaftalanamaz. Ama bir dönem sızma olmuşsa, futbolcular üzerinden yapılanmalara gidilmişse, kurumsal olarak çalışılan bazı bürolar, bazı isimler FETÖ’cü ise elbette araştırılır da soruşturulur da.

Özellikle İlhan Helvacı’nın adı hep başka başka yerlerdeki başka başka isimlerle kesişiyorsa araştırılmasın mı? Bilhassa 3 Temmuz Operasyonu’nda kritik görevlerde olan bir takım isimlerin 10’unun birden daha sonra G.Saray’a yüksek maaşlı kulüp personeli yapılması soruşturulmasın mı?

Hakan Şükür’ü FETÖ’ye katanın Uğur Tütüneker olduğu, Uğur’u da Titrek İsmail’in (İsmail Demiriz) FETÖ’cü yaptığı spor camiasında ‘herkesin bildiği sır’ken bu silsilenin Hakan Şükür’den sonra hala gündemdeki 10-12 futbol adamına kadar devam ettiği araştırılmasın mı? Sadece gözaltı kararı bulunan 4 kişinin değil, halen belli takımlarda teknik direktör olarak da görev yapan bir sürü ismin bir dönem hep de G.Saray forması giymiş olmasının tesadüf olup olmadığına bakılmasın mı? Trabzonsporlu, Fenerli eski topçu neredeyse hiç yok iken; Beşiktaşlı bir iki kişi anca varken, bir dönem yolu Florya’dan geçen bazı isimlerin bir şekilde hizmet-himmet sarmalına zorla mı gönüllü mü girdikleri sorulmasın mı?

Ve evet, Galatasaray Spor Kulübü FETÖ’cü falan değildir. Tevfik Fikret’in fikirleri üzerine kurulmuş, Atatürkçülük’e tartışılmayacak ölçüde bağlı bir kurumdur. Ama bir dönem sızma olduğu aşikardır. Zaten SÜPPER FENERLİ, G.SARAY DÜŞMANI!! medyamız da bu konuyu olması gerektiği gibi G.Saray’dan tam olarak bağımsız bir şekilde işliyor. Allah aşkına azıcık vicdan sahipleri şu soruyu kendine sorsun: Eğer 10 futbolcusu (gözaltı 4; gözaltına alınmayan en az 6 kişi daha var) FETÖ’cü çıkan takım Fenerbahçe olsaydı bugün medyamızda neler yapılıyordu? ‘Fenerbahçe kapatılsın’, ‘En azından kayyum atansın’ kampanyası başlamıştı değil mi? Türkiye’de “FETÖ’cülerin en yoğun şekilde sızmış olduğu kulüp G.Saray’dır” dediği için yine Aziz Yıldırım suçlanır. Türkiye’deki medyaya göre Fener varsa mutlak kötüdür, G.Saray mutlak iyi. Zaten Hakan Şükür de kandırılmış ya... Hakikaten bu ülkede iyi ki FENERLİ MEDYA VAR YAHU!

 

MİLLİ TAKIMA KULÜPÇÜLÜK VİRÜSÜ BULAŞTIRAN MİLLİ!

Ne ortada FETÖ vardı ne de ‘muhterem hocaefendi’ kutsanması. Türkiye’de milli takıma “kulüpçülük virüsü”nün Ersun Yanal döneminde Hakan Şükür polemiği üzerinden sokulduğunu yazan ilk yazarım. Ersun Yanal, sadece ama sadece Hakan Şükür’ü oynatmak istemedi. Diğer G.Saraylı oyuncuların hepsi milli takıma çağrıldılar. Ama sadece ve sadece Hakan Şükür’ü oynatmadığı için Yanal; Ergun Gürsoy ve Hıncal Uluç tarafından “G.Saray düşmanı” ilan edildi. Dikkat edin, kötü hoca; milli takım hocası değil diye değil; ‘G.Saray düşmanı’ denilerek saldırıldı. Tarihte ilk ve son kez bir milli takım hocası için ‘düşman’ dendi.

‘Milli manevi değerlere sonuna kadar bağlı’ Hakan Şükür, medyasıyla, kendisine özel taraftarıyla Ersun Hoca hakkında “alenen yalan” söyledi, söyletti. “Onun derdi benimle, G.Saray ile değil” demedi, dedirtmedi. Ne oldu? Bugün ‘Milli manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı Hakan Şükür’ vatansız kaldı. Ersun Hoca belki yıllarını kaybetti. Ama en çok Türk Milli Takımı kaybetti. O gün sokulan o kulüpçülük virüsü, halen milli takımımızı kemiriyor.

 

BU YAZININ 1 YORUMU VAR.
Misafir 1 ay önce

elinize sağlık tamamen katılıyorum

15 6
Cevapla
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN