Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "HİZMET hareketini tanımayanlar Fenerbahçe üzerine bazı oyunların döndürüldüğü yolunda yanlış fikirler öne sürüyorlar" diye özetlenebilecek bir açıklama yaptı Fethullah Gülen Pennsylvania'dan.

        Hem bu konuda son zamanlarda yazılar yazmış hem de uzun yıllardır hizmet hareketini tanıyıp anlamaya çalışmış bir kişi olarak bu açıklamanın ardından kendi yaklaşımıma da bir açıklık getirmem gerekiyor. Şimdi bu diyeceğim cemmaatten birçok arkadaşın tuhafına gidecektir ama ben Fethullah Gülen ile cemaati arasında bir kopukluk olduğunu düşünüyorum.

        Arkadaşların bunu okur okumaz "Bu nasıl olur, bu imkânsız. Biz onun sözünün dışına çıkmayız" diyeceklerini tahmin ediyorum. Hatta bu aşamada bana sinirleneceklerdir de.

        Ama herkesten ricam, analizimi sonuna kadar okuma sabrını göstermeleri ve kararlarını ondan sonra vermeleridir.

        İlk başta şunu söylemeliyim, ben hareketi ve Fethullah Gülen'i tanıdığım kadarıyla onun dürüstlüğüne ve insan sevgisine sonuna kadar güvenirim. Hareketin görülen amaçlarının dışında gizli bir amacı olmadığına ve bazı noktaları ele geçirmek gibi açıklanmamış amaçları da olmadığına inanıyorum.

        BEN SAF MIYIM?

        Peki ben saf davranıyor veya aldatılmış olabilir miyim? Gayet tabii ki olabilir bu, hayatta her şey mümkün, ama hareket hakkında düşüncelerimde uzun dönemde yanıltmayacağıma inanıyorum.

        Hareketi dışardan bakarak anlamaya çalışırken hiçbir zaman kendim hakkında yalan söylemedim. Onlarda bana yalan söylemediler, içimiz dışımız aynı insanlar olarak konuşmaya ve diyalog açmaya karar verdik. Bu süreç benim için çok yararlı oldu, çünkü süreç içinde benim hayat tarzıma uymayan birçok arkadaşım oldu, modern yaşamın gereklerini yerine getirerek hayatın içinde yaşarken birbirimize nasıl tahammül edeceğimizi anladık ve sürekli de konuştuk.

        Gelmiş olduğum bu aşamada, ben seküler bir insan olarak cemaatin benim seçmiş olduğum hayat tarzına hiçbir zaman tehdit oluşturmadığını, böyle bir tehdidi ilerde oluşturmak için devleti içinden ele geçirmek gibi bir amaçları olmadığını, siyasetle de ilgilenmediklerini, şurayı burayı ele geçirmek gibi bir örgütlenme içinde de olmadıklarını düşünüyorum.

        NEFRET EDENİM DE ÇOKTUR

        Birçok seküler arkadaşımın benimle aynı düşünmediklerini ve benim kandırılmış bir insan olduğumu söyleyeceklerini veya kendilerini de aşıp benim de bir gizli ajandam olduğunu bile ileri sürebileceklerini biliyorum. Ben kendimden farklı olanları anlayıp anlamlandırma mücadelem içinde daima bu tür önyargılarla ve düşmanca tavırlarla karşılaştım. Ama bunlar benim için bir sürpriz değildi. Farklı olanı doğru anlamayı, onları kendi içlerinde tartışmasız kabul edip anlamlandırmayı kendi hayatımın en önemli hedefi olarak gördüğümden hiçbir zaman doğru bildiğim yoldan geri dönmeyi düşünmedim. Kendim aynı kalarak farklı olanın da değişmesini beklemeden diyalog açmak benim kendim için biçtiğim yazarlık misyonudur.

        FETHULLAH GÜLEN KIZMIŞ GALİBA

        "Gülen Cemaati Fenerbahçe'yi ele geçirmek istiyor" yolundaki yazıların Fethullah Gülen'i kızdırmış olduğunu onun açıklamasını okurken gördüm. Son zamanlarda benim de o yönde yazılarım bulunduğundan bana kendisini ve evini açmış olan Fethullah Gülen'i üzmüş olabileceğim düşüncesi beni rahatsız etti. Bana gösterilen güveni ihlal etmiş gibi hissettim kendimi.

        Ama cemaatin Fenerbahçe üzerinde emelleri olduğu düşüncesinden de vazgeçmiyorum.

