CHP ileri demokrasiyi kabul etti
İNSANLARIN bende hiç görmesine alışık olmadığı bir "görev aşkı" patlaması sonucunda, ortada hiçbir mantıki neden yokken, hiçbir dış provokasyon da yokken birdenbire ortada hiçbir mantıki neden de olmamasına rağmen CHP kurultayına gitme kararı aldım. Gazete yönetimi benim ilk kez sorumlu bir karar almamın onlara verdiği tarihi yazmak imkânını kullanarak "Tabii ki git" dediler.
Beni meslek yaşamımda ilk kez göreve gönderen Çetin Emeç'ti. New York'a Özal'ı izlemeye gitmiştim. O gezide öyle çok problem oldu, öylesine fantastik olaylar yaşandı ki, Hürriyet Gazetesi'nin yönetimi beni bir daha yurtdışına göreve göndermeme kararı aldı. Ben o günlerde, benim için yurdun Ankara'nın üzerinden kuzeyden güneye inen düz çizginin batısında kalan her yer olduğunu, bunun dışında kalan yerlere prensip itibarıyla gidemeyeceğimi, özellikle doğu kavramına antipatim olduğunu söyledim ve sürpriz biçimde kovulmadım; onun yerine gazetenin Washington temsilcisi oldum.
İkinci resmi görevim oraya gelen Tansu ÇiIIer'i izlemekti. Onu dikkatle izlerken Tansu ÇiIIer'i tamamen kaybettim ve onu hiç göremeden Washington gezisini bitirdi. Onu nasıl kaybettiğim üzerine yazdığım yazı Türk basın tarihinin onurlu sayfalarından bir tanesidir. Zaten ilk resmi görevimde de ÖzaI'ı New York'ta kaybetmiş ve onu aramak yerine bir thai restoranında uzun bir yemek yemiştim. Özal ABD'yi terk ettikten 24 saat sonra arabasını bulmuştum, o yediğim yemeğin faturasını gazete yönetimi ödemeyi nedense hiç kabul etmedi. Meslek yaşamım bu tür acılarla, haksızlıklarla doludur.
FATİH ALTAYLI'NIN YANLIŞI
Şimdi bana üçüncü resmi görevimi Habertürk yönetimi verdi. Cumartesi günü Ankara'ya gidip CHP'yi izleyeceğim. Fatih de yaşlanıyor galiba o eskiden böyle hatalar yapmazdı.
Ancak bu defa durum öncekilerden farklı. Bu defa vazifem diğerlerinden çok daha zorlu.
Gazete yönetimi halen toplantı üzerine toplantı yaparak benim bu göreve durup dururken neden talip olduğumun esrarını çözmeye çalışıyor.
Bilmiyorlar ki ben çok ciddi bir bilimkurgu okuyucusuyumdur. Bilimkurgu edebiyatının içindeki ekolleri iyi bilirim. Bu ekollerden biri de fizik kurallarını eğip bükerek yazılan bilimkurgu hikâyeleridir.
CHP bilimkurgunun fizik teorisi ekolünden hoşlananlar için büyük hikâyeler kurgulama imkânını veriyor.
Bir bilimkurgu yazarı sadece Önder Sav'dan bir karakter yaratarak rahatlıkla bir bilimkurgu şaheseri yazabilir. Sav'ın sadece biyografisini yazsa bu bilimkurgu şaheseri zannedilebilir.
Buna Deniz Baykal'ı ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu da ekleyin; Fringe dizisinden çok daha içerikli ve gizemli bir dizi rahatlıkla ortaya çıkabilir.
Allah'tan sıkı bir bilimkurgu okuyucusuyum, okuduğum hiçbir hikâye beni şaşırtamadı ve kafamı da karıştıramadı... Bu yüzden CHP kurultayına Türkiye'de en hazırlıklı gazeteci benim.
CHP bu defa kuantum fiziğinin tuhaf dünyasını bile kıskandıracak bazı şeyler yaptı.
Örneğin:
Önder sav geçmişte kendi hazırlattığı tüzüğü şimdi birden antidemokratik bularak bu tüzüğü değiştirmek amacıyla kurultay toplanması için gereken imzaları başarıyla topladı.
Ancak şimdi de 26'sında toplanacak kurultayı toplatmamak için imza arıyor. Negatif olanı yapmak için imza toplama bağımlılığı gibi bir şey bu.
