ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
21 Aralık 2016 Çarşamba, 00:15:25 Güncelleme:09:36:37

Casus gibi düşünmek gerekiyor

 

Bu gibi durumlarda tecrübeli bir casus gibi düşünmek gerekiyor. Putin, KGB’nin eğitiminden geçmiş bir lider olduğundan son saldırının bir provokasyon terörü olduğunu hemen kavradı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da son derece tecrübeli bir devlet adamı olduğundan ve Türkiye gibi binbir belanın saldırdığı bir ülkeyi yönettiğinden o da hemen kavradı olayın ne olduğunu. Hep söylüyorum, bölgemizde Erdoğan ve Putin gibi iki tecrübeli güçlü liderin bulunması ve anlaşabilmeleri, hem dünyanın hem de bölgenin büyük şansıdır.

İki lider “bu acı olayın iki ülkenin önemli işbirliğini bozmayacağını” bu yüzden hemen söylemiş ve gereğini devlet terbiyesi kuralları içinde yapmaya başlamışlardır.

GELELİM YAZININ ZOR KISMINA

Yazı bu aşamaya kadar kolaydı. Çünkü inandığım genel ilkeleri, güçlü devlet terbiyesinin ne olması ve liderlerin nasıl davranmasıyla ilgili genel prensipleri yazdım.

Şimdi ise bu son olay hakkında bir şeyler söylemem gerekiyor. Anlayacağınız benim de bir casus gibi düşünmeye başlamam lazım.

Bunu daha önce yazdım, şimdi de tekrarlamak zorundayım.

Benim uzun yıllardır sürdürdüğüm bir hobim var. Basılmış tüm kaliteli casus romanlarını dikkatle okumaya çalışırım. Yine kaliteli casus filmlerinin hepsini de seyrederim.

Casusların ve onları kontrol edenlerin beyinlerinin nasıl çalıştığını anlamaya çalışırım.

Büyük devletlerin casus örgütlerinin kararlarını nasıl aldıklarını da ciddi biçimde öğrenirim.

Bunca yıldır sürdürdüğüm bu hobimin bugün bana bu olayı ele almakta bir avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

Bu olayın amacının ne olabileceğini düşünmeye başlarsak, o amaçtan geriye doğru yürüyerek (Casuslar bu işe “walking back the dog” diyorlar hatırladığım kadarıyla) bunu kimlerin yapmış olacağı üzerine spekülasyon yapabiliriz.

İŞTE OLAĞAN ŞÜPHELİLER

Bu terörü yapan veya yaptıranların genel amacı Türkiye’yi destabilize etmek, içten bölmek ve hatta yıkmak.

Buna hizmet edeceklerine inandıkları bir başka amaçları ise Rusya ile Türkiye’nin arasını bozmak.

Türkiye ile Rusya’nın arasının iyileşmesinden, bölgenin daha dengeli ve düzgün olmasından rahatsız olabilecekler kimler, bunu sıralamalıyız:

1- CIA bu işten rahatsız, hem de çok rahatsız. Çünkü Rusya ile Türkiye arasında kurulan iyi ilişkiler, kendilerinin bölgeden dışlanmasına kadar gidebilir. Bu saldırının tam da Moskova’da Türkiye-Rusya-İran arasındaki üçlü önemli toplantının hemen öncesinde olması ilginçtir. Böyle bir operasyonu onlar yaptırabilir.

2- İran da Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasından rahatsız olabilir ve özellikle Suriye’de Türkiye’yi dışlayıp Rusya’yla birlikte yalnız kalmayı isteyebilir. Moskova’daki üçlü zirveye rağ- men gizli bir operasyonu o da yapabilir.

3- FETÖ... Bu örgüt Türkiye’den nefret ediyor. 15 Temmuz darbe girişimi bize bunu gösterdi zaten. Son saldırının da onlar tarafından planlanmış olması ihtimaldir.

ŞİMDİ ELEMEYE BAŞLAYALIM

Olasılıkları listeledikten sonra bir casusun yapacağını yapmayı sürdürelim ve onları bir bir elemeye çalışalım.

1- CIA bu işi yapmaz. Nedeni ise şu: Casuslar dünyasında çok gizli ve gayet tabii ki yazılı olmayan karşılıklı anlayış vardır.

Özellikle KGB ile CIA arasında bu kesin vardır ve işletilir.

Bu iki casus örgütü, birbirlerinin işe yeni başlayan casusundan en yüksek makamına kadar devlet personeline karşı ölümle sonuçlanacak saldırı yapmazlar.

Soğuk Savaş döneminden kalan ve bildi- ğim kadarıyla hiç kaldırılmamış olan bu kural, bir örgütten karşı tarafa saldırı olduğunda işlerin çığırından çıkacağı ve nerede duracağı belli olmayan bir süreci başlatmasından korkuldu- ğundan konulmuştur.

Bugün CIA’nın bu yüzden böylesine bir saldırıyı planlayıp yapması mümkün değildir gibi görünüyor.

2- İran’ın Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün komutanı Kasım Süleymani’nin gayet tabii ki böyle bir çılgınlığı, hatta devlet hiyerarşisinin bile dışına çıkıp yaptırmış olması ihtimali var.

Ancak komutan şu günlerde Suriye’de çok aktif olduğundan, hatta Suriye ordusu üniformasıyla çekilmiş fotoğrafı bile olduğundan, onun şu aralar Ruslarla çok yakın çalıştığını, hatta onlardan bağımsız hareket imkânlarının çok kısıtlı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yüzden bu olasılığı da elememiz gerektiğini düşünüyorum.

3- Geriye bir tek FETÖ kalıyor. Zaten olaydan sonra ortaya çıkmaya başlayan bağlantılar da buna işaret ettiğinden olayın çözümünü bu maddede bulduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

İADE DURUMU

Rusları ve Putin bağlantısıyla Trump’ı da bu olayın sorumlusunun FETÖ olduğuna ikna edebilirsek, FETÖ liderinin iadesi yolunda çok büyük bir adım atılacağına da inanıyorum.

 

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN ÖNEMİ

Anamuhalefet Lideri Kılıçdaroğlu, dün CHP Grubu’nda başkanlık sistemine neden karşı olduklarını detaylı bir şekilde anlattı.

Onun açısından güzel bir konuşma olduğunu söyleyebilirim.

Ancak gözden kaçırılan çok önemli bir nokta var. Bu nokta, benim başkanlık sistemine neden destek verdiğimi de açıklıyor.

O nokta şu: Güçlü bir başkanlık sistemi Türkiye’nin gündemine, bizde bu yönde hiçbir irade olmasaydı da kaçınılmaz gelecekti.

Çünkü global dünyanın bugünkü durumu ve dünyada değişmeye başlayan liderlik profili, bu ortamda ayakta durmaya ve güçlü olmaya çalışan her ülkenin başkanlık sistemini tercih etmesini zorunlu kılıyor.

Güçlü başkanlık sistemi ve güçlü liderlik, 21’inci yüzyılın dünya oyuncusu olacak ülkelerin kaderi gibi bir şey.

Ben işte bu nedenle başkanlık sistemini destekliyorum ve “İlk başkanımız Erdoğan olacağı için de şanslıyız” diyorum.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Pazar7 MPH31°
Güneşli