04 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
08 Ekim 2016 Cumartesi, 00:26:51 Güncelleme:08:44:09

‘Dünya beşten büyüktür’

 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Portekiz’in eski başbakanı Antonio Guterres’in aday gösterilmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’nin yapısına ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin oluşma biçimine karşı başlattığı kampanyanın ne kadar da haklı ve güzel bir zamanlaması olduğunu gösteriyor.

BM’nin, global dünyanın merkez ülkelerinin ve Batılı bakış açısının savunucularını koruyan, güçlendiren bir yapısı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan da yaşadığımız dünyanın gerçeklerinin buna uygun olmadığını ve BM’nin işleyiş biçiminin değişmesi gerektiğini söylüyor.

Sadece düz mantıkla baksanız bile aslında şu anda BM Genel Sekreterliği’ne Müslüman bir kişinin atanması gerektiğini görebilirsiniz. Global dünyanın düzgün işlemesi için böyle bir adıma açıkça ihtiyaç var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha çok Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin veto güçlerine yoğunlaşıp “Dünya beşten büyüktür” doğru sloganını getirdi, ama genel sekreterin Müslüman olması gerektiğini de herhalde ondan daha fazla isteyebilecek bir lider yoktur bu dünyada.

Şu anda yine bir Batılı liderin genel sekreterliğe getirilmesi süreci başlamışken bu sisteme itirazlar da yükselmeye başladı. Feministler, “Artık bir kadının genel sekreter olması zamanı geldi” diyorlar.

MÜSLÜMAN KADIN GENEL SEKRETER

Hintliler Güvenlik Konseyi’ne daimi üye olarak kendilerinin de dahil olmaları gerektiğini söylüyorlar. Ama şu anda çok dillendirilmese de dünyanın asıl ihtiyacı, Müslüman birinin genel sekreter olmasıdır. İdeali de bir Müslüman kadının genel sekreter yapılması ve Müslüman ülkelerle birlikte feministlerin de desteğini almasıdır.

Özetle Cumhurbaşkan Erdoğan’ın bu konudaki dik duruşunun zamanlaması mükemmeldir ve şu anda Türkiye’yi global dünyada tartışılan konuyu ilk açan lider ülke konumuna sokmuştur.

BU İŞE TÜRKİYE YAKIŞIR

Bence Türkiye bir sonraki genel sekreterin Müslüman olması için kampanya başlatmalı ve bunun da liderliğini almalı.

Dünyada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ni hak ettiği gibi doldurabilecek kişi de ancak Türkiye’den çıkar. Çünkü Türkiye “modern, demokratik, seküler ve Müslüman” bir ülkedir. Batı’yı da Doğu’yu da aynı anda en iyi tanıyan tek ülke biziz ve bizden bir genel sekreter olursa Türkiye bu dünyaya gerçek barış getirme işlevini hakkıyla da yerine getirebilir.

Dediğim gibi, dünyanın bugünkü durumunda BM Genel Sekreterliği’ne türbanlı bir Müslüman kadın çok yakışır.

Tabii genel sekretaryada yapılacak bu tür bir atamayla birlikte Güvenlik Konseyi’nin oluşum biçimi de değişmeli ve Türkiye’nin “Dünya beşten büyüktür” sloganı hayata geçirilmeli. Merkez ülkeler arasında çok popüler olmasa da bu sloganın genel kurulda hayli destekçisi olduğunu da düşünüyorum.

Kolombiya yazısı üzerine düşünceler

DÜN Narcos dizisinden yola çıkarak, “O durumdaki Kolombiya’da bile bir barış girişimi olabiliyorsa bizde niye olmasın?” diye sormuş ve “Eğer devlet, PKK’yla bir anlaşma imzalasaydı bizde toplum Kolombiya’nın aksine buna destek verirdi” sonucuna varmıştım.

Yazı yayınlandıktan sonra birçok kişiyle konuştum, bazıları meseleyi benden çok daha iyi bilen insanlardı.

Sonunda anladım ki, galiba ben o yazıyı, “barışı çok isteyen ve bunu bekleyen gönlüme yenik düşerek” yazmış olmalıyım.

Yani “Barış arzum beni o kadar teslim almış ki sonuca varmakta biraz acele etmiş olabilirim” diye düşünüyorum şu anda. Bunu da sizlerle paylaşmak istedim.

Konuştuğum kişiler şunları söyledi:

“Çözüm süreci başladığında iktidar çevrelerince yayınlanan kamuoyu araştırmalarında da görüldüğü gibi buna destek oranı hayli yüksek, hatta yüzde 80’lere varan düzeylerdeydi.

Fakat süreç ilerlerken gelen bu desteğin, bir barış anlaşması ortaya çıktıktan sonra da süreceği söylenemez. Çünkü bir plan ortaya çıktığında toplumda büyük acılara neden olan PKK’lılara ne tür gelecek sağlanacağı da ortaya çıkacak ve toplumdaki tepki büyüyecekti.”

Yani, “Son aşamada Türk halkının da aynen Kolombiyalılar gibi bir barış anlaşmasını, toplumun adalet duygusunu tatmin etmeden onaylaması imkânsızdı” dediler.

Dün benim gibi düşünenlerin bakış açısını yansıttıktan sonra bugün de belki daha gerçekçi sayılabilecek, büyük ihtimalle çoğunluğun görüşünü yansıtan bu görüşü de yazarak ileride konuyu tekrar tartışırsak o günlere referans kalsın istedim.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Pazar 13 MPH
Kısmen Güneşli