Çünkü Başkan Kılıçdaroğlu "Haklısınız tüzüğü değiştirelim" dedi ve 26'sında toplanacak kurultay onun kontrolünde. Ve "Bu partiye antidemokrasi gerektiğinde bunu nasıl ben getirmişsem şimdi demokrasi gerektiğinde de ben getiririm" diye harekete geçen Önder Sav 27'sinde, kendi kontrolünde bir kurultay daha toplattırıyor.
İlk kurultayı yaptırmamak için Önder Sav, ikincisini yaptırmamak için de Kılıçdaroğlu uğraşıyor.
İkisi de eşit delege sayısına sahip olduğundan bunca hazırlıktan sonra sonuçta iki kurultay da yapılmayabilir. Bu olasılık şimdi var ve olasılık oldukça yüksek.
Ancak iki kurultayın toplanması durumunda Türkiye'de çok tarihi bir ilk olacak. CHP tamamen iradesi dışında istemeden, planlamadan ileri demokrasiye geçecek ve bu silahı da AKP'nin elinden alacak.
KEŞKE CHP KURULTAYI ROMAN OLSAYDI
Bu senaryoyu eserlerini hapla kafayı bularak yazan ve sonuçta çok tuhaf eserler veren yazar Philip K. Dick bile akıl edemezdi herhalde.
Ancak bütün bu tuhaflıklar CHP'de son derece rutin olaylarmış gibi, sıradan gündelik yaşama aitmiş gibi yaşanabiliyor.
Hem Kılıçdaroğlu ekibi hem de karşısında yer alan muhalif ekip, "Ben senden daha demokratik tüzük hazırlarım" yarışına girmişler, hiçbir parti içi kavga fırsatını kaçırmayan Önder Sav bile bu defalık demokrat olmuş durumda. Gördüğünüz gibi bu kez CHP'de bir dizi ilkler yaşanıyor.
İSTEMEDEN DEMOKRAT OLABİLİRLER
İki kurultay üst üste toplandığında herkes karşısındakini yenmek için daha demokrat tüzük hazırlamak yarışında olduğundan sonunda CHP kendisine hiç yakışmayan biçimde, bütün tarihine hakaret ediyormuşçasına Türkiye'nin en demokratik tüzüğüne sahip olabilir. Eğer bu olursa Kılıçdaroğlu, Önder Sav ve Deniz Baykal ekipleriyle birlikte "Bu kadar demokrasiye tahammül edemeyiz" deyip partiden ayrılarak sonunda "bizim parti" adıyla yeni bir parti kurarlarsa hiç şaşırmam.
YAPILMAYAN KURULTAYI DA
EN İYİ BEN YAZARIM
Eğer iki kurultay da yapılmazsa ne olur, ne yaparız?" diye endişeleniyorsanız hiç korkmayın bu kardeşinize güvenin. Bu, benim için hiç problem oluşturmaz; ben yapmak için gittiğim işi bitiririm. Yapılmayan kurultayları öyle bir yazarım, detayları öyle bir anlatırım ki şaşırırsınız.
Ben bilimkurgu uzmanı olduğum için Türkiye'nin en iyi habercileri arasında yer alırım.
Hatta 25 yıl önce Türk Ticaret Kanunu'nda yapılacak değişiklikleri tüm maddelerini tek tek vererek ve hatta her maddenin eski ve yeni halini net göstererek yazmıştım. Bütün medya "Aslında böyle bir şey yok" diyerek ayağa kalktı. Ama sonunda yine de ben haklı çıktım. Biliyorsunuz Türk Ticaret Kanunu kısa süre önce değişti. Bana yalan yazdığımı, kafadan attığımı söyleyenler bakalım şimdi özeleştiri yapacaklar mı, bir özür dileyecekler mi benden.
Anlayacağınız bu hafta sonunda her durumda güzel şeyler olacak. Kurultaylar eğer yapılırsa bilimkurgulardan çok daha tuhaf bir şey yaşayacağız.
Kurultay olmazsa da ben olmayan kurultayları yazacağım.
Yani siz okuyucular her durumda da çok eğleneceksiniz.
Bu hafta sonu bir tek sizin kaybetme imkânınız yok, içiniz rahat olsun.