Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Alfred E. Smith Memorial Foundation Dinner, her yıl New York kardinalinin davet sahibi olduğu ve açıklanan amacıyla “hayır işleri için para toplanan” yemekli bir davettir. Asıl amaç ise “New York (Amerika) elitlerini bir araya getirmek, bir sınıf olarak güncel olaylar hakkında nasıl tavır alınacağının konuşulması ve sınıf içi dayanış- manın ve bağlantıların sürdürülmesi”dir.

        Her yıl tekrarlanan bu davet, 4 yılda bir özel önem de taşır. Çünkü başkan adayları mutlaka bu davete katılır ve elitlerle bağlantılar kurarlar. Ülkeyi yöneten esas insanların gelecek seçimde nasıl tavır aldığı, kimden yana olduğu ortaya konur ve medya elitleri de buna göre tavırlarını belirler.

        KENDİNLE DALGA GEÇMEK

        Önceki gece Hillary Clinton ile Donald Trump’ın katılımıyla yapılan davetle ilgili bilmeniz gereken bir konu daha var. Önemli insanların kendileriyle acımasızca dalga geç- tikleri ve diğer katılanlardan kendilerine hakarete kadar varabilen yıkıcı sözler duymaktan oluşan davetlerdir bunlar. Bu tür davetlere “roasting” (kavurma) deniliyor. Yani hedef seçilen kişinin tam anlamıyla sözlerle, esprilerle kavrulmaktan beter hale getirilmesidir bu.

        Kızmak ve tepki vermek kural dışıdır bunlarda. Aleyhinde konuşulan insan, duyduğu her şeye sadece karşı bir espriyle cevap verebilir, kızgın ve kavgacı olmak ayıplanır. New York’ta sadece bu amaç için 1904 yılında kurulmuş Friar’s Club adlı özel bir kulüp de vardır. Bu geceler, yaklaşan seçimin hemen öncesinde başkan adaylarının karakterlerinin elitler tarafından son defa ölçüldüğü bir toplantıdır. Önceki gece Hillary Clinton ile Donald Trump yemekte sahneyi, aralarında sadece New York kardinalinin bulunduğu oturma düzeninde paylaştılar.

        Yapılan konuşmalarda kural, konuşanın ilk önce esprilerle kendisiyle dalga geçmesi ve insanları kendine güldürmesi, ancak ondan sonra başkalarına saldırıya geçmesidir. Gecede ilk konuşmayı Trump yaptı sonra da Hillary çıktı konuştu.

        TRUMP YİNE KAYBETTİ

        Trump bu geceyi de kaybetti. Hiçbir konuda kural tanımadığından, bu gecenin temel kuralına da uymayıp kendisine yönelik yıpratıcı mizah yapmadı. Daha da kötüsü, Hillary’ye mizah içermeyen saldırılar da yaptı. Bu tavrı bu tür gecelerde ilk yaşanan bir gelişmeye yol açtı. Şehrin ve ülkenin elitleri, pek de alışık olmadıkları bir şey yapıp Trump’ı yüksek ve gergin seslerle protesto ettiler.

        Hillary Clinton’ın gece boyunca rahat olması çok da normaldi; çünkü Manhattan adası zaten onun evi gibi. Donald Trump da şehrin en büyük zenginleri arasında olmasına rağmen elitler tarafından bir türlü hazmedilemedi, çoğu en az onun kadar paralı olan bu insanlar Trump’ı fazla aralarında görmek istemiyor. Hillary ise kocası Bill Clinton ile bu insanların hepsiyle yakın arkadaş. Zaten gecenin bitiminde Hillary Clinton’ın Michael Bloomberg ile girdiği son derece sıcak ve arkadaşça sohbet de bunu gösteriyordu. Hillary yine kurallara uydu. İlk önce kendisine yönelik aşağılayıcı bir mizah yaptı, sonra da Trump’a tam anlamıyla yüklendi.

        GECEDEN BİRKAÇ ESPRİ

        Kampanya süresince yapmış olduğu konuş- malardan büyük paralar toplaması çok eleştirilen Hillary Clinton, konuşmasına “Sizler çok şanslısınız, bu gece alışık olduğum konuşma parasını sizden almayacağım” diyerek başladı.

