Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GÜÇLÜLERİN açıklamalarına, tavırlarına, global oyunlara bakarsanız, Suriye'de sadece iki tarafın da öldürmek için ateş açarken bismillah dediği bir savaştan başka bir şey olmuyor.

        O iç savaşta bölgede hayli etkin olan iki dini inanç biçimi savaştığından Türkiye de dahil herkes tavrını kendi inancına yakın taraftan yana koyuyor. Güçlülerin söylemine, onların etkisindeki medya söylemlerine bakarsanız Suriye'de inançların çatıştığı ve bu yüzden öldürmekten çekinilmeyen bir savaş var. Bunun dışında bir şey olmuyor diye sunuluyor.

        İnanç kümeleri ve gruplar var ve bir de karşılıklı bismillah çekilerek açılan ateşlerde ölen insanlar var. Herkes tavrını bu olayda taraf olarak belli ediyor. Gösterilenler bundan ibaret, ama bir tek "Sıradan insanlar ne yapıyor, ne özlüyor, ne arzuluyor?" bu eksik, bu gözükmüyor. Sıradan insanları biz bu Suriye olayında sadece ceset oldukları zaman görüyoruz.

        Dediğim gibi, güçlülerin söylemleri belirleyici olduğundan ve medya söylemleri de onların kontrolünde bulunduğundan orada gerçekten ne olduğunu, eline silah almamış gerçek insanların ne halde olduklarını anlamak artık mümkün değil.

        Burada hâkim olan medya söylemi, 20'nci yüzyılda kalmış olması gereken bir söylemdir. Oysa 21 'inci yüzyılın bu aşamasında bu eski medya söylemiyle yetinerek onlara etki yapan güçlülerin söylemlerine teslim olmak doğrusu ayıptır. Bizler istediğimizde bu söylemlerin dışına her an kolayca çıkıp aslında nelerin olduğunu, doğruları anlayabiliriz. Bunun için yapmanız gereken sadece cebinize elinizi sokup, akıllı cep telefonunuzu çıkarıp internete bağlanmanız ve www.globalvisions.com adresine girmeniz.

        Bu sitede çağımızda gazeteciliğin anlamı ve yapılış biçimleri yeniden tanımlanırken ortaya çıkan yeni bir biçim olan yurttaş gazeteciliği örnekleri Global Visions'ta dünyanın her yerinden toparlanıyor.

        Güçlülerin ve hâkim medyanın söylediklerinden, kabul ettirmeye çalıştığı söylemlerden tatmin olmayan sıradan insanlar, artık bir cep telefonu, bir de bilgisayarla silahlandıklarında profesyonel olmayan gazetecilik yaparak bulundukları yerlerde nelerin olduğunu özgürce ve gerçeklerden korkmayıp anlatıyorlar.

        Bugüne kadar bu tür insanların yazdıkları ile yükledikleri fotoğraflar Çin'deki sistemi hayli sarstı. Arap Baharı'nda da bunlar büyük işler başardılar. Şu anda Türkiye'den gönderilen yurttaş gazeteciliği örneklerinin sayısı da hayli artıyor. Bu sayının artması demokrasimiz açısından hoş bir gösterge değil aslında; çünkü otoh-ter sistemlerde bu tür gazetecilik çok daha popüler oluyor.

        Suriye'deki vatandaşlar da bugüne kadar sadece güçlülerin anlattıklarının ve onları rapor eden medyanın söylemlerinin hâkim olmasına nihayet isyan ettiler.

        Şimdi onlar Suriye'de gerçekten neler olduğunu, olan bitenin sadece inançlar arası bir kavgadan ibaret olmadığını, Suriye'de aslında daha fazla özgürlük fikri, hürriyet, demokrasi isteyen sıradan insanların da mücadelesi olduğunu, bu insanların taleplerini aktaracak, dünyaya anlatacak kanal olmadığından inisiyatifi kendilerinin alacağını ve artık yurttaş gazeteciliği yaparak gerçekleri duyurmaya başlayacaklarını söylüyorlar.

        Hareketlerinin adı da "SYRIA UNTOLD". Sitelerinin adı da www.syriauntold.com. İsimlerine dikkat edin; Suriye hakkında anlatılanları (told) Derrida türü yapıbozumu (deconstrouction) muamelesine tabi tutup gerçeği bulup söylemek (Untold) olarak koyuyorlar misyonlarını.

        Ben bundan sonra Suriye hakkındaki gerçekleri ne bizim resmi açıklamalarımızdan ne de gayet tabii ki o taraflardan gelen yalanlardan izleyeceğim. Gerçek haber kaynağım, 21'inci yüzyılın medya gerçeğine uygun olarak bu yurttaş gazetecilerin anlatacakları olacak. Suriye baharı gerçekten şimdi başlıyor.

        İran'da blogların gücü

        İRAN'da da başkanlık seçimi yaklaşıyor. Bu kontrollü ve antidemokratik seçimde şansı olan 2, en fazla 3 isim var; hepsi de az çok birbirine benziyor. Halbuki şimdi ben kontrol dışındaki bilgi akışlarından, bloglardan öğreniyorum ki birçok kadın ve bazı egzantrik kişiler de başkanlık için adaylıklarını koymuşlar.

        Bunların seçime katılma şansı belki yok, ama en azından varlıklarıyla, şu anda söyledikleriyle rejimi deniyorlar ve bazı konuları zorluyorlar. Bu bile İran gibi bir ülke için hayli ilginç bir demokratik adım sayılabilir.

        Fırtına takipçileri

        OKLAHOMA'da yaşanan tabiat felaketini biliyorsunuz. Umarım çekilmiş çeşitli videoları da izlemişsinizdir. Bu filmler bir gerçeği ortaya çıkardı. Amerika'da işi fırtına izi sürmek olan, fırtınayı buldu mu neredeyse içine kadar girip bilgi toplayan ve film çeken bazı insanlar var. Bunların erken uyarı sistemleri sayesinde birçok insanın hayatı da kurtulabiliyor.

        Son afette de hayli çalıştılar ve Oklahoma Valisi yaptıkları için bu kişilere resmen teşekkür etti. Tavsiyem, bu insanların çekmiş oldukları son filmlere internetten bir bakın da yaptıkları işin ne kadar tehlikeli olduğunu bir de siz görün.

        Diğer Yazılar