Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bir insan düşünün ki kendi benliğinde hem Zelig hem de Forrest Gump sendromlarını aynı anda bulundurabilsin. Tüm hayatını bu iki tuhaf sendromun muhteşem bir karışımı şeklinde yaşasın.

        Ben de dahil birçok insan için bu iki sendromu aynı anda kimliklerimizde taşımak bize bir bela, bir ceza olarak gelebilir ama o bu durumdan çok mutlu.

        Forrest Gump filmini hatırlayın, orada Forrest karakteri kendi iradesi dışında karıştığı olaylarda bir şey yapmadığı halde başarı ve ün sahibi olmuştur.

        Woody Allen’ın oynadığı Zelig filminde ise Zelig yakın tarihin en önemli hadiselerinin olduğu anlarda olay yerinde görülmektedir. Örneğin, onu Lenin’in ve Hitler’in yanında olayların içindeyken görmek mümkündür.

        Bu iki sendromun aynı anda bir kimlik içinde birleşmesi, o kişinin ruh halinde felaketler yaratabilir.

        Ertuğrul Özkök’te bir tuhaflık olduğunu ben yıllar önce bir yurtdışı gezisine çıktığı zaman fark etmiştim. Dönemin lideri, birçok yabancı liderle görüşme yapacaktı. Gelen fotoğraflardaki karelerde mutlaka o da görünüyordu. Üstelik hep gülümsüyordu da.

        Olmaması gereken her yerde mutlaka vardı ve etrafındaki kimse de onun orada bulunmasından rahatsızlık duymuyor gibiydi. Sanki o orada hiç yokmuş gibi davranıyorlardı.

        Fotoğraflarda tek istikrarlı durum, her karede sadece onun son derece mutlu olmasıydı. Zelig-Forrest Gump karışımı sendromu o zaman tespit edip yazmıştım.

        Bu sendromu aynı mahallede komşu olduğumuz eski yıllarda da özel olarak yaşamıştım. Örneğin, bir gece evde Rana ile yalnızız. Ben televizyon karşısında hafif uyukladıktan sonra uyandığımda karşımda onu oturmuş şarabını yudumlarken gördüğüm çok olmuştur. Ben uyurken elimdeki kumanda aletini de alıp kanalı kendine göre ayarlıyordu.

        Karısı Tansu Özkök de onun bu Zelig-Forrest Gump sendromundan şikâyetçi ve onun durmadan kendi yanında belirmesinden bıkmış durumda. Ama onun için artık çok geç, bunu ruh hali böyle olan bir adamla evlenmeden önce düşünecekti.

        Bütün bunları bir arkadaşımın bana yolladığı fotoğrafa bakarken düşündüm.

        Basketbol maçı sonrasında Fenerbahçe takımı ve seyircisi kutlamalar yapıyor, ama fotoğrafta insanın içini tuhaf yapan bir acayiplik de var. O havaya hiç uymayan, orada neden bulunduğunu bilmezmiş gibi duran, sanki konferans vermek için gelmiş gibi kıyafetiyle dikkat çeken sol üst köşedeki Zelig karakterine dikkat edin, sonra isterseniz yazıyı tekrardan okuyun.

        Soyunma odasından da fotoğraflar gelseydi o mutlaka orada da görülürdü. Bu dediğim nahoş hadise futbol takımının başına aynen geldi.

        İran’a yaklaşım

        Başbakan Trump’ın Suudi Arabistan’da İran tehdidine karşı ittifak çağrısı yapmasına rağmen Washington’daki kaynaklar, ABD’nin Suriye’de düzenin kurulması için Rusya aracılığıyla İran’la bağlantılar kurduklarını söylüyorlar.

        Rakka’ya saldırı çalışmaları son aşamaya geldiğinden Amerikan yönetimi Rakka sonrası Suriye genelinde düzeni sağlamak için İran’la da konuşulması gerektiğini düşünüyor ve bu nedenle şu anda bile perde arkasından görüşmeler yapılıyor.

        RAKKA’DA DURULMAYACAK: Pentagon kaynakları, Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesinden sonra askeri gücün orada durmayacağını, Fırat Nehri’ne kadar temizliği sürdüreceğini ifade ediyorlar. O süreçte rejim güçleriyle bir sürtüşme yaşanmaması için Rus askeri komutasıyla diyaloğun sürdürüldüğü de belirtiliyor.

        Diğer Yazılar