        Görüntüdeki bu çelişkiyi açıklamam gerekiyor. Bu aşamada Fethullah Gülen ve cemaati arasında bir kopukluk olduğu yolundaki düşüncemi açmam gerekiyor. Kendilerini hareketin içinde gören insanların son analizde Fethullah Gülen'in düşüncelerinden, yol göstericiliğinden ayrılmaları mümkün değil. Sonunda harekete yön belirleyen, hedefler koyan tabii ki onun fikirleri. Bu fikirler de gerek sohbetler gerekse de kitaplar aracılığıyla harekete veriliyor. Ancak bu hareket içinde bulunan her bireyin her hareketlerinde hayatlarının her alanında özgür olamayacakları anlamı da çıkmamalı. Aksine benim gördüğüm kadarıyla her insanın kendisine belirlenen sınırlar içinde geniş davranış serbestliği de var.

        'HOCAEFENDİ'Yİ KORUMA' İÇGÜDÜSÜ

        Gördüğüm kadarıyla hareket içinde herkeste olağanüstü bir Gülen sevgisi var. Bunun derecesi ve yoğunluğu benim gibi seküler biçimde yetiştirilmiş farklı yaşam tarzını benimsemiş insanların kolay anlayabileceği bir şey değil. Ama bir duyguyu bizlerin anlamıyor olmamız tabii ki o duygunun var olduğu gerçeğini değiştirmez. Yapılacak şey onu veri kabul edip sorgulamadan kendi içinde kabul etmektir.

        Ben bu sevginin hayatın içinde nasıl ortaya çıktığını birçok insanda gördüm. Yine o insanlarda sevgiyle birlikte Gülen'i her durumda koruyup kollama arzusu da çok güçlü bir şekilde var.

        Şimdi bu insanlar bu güçlü duygularıyla bazı durumlarda "Hocaefendi"lerinin haberi olmadan, ona rağmen, onu korumak için bazı hareketlerde bulunabilirler.

        Poliste, yargıda oluştuğu söylenen bazı otonom oluşumların bu şekilde ortaya çıktığını düşünüyorum.

        BİR ÇOCUK HAYAL EDELİM

        Şöyle düşünün meseleyi; hayır işleri bol olan bir hareket içinde bir fakir çocuğun imkânsızlıklardan kurtarılıp okutulduğunu ve meslek sahibi olduğunu varsayalım. O çocuk hep Gülen sevgisiyle büyüyecektir ve meslek sahibi olduktan sonra, bu diyelim polislik olsun savcılık olsun, bazen inisiyatifi ele alıp Gülen'i uzun vadede korumak için harekete geçmesi hiç de şaşırtıcı olacak bir şey değil.

        İKTİDAR DA BAZEN YANLIŞ ANLIYOR

        Ben arada bir siyasi iktidar ile Gülen Cemaati arasında çıkan bazı tartışmaların da bu tür otonom girişimlerden dolayı ortaya çıkmış yanlış anlamalar olduğunu düşünüyorum.

        FENERBAHÇE

        Gelelim Fenerbahçe'de yaşananlara... Cemaate yakın duran bazı insanların eski vesayet düzeninin en önemli ideolojik destekçisi olan bu kuruluşu da içten fethedip eskiden Gülen'e çok zarar vermiş bu düzenin koruyucusu bir kaleyi pasifize etmeyi düşünmüş olabilecekleri de açıktır.

        Yani Fethullah Gülen Amerika'dan "Fenerbahçe ile ilgili hiçbir girişimimiz yoktur" diye açıklama yaparken burada onu sevip sayan bazı insanların bu girişimi yapıyor olmasının da şaşılacak bir yönü olmamalıdır.

        İnekler, Domuzlar, Savaşlar ve Cadılar

        BABAMIN hazinesini (kütüphanesini) karıştırırken Marvin Harris'in "Kültür Bilmeceleri" alt başlığını taşıyan bu kitabı elime geçti. "Hintliler neden ineklere taparlar? Yahudiler ve Müslümanlar neden domuz eti yemezler? Ortaçağdan sonra Avrupa'da neden bu kadar çok insan cadılara inanmıştı? Günümüz popüler kültüründe nasıl oldu da cadılar o eski güçlerine kavuştular?" gibi sorulara yanıt veriyor kitabında yazar. Tam bir entelektüel eğlence oluşturuyor kitap anlayacağınız.

        Liberalizmin tarihi

        SON zamanlarda anlamı bir hayli yanlış kullanılsa da liberaller kavramı çok kullanılmaya başlandı ülkemizde. İşte bu yüzden Amerika'da yeni yayınlanan "The Cause" adlı (yazarı Eric Alterman) liberalizmin tarihini çeşitli düşünürlerine ağırlık vererek anlatan kitabın bir an önce Türkçe'ye çevrilip yayınlanması iyi olacak.

        Sonunda tamamen delirdi

        YATMAKTA olduğu hastanedeki odasına girdiğim zaman babamın ağzında yakılmamış tütünle dolu bir pipoyla yatağında uyumakta olduğunu gördüm. Sonunda tamamen delirmiş olsa da "Anlaşılan işler yolunda" diyerek hemen keyif yapmak için hastanenin yakınındaki kafeye gittim.

        Diğer Yazılar