Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kadıköy'de gelenek bozulmadı... İhtiyacı olan taraf Fenerbahçe'ydi. Şampiyonlar Ligi'ni garantilemek istiyorlardı, bunu başardılar. Şampiyon olarak Şükrü Saraçoğlu'na gelen ezeli rakiplerini devirerek hem taraftarlarının gönlünü aldılar hem de Arena'nın rövanşını aldılar.

        Galatasaray'ın oyununa, şampiyonluğu yakalamış olmanın rehaveti yansıdı. Bu durum Fenerbahçe için çok büyük artıydı. Bir de buna Fatih Terim'in sürpriz Elmander tercihi eklenince, Kanarya oyunun büyük bir bölümünü kontrolünde tuttu. Şunu düşünmek lazım; acaba Fatih Terim, puanlar eşit olsa Elmander'le maça başlar mıydı? Zaten ağır kalan G.Saray, takım düzenindeki bu değişiklikle orta alanı tamamen rakibe kaptırdı.

        Fenerbahçe'de Webo gecenin en önemli isimlerinden biriydi. Gerek mücadeleci oyunu gerekse attığı gollerle galibiyette baş rolü oynadı. Bunun yanında orta alanda Emre ve Meireles sakat sakat oynamalarına rağmen, motivasyonun verdiği güçle kıran kırana mücadele ettiler.

        Fenerbahçe, daha arzuluydu, rakibe alan bırakmadı ve haklı olarak galibiyeti aldı. Hakem kararlarının çok tartışılacağı mücadelenin 80 dakikasına kadar pek derbi tadı yoktu... Oyun sürekli duruyor, sporseverlerin beklentilerinin çok uzağında futbol oynanıyordu. Son 10 dakikada tempo da gerilim de arttı. Yaşanan tartışmalar tribünlerde de elektrikli bir atmosfer oluşmasını sağladı.

        Kaleci Volkan'ın bu kadar sinirli olmasına anlam veremedim. Her pozisyonda rakipleriyle kavgaya gider gibiydi. Kaleye Mehmet Topal geçtiğinde eğer G.Saray bir gol atsa, fatura Volkan'a çıkardı.

        Görülmemiş bir şey yaşandı... Kazanan iki takım da sevindi... G.Saraylı oyuncular bir araya toplanıp Kadıköy'de şampiyonluğu kutlarken, Fenerbahçe taraftarı da tribüne çağırdıkları kendi oyuncularını alkışlıyordu. Derbiler, gazozuna bile oynansa başka bir anlam taşır. Bunun bilincine varmak gerekir.

        Galatasaraylı oyuncular, bu düşüncenin çok uzağında mücadele ettiler. Şampiyonluk tabii ki bir gevşeme yaratabilir ama en azından sahaya daha çok ter akıtmaları gerekirdi.

        Fenerbahçeli oyuncular ise, iki sezondur rakiplerine şampiyonluğu kaptırmaları nedeniyle çok gergindiler ve camianın umutlarını gelecek sezona taşımak için mutlak kazanmaları gerektiğinin farkındaydılar. Bu kaygı da onları agresifleştirdi.

        Ne olursa olsun iyi bir ev sahipliği yaptıklarını söylemek mümkün değil. Galatasaraylı oyuncuların saha içindeki kutlamaları ise rakibi ve tribünleri sinirlendirmeye yönelik bir davranıştı. Bu da yakışık almadı, çok anlamsızdı.

        Diğer Yazılar