Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        WASHINGTON’da konuştuğum hemen her yetkili, Türk medyasına tepkili. Yazılarda ve haberlerde Amerika aleyhine çok komplo teorisi yapıldığını, bunun da anti Amerikan duyguları tırmandırdığını açıkça söylüyorlar. Onlara bakarsanız, sanki ilişkilerimizin bu feci durumunun sorumlusu sadece biz gazetecileriz.

        Konuştuğum bu kişiye, “Peki, izin verirsen bir gerçekliğe uygunluk testi yapalım” dedikten sonra 21 Temmuz Cuma tarihli “Erdoğan Körfez’e giderken derin operasyon sürüyor” başlıklı yazımı İngilizce anlattım.

        İlk önce o eski yazıyı hatırlayalım, sonra vardığımız sonucu da söyleyeceğim. Bu eski yazıyı okurken yazıldığı tarihi lütfen unutmayın:

        DERİN OPERASYON

        “Şu anda yönetim içinde olmasalar da yıllardır bölgeden sorumlu olup halen bağlantıları süren Amerikalı uzmanlar, işin içinde İsrail’in de bulunduğu çok büyük bir operasyonun şu anda sürdürüldüğünü, bu yüzden Erdoğan’ın Körfez gezisinin bölge ve Türkiye açısından çok kritik olduğunu vurguladılar.

        Bana anlatılan, hayli karmaşık da olan operasyonun esasları şöyle:

        1- Operasyonun merkezinde aslında İsrail ve ABD’nin ortak oluşturduğu HAMAS planı var. HAMAS’ı Mısır’a yaklaştırıp onun kontrolüne çekerek pasifize etmek için Birleşik Arap Emirliği’nin (BAE) aracı olduğu bir harekât düzenlendi.

        2- Yıllar önce Gazze’den çıkarıldıktan sonra BAE’ye kaçan Muhammed Dahlan (El Fetih’in önde gelen isimlerinden) Dubai veliaht prensinin önemli danışmanı oldu. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile de yakın ilişkileri var. İşte bu Dahlan, Mısır’ın HAMAS operasyonunu yürüten kişi.

        3- Muhammed Dahlan’ın aynı zamanda 15 Temmuz darbesi öncesinde FETÖ çetesi lideriyle de bağlantı kurup darbe girişimine para yardımı yaptığından da şüpheleniliyor.

        4- Amerikan kaynaklarına göre, Başkan Trump’ın Suudi Arabistan gezisinden hemen sonra Katar’a yönelik ilan edilen ambargonun esas hedefi HAMAS’ı zayıflatmaktı.

        Katar’a ambargo için ileri sürülen nedenler arasında, HAMAS’a verdiği desteği çekmesi de yer alıyor. Bunu Suudi Arabistan ile gizli görüşmeleri sürdüren İsrail’in özellikle bastırdığı söyleniyor.

        BAE konulan şartları hiçbir zaman kabul etmedi, ama HAMAS’a yapmakta olduğu finansal yardımı da kesilmiş dedirtecek kadar azalttı.

        5- İsrail’in Gazze üstünde baskıları zaten sürerken bir de Katar’dan gelen yardımın azalması HAMAS yönetimini çok zor duruma soktu. İşte bu aşamada Dahlan devreye girerek duruma Mısır’ın yardımcı olabileceğini söylemeye başladı. HAMAS da belki bir çıkış yolu olur diye Mısır Devlet Başkanı Sisi ile görüşmelerin önünü açtı.

        6- İsrail, Gazze’ye verdiği elektriği de kesmişti. Dahlan’ın devreye girmesiyle birlikte elektriği Mısır sağlamaya başladı.

        Bunları bana anlatan buradaki kaynaklar, HAMAS ile sıcak ilişkileri olan, Müslüman Kardeşler’e de sempatiyle yaklaşan Türkiye’nin bu son operasyona nasıl tepki vereceğinin Amerika’da merakla beklendiğini ve bunun Cumhurbaşkanı’nın çıkacağı Körfez gezisinde görüleceğini söylediler. Yine aynı kaynaklar, bugünlerde İsrail’le düzelmekte olan ilişkileri nedeniyle Türkiye’den sert tepki gelmesinin beklenmemesi gerektiğini de eklediler.

        Aynı kaynaklar, ‘Aslında Türkiye şu anda tepki verip bu kavgada taraf olmasa daha iyi olur; çünkü Arapların tartışmalarında hep olduğu gibi bunlar sonunda aniden aralarında anlaşır ve Türkiye ortada kalabilir’ uyarısını da yaptılar.”

        TRUMP’IN DAMADI

        Eski tarihli yazı bu kadardı. Amerikalı yetkiliye bunu hatırlattıktan sonra, “Peki ama bu da bir komplo hazırlığı değilse nedir. Bundan da medya mı sorumlu?” diye sordum. Yetkili buna cevap veremedi; çünkü bunu bana aylar önce anlatan zaten kendisiydi.

        “Tamam biz gazeteciler bazen abartır, heyecan yaratırız ama olmayan komployu da kendimiz yaratacak durumda değiliz. En azından bunu ben yapmam” dedim ona.

        Bugün Suudi Arabistan ile İran arasında bölgede tırmandırılan gerginliği okurken bu arka planı da unutmayın diye yazdım bunları. vBir de şu var: Bütün bu süreç, Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’in özel temsilci olarak bölgeye gitmesinden sonra başladı.

        Diğer Yazılar