        “Trump konuşmasını yaparken çok zorlanmış olmalı; çünkü konuşmasını prompter’dan Rusça çeviriden okumak zorundaydı” diyerek onun Putin’le yakın ilişkisine gönderme yaptı.

        “Yeni başkan seçildikten sonra eski başkanların davet edildiği bir gece düzenlemek âdettendir. Eğer Trump başkan seçilirse, acaba Barack Obama Müslümanlara konulan yasakları aşıp o geceye nasıl katılacak?” diyerek çok çarpıcı bir espri de yaptı.

        KADIN KAÇ NUMARA?

        Sonra sıra Trump’ın gördüğü kadınlara notlar vererek değerlendirmesi konusuna geldi. Hillary şöyle devam etti: “Ben Özgürlük Heykeli’ne baktığımda demokrasi ve özgürlük görüyorum. Trump ise aynı heykele baktığında 4 rakamını görüyordur. Elindeki meşaleyi bırakırsa ve saçlarını da biraz dağıtırsa belki ondan 5 bile alabilir kadın.” Bu bölümü de “Kadınlar için en iyi rakam nedir biliyor musunuz? 45’tir” diye tamamladı. Trump ise en çok kahkahayı medyaya yaptığı saldırıyla aldı. “Bu gece Hillary’nin seçilmesi için olağanüstü çalışan yardımcılarıyla tanıştım. İşte şuralarda oturuyorlar. Bakın New York Times’ın, CNN’in, Washington Post’un sahipleri de burada” dedi.

        MİZAHLA EŞİNİ YARALADI

        İşin ilginci Trump, bence en yıpratıcı espriyi masada hemen yanında oturan eşi hakkında yaptı: “Bu yarışta medyanın ne kadar yanlı olduğunu görmeniz için karımın yaşadıklarına bakın. Obama’nın karısı bir konuşma yaptı, tüm medya onu alkışlayıp övdü. Aynı konuşmayı noktasına bile dokunmadan karım da yaptı, ona demediklerini bırakmadılar.” O konuşmayı çaldığı için eleştirilen ve bunu reddeden karısına da fena halde çakmış oldu. Eve döndüklerinden sonra neler oldu bilemem.

        Özetle gecenin galibi, son tartışmada da olduğu gibi Hillary Clinton’dı. Onun kendisine mizah yazmayı da bilen çok yeni bir yazar takımı tuttuğunu da sanıyorum.

        BİLL NEREDE?

        Herkesin eşiyle katıldığı gecede Bill Clinton’ın yokluğu göze çarpıyordu. Bir süredir de ortada yok zaten. Galiba geçmiş çapkınlıkları yine konuşulan kocasının fazla ortada görünmemesini sağlamış olabilir Hillary ama işin ilginci, buradaki basında bu soru sorulmuyor. Galiba bunu nazik bir soru olarak görmüyorlar. Dedim ya ben Bill Clinton başkanken burada muhabirdim. Bu yüzden onun maceralarını iyi bilirim. O zamanlarda Bill Clinton aleyhinde gizli bilgiler sızdırılırdı sağ basına, özellikle de Washington Times Gazetesi’ne.

        Bir gün yine bir çapkınlık olayından sonra Hillary Clinton’ın, başkan kocasının kafasına Beyaz Saray’daki odalarında ağır bir sigara tablası fırlattığı haberi çıktı. Gürültü olunca gizli servis elemanları odaya dalıp silahlarını Hillary’ye doğru çekip onu durdurmuşlar. Bu haber de yalanlanmamıştı o zamanlar.

        Şimdi yine aynı şeyler yaşanırsa ne olur bilemiyorum.

        Hillary başkan seçilirse kızıp kocasına tekrar tabla atmaya karar verirse ne olacak? Bu defa onu gizli servisin durdurması da imkânsız; çünkü ondan emir alıyor olacaklar. Anlayacağınız, önümüzdeki günlerde Bill Clinton’ın işinin hiç de kolay olmayacağı kesin gibi.

        Diğer Yazılar