SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Ortak değerlerimiz

16 Eylül 2016 Cuma, 00:43:14 Güncelleme:08:40:12
Serdar Turgut

Serdar Turgut

 

Hürriyet Gazetesi, bayramın ilk 2 günü “Ortak değerlerimiz” başlıklı bir dizi yaptı. “Dizi neden birdenbire hızlı bitti?” diye insan merak ediyor ve aklına kötü niyetli bazı yorumlar geliyor. “Acaba ilgi görmedi de mi bitirildi?” diye düşünüyor insan.

Bir de böyle dizilerin bitiminde sonucu özetleyen bir yazı da gerekiyor bence. Bunu onlar da biliyor olmalı fakat o yazının olmaması ortaya hiçbir ortak değerin çıkmadığı şeklinde de yorumlanabilir tabii ki.

Ama Ertuğrul Özkök’e göre bu dizi “bayram boyunca Türk medyasındaki en ilgi çekici olay”mış. Evet haklı, dikkat çekiyordu ama o iddialı başlığı hak etmeyecek kadar içinin boş olmasıyla dikkat çekiyordu. İçi o kadar boştu ki, halay çekmenin bile ortak değerimiz olduğundan bahsediliyordu.

Nedense resmi projeye dahil edilip fikirleri sorulmayan bazı yazarlar, örneğin Ahmet Hakan ile Ayşe Arman da bir aşamada dayanamayıp kendilerine göre ortak değerleri sıraladılar.

 

ASIL ORTAK DEĞERİMİZ BENCE BU

Bence kadınlar açısından asıl ortak değerimizin ne olduğu Ayşe Arman’ın dünkü yazısında vardı. “Her kadın hayatının bir döneminde Hintli olmak ister’’ demiş Ayşe Arman. Bu fikre karşı çıkmıyorum ama böylesine tuhaf bir duygunun “her kadında” olduğunu düşünmesi dikkatimi çekti doğrusu. Her kadının olmak istediği bir şeyin ortak değer ilan edilmesi de bence halay çekmekten çok daha sağlam bir kriter oluşturuyor.

Erkekler açısından da bence her erkek hayatının bir aşamasında Hintli bir kadınla sevişmek ister. Şimdi her kadın hayatının bir döneminde Hintli olmak istediğine ve her erkek de hayatının bir döneminde Hintli bir kadınla sevişmek istediğine göre, eğer Hürriyet yazı dizisinden sonra özet sonuç yazısı da yayınlasaydı bunun başlığı “Ortak değerimiz: Hintli kadın” olabilirdi.

 

ÖZKÖK’ÜN İNTİHAR DALIŞI

Bu ortak değerlerimiz karmaşasına bence intihar dalışını dün Ertuğrul Özkök gerçekleştirdi. “Ben şarap içiyorum, ortak değer midir?” başlıklı bir yazı yazarak konuya girdi. Ben soruya hemen cevap vereyim: Bu gayet tabii ki ortak değerdir. Çünkü ben de şarap içiyorum ve yazı dizisinde Hürriyet’in diğer sıraladığı kriterlere göre bu çok daha sağlam bir ortak değer. Zira en azından bu değeri iki kişi paylaşıyor.

Diğer kriterlerde bu kadar büyük bir çoğunluğu bulabilmek mümkün değil. Örneğin, fikri sorulan başkaları demokrasiye ve adalete inancı, hoşgörüyü ortak değerlerimiz olarak saymışlar. Bu kriterler alındığında bunlara inananların sayısının ikiye ulaştığını söyleyebilmek kolay değil. Dolayısıyla şarap içen iki kişi varsa bu tabii ki son derece sağlam bir ortak değerdir.

 

BU TOPLUM BİZDEN SORULUR

Ama Özkök şarap içmeyi “ortak olmayan değerimiz” diye sunmuş. “Toplumla ortak olmayan değerlere sahip insanlar top 10 listesi” yapılsa bunun içinde Özkök ile ben kesinlikle bulunuruz. Kişiye göre ya o ya da ben birinci sırada yer alırız.

Aslında bütün bu sürecin sonunda son derece trajik ve acı bir gerçek ortaya çıkıyor. Özkök, “Bazen toplumları ortak olmayan değerler ileriye götürür” diyerek bitirmiş yazısını. Eğer bu görüş doğruysa kaçınılamayacak cı gerçek ise şu: “Bu toplumu ben ve Özkök leriye götürüyoruz, umarım halk kıymetimizi bilir.”

 

ASIL ORTAK DEĞERLERİMİZ

Kendi yazarlarına bile tam sormadılar, dolayısıyla ben hiç akıllarına gelmedim, ama ben Hürriyet’in projesi içinde yer alsaydım bana göre asıl ortak değerlerimizin listesi şöyle olurdu:

- Bazı trafik tartışmalarının, örneğin tampona hafiften çarpmak ve kornaya fazla basmaktan kaynaklanan tartışmaların cinayetle çözülebileceğine kuvvetle inanmak.

- Bir kadına duyduğumuz aşkın derinliğinin onu öldürmekle gösterileceğini düşünmek.

- Dizilerde anlatılan hayatlar ile gerçek yaşamı birbirine karıştırmak.

- Osmanlı İmparatorluğu’nun çok yakında tüm ihtişamıyla yeniden kurulacağını ve yeni imparatorun da Halit Ergenç olacağını düşünmek.

- “Aaaşkııım” derken “ş” harfini “s” harfiymiş gibi telaffuz etmek.

- Evlendirme programlarının aslında entelektüel bir derinliği olduğunu düşünmek.

- Gündelik yaşamda konuşurken durup dururken tamamen farklı bir lisanla konuşuluyormuş gibi tuhaf sesler çıkarmaya başlamak. (Bu daha çok gençlere özgü bir ortak değerdir.)

- Recep İvedik.

 

SAMOS

Bu yıl turizm bir darbe yediğinden bunu bayram öncesinde yazmak istemedim, şimdi yazıyorum ki gelecek tatil günleri için aklınızın bir yerinde olsun.

Ben bu yaz birkaç günlüğüne Kuşadası’na çok yakın olan bu Yunan adası Samos’a gittim ve yaşadıklarım beni çok mutlu etti. Günübirlik de gidebilirsiniz ama ada oldukça büyük ve çok güzel değişik koyları var. Hepsinde de farklı deneyimler yaşayabiliyorsunuz. Bu nedenle birkaç gününüzü ayırın derim. “Klima” ve “Pythagorion” benim favori bölgelerimdendi.

Herkes kendisine uyan bir şeyler bulabilir adada. Hemen her Yunan adasında bulabileceğiniz yemek kalitesi ve fiyat düzgünlüğünü burada da bulabiliyorsunuz. Ben bir aşamada vücudumdan tüm stresin çekildiğini hissettim ve inanılmayacak kadar mutlu oldum. Bundan böyle ben bir Samos fanatiği oldum, inşallah tekrardan gitmek istiyorum. Bunu bir gün sizlerin de yaşamanızı dilerim.

 

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN