ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
07 Şubat 2017 Salı, 00:21:36 Güncelleme:09:23:52

Engin Ardıç beni rahatlattı

 

Şimdi ne hissettim biliyor musunuz, ben çok yaşlandım galiba.

Çünkü yakın zamana kadar aklıma bile gelmeyecek cümleleri sadece düşünmekle kalmıyorum, bugün gördüğünüz gibi yazının başlığına da yazabiliyorum.

Bence bir insanın, “Engin Ardıç beni rahatlattı” diyebilmesi için ya bunamış ya da ölümüne çok yaklaşmış olması gerekiyor.

Neyse ne, dedim işte. Engin geçenlerde bir siyasi takvim hesabı yaptı ve bir tür alt trend yarattı.

Mantığı aslında doğru, buna denilebilecek fazla bir şey yok. “AK Parti bu referandumu kazanır ve başkanlık sistemi gelir” diyor.

“Ondan sonra kanunun öngördüğü süre kadar Cumhurbaşkanı olur, ardından da başkanlığa geçip sistemi işletirse Erdoğan istediği kadar gücü elinde tutar” demeye getiriyor Engin. Gazeteciler.com sitesi de bu mantığın gideceği kaçınılmaz sonucu hesaplamış ve 2073 yılını bulmuş.

Bazınıza bu durum haddinden fazla istikrarlı gelebilir, ama ben buna çok sevindim.

Nedeni de şu: Bildiğim kadarıyla ben Erdoğan’dan sadece bir yaş büyüğüm. “Eğer o 2073 yılını hedeflemişse ben de neden öyle yapmayayım” diye düşündüm ve gerçekten mutluluktan uçacak gibi oldum.

Tamam kabul ediyorum, Sayın Cumhurbaşkanı ile karşılaştırıldığımda benim birkaç ufak kötü âdetim gayet tabii ki var.

Örneğin, bildiğim kadarıyla onun içtiği en sert içki ayran, benimse en yumuşak içkim votka martini.

Sigara derseniz Cumhurbaşkanı neredeyse düşman, ben ise puro içiyorum.

Tamam, bunların etkilerini düşelim, ona 57 yıl, bana da 40 yıl daha verin diyelim, neyimize yetmesin bu.

Üstelik babama bakınca bir ihtimal bende bunun geninin de olması lazım.

Çünkü babam 90 yaşında gelecek planları yapıyor. (Planları arasında galiba bana bir yeni anne de getirmek var diye kuşkulanıyorum, üstelik yeni anne benden de küçük olacak.)

Eh önümüzdeki 40 yıl içinde Sayın Cumhurbaşkanı iktidarda, ben yazı masamda, babam da yeni eşiyle uzatmalı balayında olursa bu “aşırı istikrarlı” bir durum değilse o zaman neyi istikrarlı olarak çağıracağız ki!

 

BAKALIM ŞİMDİ KİMİ TEĞET GEÇECEK?

Biraz dedikodu yapayım. Ertuğrul Özkök Grammy ödüllerine katılmak için Los Angeles’a gidiyor.

Eski bir yayın yönetmeni olarak benim asıl uzmanlık alanım yazarları birbirine düşürmek olduğundan bunu hemen Oray’a ilettim ve onun kıskanmasını sağladım.

“Sen de git buluşursunuz kırmızı halıda” diyerek onu iyice tahrik ettim.

Yakında Oray’dan Ertuğrul aleyhine bir yazı gelirse hiç şaşırmayın.

Bir de ne var biliyor musunuz, adam durmadan diyette ya meğerse bu son diyeti Grammy ödül töreninde kırmızı halıda yürürken giyeceği smokinin içinde iyi görünmek için yapıyormuş.

Daha önce katıldığı bir ödül töreninde Sharon Stone’u görmüş ve onu teğet geçtiğini bile yazmıştı.

Nedense bu teğet geçme lafına zamanında Engin Ardıç da çok sinirlenmişti.

Ben ise bakalım bu defa kimi teğet geçecek diye merak ediyorum.

 

O ZAMAN GAZETECİLER ERKEN ÖLMELİ

Bir haber sitesinde okudum, uzun yaşamanın sırrı dedikodu yapmadan yaşamakmış.

Hatta dedikodu yapmadan yaşayanlar 110 yaşını bile görebiliyormuş.

Durum böyleyse hiçbir gazetecinin uzun yaşaması mümkün değil.

Çünkü bu hayatta dedikodusu bu kadar bol olan, arkadan bıçaklamanın, ihanetin çokça bulunduğu başka bir meslek herhalde yoktur. 

 

'BEN ONU YAZMIŞTIM'

Kendisini çok ciddiye alan köşe yazarlarının, yani tümünün bir âdeti vardır.

Bir konu konuşur, fikir bildirirsiniz değil mi, hemen “Ben onu yazmıştım” derler. Ve size cevapları sadece bundan ibaret olur.

Çünkü onlar, sizin onların yazdığı her şeyi her zaman okuduğunuzu ve hiçbir yazısını katiyen kaçırmadığınızı düşünürler.

Bir gün Reha Muhtar’a, “Sen bugün ne yazmıştın Reha?” diye sorduğumda, “Ne yani sen bugünün benim yazı günüm olmadığını bilmiyor musun?” diyerek kızmıştı bana.

Yani “aşırı ego” tanımına bile yeni bir tanım getirmeyi başarmıştı Reha.

Ben ise okunur okunmaz unutulacak türde yazılar yazmakla övünüyorum; üstelik bunun da bir beceri gerektirdiğini düşünüyorum.

Haydi bunu test edelim bakalım; bu köşedeki diğer yazıların ne hakkında olduğunu şimdi hatırlıyor musunuz?

Ben çoktan unuttum açıkçası.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Pazar 22 MPH 32°
Güneşli